şükela:  tümü | bugün
  • kapı kolundan bile enfeksiyon kapabilinecek nadide yerlerden biri.
  • temiz tutmak çok zor. hele bir de kadın hastalıkları ve doğum servisinin ya da polikliniğinin tuvaletiyse imkansıza yakın. kan revan, mukuslar, akıntılar. aslında düzgün, kendinden sonra kullanacaklara saygılı bir şekilde kullanılsa sorun olmayacak. toplumun eğitim seviyesini değerlendirmek için en uygun yerlerden biri ayrıca. poposundan çıkardığı kanlı pedi yatağının baş ucundaki çekmeceye koyup bırakan ya da yatağın altına sıkıştıran bir kesimden söz ediyorum.

    buradan daha pis olabilecek bir yer de hastanelerdeki kapı kolları. yine özellikle kadın doğum polikliniklerindekiler. bazen muayene sırasında gerekli, gereksiz genital bölgesine çıplak eliyle dokunan, bir lezyonu gösteren hasta odada lavabo olmasına rağmen ellerini yıkama gereği duymadan hazırlanıyor. sonra o elleriyle gelip masaya dokunuyor, çantasından tahlil sonucu çıkarıp veriyor, en son da kapı kolunu kullanarak çıkıp gidiyor. fırsat buldukça kapı kollarına dezenfektan maddeler sıkıyoruz ama yine de geçmiş olsun.
  • insanı köle gibi hissettiren yerlerdir.

    pis olmaları herkesin malumu. ama tüm kamusal tuvaletlerin* durumu zaten içler acısı. tuvalet konusunda ülkece sıkıntı çekiyoruz. ama hastane tuvaletleri çok daha kötü durumda.

    genel pisliği, tuvalet kağıdı, sabun ve el kurulamak için kağıt havlu olmaması zaten affedilir gibi değil. bunların olmadığı yere tuvalet bile denmez kanımca. olsa olsa kimsenin "sizi sıçarken görmeyeceği bir kabin" denebilir. ama benim değinmek istediğim konu başka. idrar tahlili! şimdi efendim size bir plastik kap veriyorlar. gidip buna idrarınızın bir kısmını koymanızı istiyorlar. adım adım sizi çaresiz bir şekilde hayattan soğutan sürece bakalım.

    1) elinizdeki kapla kalabalığın önünde geçit töreni yaptınız (cebime koyarım demeyin bunun bir de dönüşü var)

    2) tuvalete geldiniz. şimdi boş bir kabin bulmanız gerekiyor. elinde idrar örneği ile çıkan birinin ardından boşalan kabine girdiniz. sifonu çekmemiş arkadaş sayesinde içerideki mis gibi havayı içinize çektiniz. hemen kızmayın çünkü sifona basmamış olması, kolun/düğmenin bozuk olmasından ya da pis olmasından kaynaklanıyor olabilir. siz tedbirli geldiğiniz için cebinizden çıkardığınız selpakla sifonu çekiyorsunuz. (tabii bunu tek elinizle yapacaksınız çünkü diğer elde kap var)

    3) tek elinizle kıyafetlerinizi uygun pozisyona çekiyor ve işleme başlıyorsunuz. bu noktada erkekler tabii ki avantajlı. ama yine genelleme yaparak bir takım kazalar sonucu elinizin kirlendiğini varsayalım.

    4) şimdi bir elinizde çişlenmiş bir kap var. ama onu koyabileceğiniz bir yer var mı? yok. diğer elinizle yine selpak çıkarıp son damlaları temizlemek isteyebilirsiniz. kolay gelsin.

    5) kıyafetlerinizi uygun konumlarına tekrar getirdiniz geçmiş olsun. şimdi sırada sifon macerası ol ovır egen var. uğraşmalı mı uğraşmamalı mı? tercih sizin.

    6) kabinden çıktınız ve elinizi yıkamalısınız. yapılabilcekeler kısıtlı. lavoboya kabı koydunuz ve ellerinizi yıkadınız. tekrar kabı tutmak için selpağı çıkardınız. güzel. ama lavabo ne halde ne siz sorun ne ben söyleyeyim.

    7) işte yine malum geçit töreni.

    8) sonunda laba tahlil için kabı verdiniz. peki ruhunuz ne alemde? ya yanınızda selpak olmasaydı bir de bunu düşünün.

    sonuç olarak rezilliğin daniskasını yaşadınız 10 dk içinde. peki olması gereken neydi?

    1) temiz bir tuvalet

    2) tuvalette korunaklı bir tuvalet kağıdı (hijyenik bir klozet örtüsü)

    3) bu biraz uçuk gelebilir ama örneğini gördüğüm için yazıyorum. kabinin duvarında kapaklı bir bölme. idrar örneğini buraya kapağını açıp koyuyorsunuz. siz kapağı kapattıktan sonra yan taraftaki labdan bölmenin diğer kapağı açılarak örnek alınıyor. dolayısıyla tuvaletten elinizde kapla çıkmak zorunda kalmıyorsunuz.

    4) kabinin içinde lavabo. dolayısıyla kirlenen elinizle kapı koluna değmek zorunda kalmadan temiz bir şekilde tuvaletten çıkıp hayatınıza mutlu bir şekilde devam edebiliyorsunuz.

    bu söylediklerim çok mu zor? bence değil. ama hastanelerde öncelik sırasında yer almıyor. bana göre ülkenin vatandaşlarına sunacağı en temel hizmetlerden biri ama bunu hak olarak görüp itiraz edeni bile bulmak zor.

    bütün bunlar nereden aklıma geldi derseniz, istediği hastaneye gidip sıra beklemeyen kadını görünce, hastanelerdeki onur kırıcı muameleler geldi aklıma. bu da onlardan biri işte. yazayım dedim.
  • kullananların kullanmayanlardan bir tık medeni olduğunu gösteren yerdir.
    (bkz: şişli etfal'e sıçan teyze)
  • bir bunda bir de "dinlenme tesisleri" tuvaletinde mutlaka höarrkk diye balgam çıkaran dayı bulunur.

    ister hastane olsun, ister pastane; bir yer tuvaleti kadar temizdir.
  • hedef sabitleme sistemi arızalı götlerin sictigi boklarin etrafa sacildigi tuvaletlerdir.hepinizde mı aynı sorundan muzdaripsiniz.
  • mecbur kalıp kullandığım tuvalet. öyle ki, bu mekanların koku repertuarları oldukça geniş. hiçbir yerde tadamayacağınız kokulara burada denk gelebilirsiniz.

    bugün çok farklı bir koku vardı, hiç deneyimlememiştim ve bağışıklığım da yoktu. bi fırt çekmem ve ciğerinin solması bir oldu. şu an oksijen konsantratörüne bağlı yazıyorum.
  • bugün (bkz: tuzla devlet hastanesi)'nde ibretlik örneğine denk geldiğim tuvalettir. be kadın evde de halının ortasına mı işleyip sıçıyorsun !
  • kapı kolu kırık kahve tuvaletinden bi tık kalitelidir. özel, devlet ayrımı olmaksızın tamamı akciğer gelişimi için çok önemli adreslerdir. zira kapıdan girerken tutulan nefes ancak çıkarken verilir. ilk kez giriyorsanız sadece işeyip çıkınız. ciğerleriniz uzun işlemi en az beşinci denemeden sonra kaldırabilir.
  • acı sidik kokusu...