şükela:  tümü | bugün
  • - doktor bey 3 gündür dışarı çıkamıyorum...
    - hmmm, ayağa kalkar mısınız?
    - (kalkar)
    - kapıya doğru gidin..
    - (gider bir anlam veremese de)
    - şimdi kapıyı açıp dışarda durun..
    - (kapıyı açıp dışarda durur) ...?
    - bakın, çıktınız bile.. ahahahahaha...
    - hay siktir... (çıkılır gidilir hastaneden)
    - ahahahha...
  • -doktor bey 35 ten sonra cocuk yapmak dogru mudur?
    -hayir 35 tane yeterli gorunuyor.
  • bir hemşire ile hasta yakını arasında gece geçen bir konuşmadır, yaşanmıştır.

    -hemşireeeee hanımmmmmm koşunnn (avazı çıktığı kadar bağırır)
    -hemşiree hanım nerdesinizz?? (sesiyle inler koridor)

    hemşire apar topar sesin geldiği odaya gider ve;

    -efendim ne oldu ?
    -annemin gözleri döndü, yuvalarından fırladı!!
    -hanımefendi sakin olun bir şey yok.
    -nasıl yok ya görmüyor musun gözleri yerinden çıktı!?
    -hanımefendi anneniz uyuyor, sorun yok.
    -inanmıyor musun sen bana? bak iyi bak faltaşı gibi çıkmış gözleri..
    -hanımefendi sorun göremiyorum, yorgunsunuz herhalde en iyisi uyuyun..
  • hastanede hele de acil serviste aptal bir hastalık için bulunmaktansa dönmedolapta 2 gün mahzur kalmayı yeğlerim şahsen.

    zira herkes olabilecek en kötü durumdadır.
    üstelik gerçek kesit izlerken zap yapabilirsiniz lakin yanınızdan tüm vucüdu yanmış bir çocuk taşınıyorsa, öylece kalakalır kafanızı bile çeviremezsiniz.

    üniversite dönemi özsalaklık sebebi ile sağ el serçe parmağımı kestim bıçakla. yani ne olabilir ki eni konu, serçe bir parmak..
    lakin kanı durmadı meretin. konu komşu bütün mahalle komün haldeyiz zaten. tütün basan mı istersin, çocuğu üstüne işetelim diyen mi..
    neyse akıllı biri dedi ki belki de fazla derin gitti, git bir dikiş attır.

    allaaaahh ben zaten çocukluğumdan beri bir yerime dikiş attıramamış olmanın acısı yine yanıyorum. bir façam bile yok. süper işte, serçe merçe bir anım bir dikiş izim olacak.

    koşaraktan haseki hastanesine gittim. evet dikildim. güzel çapraz bir dikiş çaktılar serçeye güç bela ki benim serçenin tamamı 5 santim zaten biraz zor oldu.
    ben bu anımı oldukça yoğun yaşama arzusu ile tüm icraatı izledim.
    e haliyle baş döndü ayaklar uyuştu.

    biraz da serum merum. işte bu kadar! nah bu kadar!

    genç ve idealist doktor dedi ki; -bir kıvırır mısın parmağını?
    tt: -saçmalamayın dr. daha yeni dikildi, sökülmesin?
    dr:- kıvırın lütfen
    tt: -tabii

    evet her iddialı giriş peşinden büyük bir sıçış getirir.
    kıvrılmıyor parmağım.

    dr: çok üzgünüm tendonunuzu kesmişsiniz..
    tt: donumuzu?
    dr: tendonunuzu
    tt: biz öyle bir şey yapmadık? sümme haşa...

    kesmişiz. doktorun dediğine göre vakit kaybetmeden cerrahpaşaya gidip küçük bir operasyon geçirmem gerekliymiş.

    küçük bir operasyon nedir? lazerle göz çizdirme, batan dikeni çıkarma, kırılan tırnağı törpüleme falan.

    cerrahpaşaya vardım. maceraya doymayan bünyem hala neşeli.
    danışmaya ; -afedersiniiiiz? biz küçük bir operasyon geçirecektik. ben buraların yabancısıyımda.. nerede geçirebiliriz? diye sordum.

    bir şekilde tanıdığım bir arkadaş orada asistan doktormuş. ona rastlamasaydım maymun olmaya devam edecektim.

    kendisi ilgilendi. acil servisi plastik cerrahına götürdü.
    dr2: -yüzüğün kesilmesi gerekiyor.
    tt: ama operasyona ihtiyacı olan serçe, yüzük olması gereken parmakta ve o parmağın hiç bir suçu yok. yani o benim en sevd... bik bik.
    dr3: evet kesmeye gerek yok.

    dedi ve tüm gücüyle o parmaktaki minik kesikten etler fışkırtarak yüzüğümü asıldı. yüzük sağlamdı lakin artık iki dikişte yüzük parmağıma gerekmekteydi.

    arandım ama ben, kimseyi de suçlamıyorum. ne ötersin bik bik. yüzük kesilecekse kesilecek. adamın kolunu kesiyorlar içeride o demiyor en sevdiğim kolumdu diye bana mı düşmüş?

    neyse bir adet hastabakıcı ile de aşağıdaki dialog gerçekleşti;

    -ayakkaplarınız çıkarın
    -eee benim el parmağım şeyoldu ayakla bir olayım yok.
    -olsun siz çıkarın
    -e ama yani ehh
    -çıkarınız lan!
    -tabi tabi..
    -şu yeşil önlüğü geçir üzerine
    -ama ama bu kanlı...
    -eski kan o, çıkmıyor, klorak dökünce de beyaz oluyor.
    -ben giymesem yani küçük operasyon benimki...
    -operasyonun güçüğü büyüğü olmaz. bademcik ameliyatında adam ölüyor bacım.
    -peki ööhhöö ben yeşil yeşil giyeyim o zaman. (eşhedu en la....)

    harbi harbi yatırdılar sedyeye, gidiyorum ameliyathaneye. serçe parmağım kanıyordu yaaa alt tarafı..

    ameliyathane yolunda dr3 elinde çizgi filmlerdeki dev bir şırınga ile
    -ahhaahaha bunu aldım geliyorum ahahaha
    diye gülüyordu. ben de kafamı kaldırıp;
    -çocuk değilim dr bey, kandıramazsınız
    tarzı naiflikler yapıyorum.
    adam şaka yapmıyormuş.

    lokal anestezi yapıldı. elim ilkinde uyuşmadı. doktor uyuşmadığına inanmadı.
    inandırabilmek için avucuma tükenmezle birşeyler yazın ben hissederim dedim.
    o,çizdi ben " o" dedim, hayır 6 yazdım. dedi.
    korku filmi allahım!!!
    ben artık kapıdan girecek kruger' ı bekliyorum.

    neyse bu da şakaymış. ehehehe hayatımda bu kadar sevinçle güldüğümü hatırlamıyorum.
    4. kez morfin verdiler. morfin olmayadabilir, uyuşturmak için birşey yapıyorlar koltuğumun altından.

    dr3: -çıkışta sana narkotik bazı sorular soracak
    tt: ???????
    d3: -kızım yarım kilo gkffgdfg (morfin midir nedir onun adı) enjekte ettik bana mısın demedi.
    tt: -sigara içiyom çok, winston light ondan olabilir mi?

    ehehe bu da şakaymış evet...

    sonra ameliyat konuşmaları şu şekildeydi.

    hemşire: doktor bey, şurada efendim
    dr: tamam
    tt: ha? buldunuz mu ucunu tendonumun?
    h: evet, ben seni gelişmelerden haberd
    dr: kızım elinden kaçırdığın şeye bak yaaa. önüne bak sen. bak herşeye yeniden başlayacaz.
    tt: gitti mi parmak ühhehehe
    dr: kafa gitse yerine dikerim ben. sen sakin ol!
    tt: ayağınızın dibini öpiim doğru söyleyin koptu mu kompile?
    h: evet halloldu dr bey, yakaladım
    tt: bravo! süpersiniz.
    dr: keşke lokal anestezi yapmayaydık.
    tt: tamam sustum ben.
    h: yüksek yükseeeek tepelereeee ev ku......

    1,5 saat geçer, dibinden sıkılan kola kan gitmeye gitmeye acısı dayanılmaz olmuştur. gözümden sicim sicim yaş boşanmaktadır.

    tt: hemşire hanım, çok ağrıdı kolum. valla dayanamıyorum. siz o serçeyi komple kesiverin. kurtulayım gitsin. şunca yıldır bi boka yaradığını da görmedim zaten.

    h:- öyle deme şekerim, halay çekersin, kulak karıştırırsın, elde var bir leri tutarsın. çay fincanını tutarken havaya kaldırır artistlik yaparsın.
    az kaldı zaten...

    2,5 saat sürdü...
    evet ben serçe parmağımı kestim ki koparmadım sadece kesildi ve 2,5 saat sürdü.

    elimi sargıladılar. bu arada parmağın dışına düğme diktiler.evet bildiğiniz gömlek düğmesi. sevgilimi düğme almaya aksaraya tuhafiyeciye yolladılar. ameliyat durdu. sevgilim can siperane en hızlı şekilde getirdi allahtan. arada gelen hastabakıcının;

    -ehehehe gozünün yaşı akmış bunu doktoorrr
    -ehehehe seninki döğmeciye getti. ne kral çocukmuş valla eferin
    -ehehehehe seninki 30 tane düğme almış gızım kaban düğmesi bilem var
    -ehehe doktor bey ben kapının önündeyim ismailin yanında bişey lazım olursa sesleniverin.

    şeklindeki kafaütülemelerinin ayrıntısına ve bende yarattığı ruhsal travmaya değinmeyeceğim bile.

    elim 3 katlık ince bir sargı içinde ameliyat masasında yatıyordu son gördüğümde.
    dr: kaldırabilir misin kolunu.
    tt: kaldırırım
    dr: zor o biraz dene bakalım
    çok zordu, kolum 8 ton kadar olmuştu ama başardım ve bağırdım; freeeedoooooommmmm!!!!!!

    doktor güldü hakketen kahkahalarla güldü..

    ya gülerken yanlışlıkla ya da gerçekten öyle gerektiği için yarıçapı 25 cm olan bi alçı yaptı...

    artık ben de kahkaha atıyordum.

    abi, bıçak kaydı serçe parmağım kanadı budur yani.
    alçılı kolla 19 dersin sınavına girdim dikte ettire ettire.....
  • şahin isimli arkadaşımın babasının başından geçmiş bir olaydır, aynı günlerde iş güç sebebiyle ellerine şahin marka bir otomobil geçmiştir.
    arkadaşım hastaneye yatar, önceki gün babası da araba için gazeteye 3 günlük ilan vermiştir.
    doktor: oğlunuzu ameliyata alıyoruz, eczaneden hemen şu şu ilaçları alıp gelin
    baba bir koşu eczaneye gider ilaçları alır ve hastane merdivenlerini çıkarken telefon çalar:
    - alo
    - şahinin durumunu sorcaktım?
    - şimdi ameliyata alıyorlar
    - ?!?!?! (sessizlikten sonra) abi kaportada hata var mı?

    jeton düşer

    (bkz: şahin aksu)
  • iki arkadaş hastaneye tahlil sonucu almaya giderler. hemşire galoş giymelerini söyler. elemanlardan birisi ayakkabılarını çıkarmaya başlar. hemşire ve diğer arkadaş şaşkın şaşkın seyrediyordur. gülme krizleriyle birlikte galoşun kullanım kılavuzu izah edilir.
    başroldeki arkadaş olayın akabinde birkaç ay hastanelerden uzak durur

    (bkz: şahin aksu)
  • orta son.. olay söyle olur cocugun biri beni merdivenlerden iter bende kolumun üstüne düşerim.. apar topar hastahaneye götürülüp doktorun yanına girerim.. bileğim gömleğimin düğmesin kopartacak kadar şişmiştir..
    doktor- hmmm
    one- ?!?!?!
    (bileğime şöyle bi bakar ve..)
    d- bişeyin yok sadece suyu çıkmış..
    o- hönk!
  • lisedeyken bir karganın kafama dalması(!) sonucu kuduz aşısı olmak üzere okmeydanı ssk hastanesine gitmiştim. ve olaylar gelişmişti..

    ben: kuduz aşısı olacam ben.

    hemşire: hmm.. anlıyorum. n'oldu?

    ben: karga şeyetti.

    hemşire: hmm.. peki karga nerede şu an?

    ben: *

    sonradan aklıma gelen tek bir cümle vardı. o soruya "anayın amıngda" diye cevap vermek ne güzel olurdu.
  • tekerlekli sandalyedeki iki hasta koridorda karsilasir. hastalardan birine yardimci olan hastabakici musade ister ve sandalyeyle digerini hizla gecer. geride kalan genc delikanli sandalyeyi kullanan annesine doner ve olaylar baslar:

    d: anne ya baksana 200le gidiyorlar sen ne bicim kullaniyorsun?
    a: oglum iyi de sen 110 kilosun.
    d: hayir 100 kiloyum 10 kilo verdim ya..

    o sirada wc nin ordan gecilmektedir ve koridor igrenc kokmaktadir.

    a: ay burasi igrenc bisi kokuyor iyyy..
    d: biri olmustur icerde de ondan.

    hastayken bile bu kadar esprili olan delikanliyi tebrik ederek oradan uzaklasilir.
  • ameliyatdan cikmis lakin halen narkozun etkisindeki bendenize doktorca sorulmus ;
    - nasilsin ?
    - save
    - ne ?
    - save edin lan beni save