şükela:  tümü | bugün
  • ister bireyleri isterse toplumu olumsuz etkileyen olgulara hata diyoruz. bu olguların üzerinde kişiler ne kadar ısrar ederse bir o kadar hata büyür ve tabir-i caizse yeri gelir kişiyi ve toplulukları hak ile yeksan eder.

    vaktiyle ford firması mercury, lincoln gibi yeni bir marka yaratmış adını edsel koymuştu. bu marka bir facia olmuş ve ford firması müthiş zararlar etmişti. ford firması hatasında ısrar edip zararını katlamış gün gelip hatada ısrar etmenin anlamsılığını görmüştür.

    coca cola firması ürünün tadını değiştirmiş fakat bunun bir rezalet olduğunu idrak edince hılı bir şekilde hatasından geri dönmüştür.

    bireysel olarak hatalardsa ısrar etmek kişileri bağlar ama toplumsal olarak hatalarda ısrar etmek toplumları mahveder.

    her yeni atılım bir risktir. bu riskin adı ise hatadır. nedense muhafazakarlığın kofluğu muhafaza etmek mealine geldiği bu topraklarda güzelliğin muhafaza edilmesi gerektiği akla gelmez.

    esas muhafazakarlık güzellikleri muhafaza etmektir. her şeyi zırt pırt oynayıp yenileyim diye eline yüzüne bulaştırmak demek değildir.

    günümüz dünyasında bunun bir çok örnekleri vardır. bunları telaffuz etme gereği duymuyorum.

    vel hasıl-ı kelam; marifet hatalarda ısrar etmek değil marifet hatalarda ısrar etmemektir.
  • hatada ısrar etmek " ben bir aptalım aynı zamanda senin özgürlüğünü mahvedecek kadar da ahmak bir bencilim " demek
  • süreçle, acı-zarar eşiğiyle doğrudan alakalı bir durumdur. risk yönetimi yahut kararlı başarısızlık ve azimle alakalı değildir, karıştırılmaması gerekir.

    ısrar, altında bilinç aranan bir şeydir. yanlış bildiğini kimse tekrar etmez makine veya program olmadıkça. o da zaten buna kodlanmıştır, yanlışlığını bilmez. bu nedenle, ısrar edilmesinden önce tekrarlanan hata, eylemi yerine getiren tarafından hata olarak görülmez. bunu algılaması acı-zarar eşiği vasıtasıyla gerçekleşir. bundan önce hata payı kabul edilmiştir.

    devamında, "doğrusu budur! ben böyle yapmak istiyorum! kararımdır! başaracağım!" gibi durumlar, içinde bulunulan durumlara göre risk yönetimidir. bir insan, bir karar, bir -kendi- doğrusu üzerine ısrar etmek, yanılmak, başaramamak ancak ısrarda devam etmek, yılmamak olarak tanımlanabilecek bir durumdaysa, başkalarının hata olarak gördüğü ancak "ısrar edenin" hata olarak görmediği durumlardandır. üzerinde ısrar edilenlerin hata olmamasından kaynaklıdır. doktor olmanız veya istanbul'a taşınmanız bir hatadır ve ısrar etmişsinizdir. bu durumda hata artık hata olmaktan çıkarılabilmektedir.

    şahsi, kişisel değil ancak toplumsal, çok kişiyi ilgilendiren ve sorumlu kılan ve hata olduğu kronolojik olarak da belirlenen konularda hatada ısrar etmek, yıkıma sebep olur. doğruyu yanlışlar. herkesin kırmızı ışıkta karşıya geçmemesi gerektiğini bildiği halde geçmesi gibi bir durum ortaya çıkarır. sonunda kimse yere çöp atana "neden yere çöp atıyorsun?" diyemeyecek duruma gelir. bunlar genellikle yazılı ve yazısız yasalarda olur, ısrar edilir hatalı yasalarda. bazen toplumsal olarak, bazen şahsi olarak.
  • henüz bir hata yaptığının farkına varamamak yada karşı tarafın sizin bir hata yaptığınıza inandıramaması demek.
  • ne geliyorsa başımıza sevgiden.
    köküne kibrit suyu..
  • bazen emin olmak için ısrarla yapılan durum.
  • akp'nin yıllardır iktidar olmasının sebeplerinden biri.
  • kisiligi belirleyen onemli bir faktordur. hepimiz sonucta hata yapiyoruz ve bazi hatalar aslinda aliskanliklarimizin ta kendisi oluyor. aliskanliklari degistirmek zordur ve kisilikle ilgili farki ortaya cikaran da bu konudaki tutumdur.

    degismeyi reddederek hatada israr etmek en hafif tabirle bencilce geliyor bana. insanlarin icinde yuksek sesle konusan bir insanin, uyarilariniza "bu yasimdan sonra degisemem" diyerek tepki gostermesi, hatasini veya hatanin sorumlulugunu kabul etmemesi anlamina gelir.

    hatayi gorup degismeyi kabul etmek ve bu konuda cabalamak dogru olan davranistir. hatasiz olmak pratikte daha dogru olsa da, hatali olup bunu degistirmek icin cabalamak daha erdemlidir bence. hatasiyla mucadele eden, hatasiz olana gore daha cok yanlis yapar, cunku hatasi dogasindan/aliskanliklarindan/gecmisinden gelir.

    bilge ejder paarthurnax bu konuyu su soruyla dile getiriyor, "what is better, to be born good, or to overcome your evil nature through great effort?"