şükela:  tümü | bugün
  • çocuk eğitimi üzerine kitaplar yazan bir kadın. elbette psikoloji eğitimi almamıştır, psikiyatrist de değildir.

    alanı olmayan konularda kendini bilirkişi sayanlardandır. bir de ücretli eğitim vermeye başlayıp sahte diplomacıklar dağıtmazlar mı? gel de çıldırma... türkiye'de olmasa kan alırlardı kendisinden.

    bir de kapalı kadınların kendi elleriyle internette boy boy fotoğraflarını yayınlamasına, "mahrem"ini açmasına anlam veremiyorum. siz değil misiniz erkeklerden kendilerini sakınmaya çalışan? bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? (bkz: çelişki)

    biz yıllarca okuyalım edelim ama ahkam kesmeyelim, şu şöyledir bu böyledir demeden önce elli kez düşünelim; bu insanlarsa para kazanmak için bilip bilmedikleri konulara atlasınlar, kendilerini uzman saysınlar.

    bu insanlara para kazandırmayın. rica ediyorum. eğitimsizliğiyle iş gören bir diğeri (bkz: uğur koşar)
  • facebook hesabını takibe aldığım, 2 çocuğuyla olan iletişimini, yaptıkları etkinlikleri, oyunları paylaşan ve "bağırmayan anne" olmanın püf noktalarını anlatan, tavsiyelerde bulunan bir anne kişisi..

    takip ettiğim kadarıyla, sempatik, kibar ve hakikaten sayfasında gösterdiği gibi yaşadığını düşündüğüm biri..

    radyo ve tv programlarına da katılıyor, çocuk yetiştirme konusunda annelere bilgiler veriyormuş. "bağırmayan anneler atölyesi" adı altında söyleşilere katılıyormus.

    şahsen beni takibe çeken, "bağırmayan anne" tanimlamasiydi. çocukları anlamaya çalışarak, vakit ayırarak, onun çocuk olduğunu bilip, bir büyük gibi davranmasını beklemenin yanlış olduğunun farkında olan her anne "bağırmayan anne" olmayı başarabilir.

    çocuktur dağıtır, o bi çocuktur ağlar, mizmizlanir, diretir, tutturur, döker saçar..
    bunu bilerek, kabullenerek çocuğumuza yaklaştığımızda aslında bağıracak bi'sey olmadığını anlayabiliriz.
    bu bağlamda hedeflediği ve gostermeye , anlatmaya calistigi anne profilini beğendim.

    kitaplari da varmis. fıtrat pedagojisi olanını aldım fakat henüz okumadım. okuyunca kitap hakkındaki düşüncemi de belirtirim.
  • yeni bir socialmom rezaleti daha kapıdan bakıyor sanki. bu kadın kimdir necidir ? kendine çocuk terapisti titrini nasıl takıyor her önüne gelen. hadi var diyelim bunu nasıl ayetlere bağlıyarak çocuk eğitimi verdiğini iddia edebiliyor? kim bunlar? nerden çıktılar ? nasıl bu kadar takipçisi oluyor bunların? bizim toplum neden böyle ? aklımda deli sorular.

    bu ucube paylaşımın mantığı nedir ?

    “çocuğuma karne hediyesi alayım mı, almayım mı? karnesi iyiyse mi alayım, kötüyse de alınır mı? o kadar çalıştı yavrucak bir ödülü hak etmesin mi?” gibi soruları olan annelere 'toplu' açıklama (bakınız 'top' ??)

    bir işi tamamlamak, sorumluluklarını yerine getirmek, başladığın işi bitirmek zaten birer ödüldür. ekstra ödüllendirilmesi gerekmez. dönem boyu çalışıp, gayret etmiş çocuk ‘iyi bir karne’ alır ve ödülünü almış olur. bize düşen çocuğumuza ‘şuan müthiş hissediyor olmalısın, dönemi güzel notlarla tamamlamayı başardın’ diyerek, bunun başlı başına bir ödül olduğunu fark ettirmektir.

    anne-baba çocuğunun bu gayretini ödüllendirmek isterse şunu yapar: yılın başında ‘takdir alırsan sana şunu alırım’ gibi vaatlerde bulunmaz, çocuğuna rüşvet teklif etmez. ama dönem sonunda ona ufak bir hediye alıp ‘bu dönemki gayretin beni çok mutlu etti, sana bir hediye almak istedim’ der. yani ödül değil, hediye verir. karnesi kötü olan çocuk için de hediye alınıp ‘şuan kendini kötü hissediyor olmalısın, bu hediye belki biraz iyi hissetmene yardımcı olur’ denilerek teselli etme yoluna gidilir. çünkü karnesi kötü olan çocuk üzgündür. ailesinin desteğine ihtiyacı vardır.

    son cümlelerimiz asa lind’in meşhur ‘kumkurdu’ kitabından gelsin:
    kumkurdu ile zackarina’nın oynadığı maçta, minik kız 7-0 yenilince çok üzülür ve somurtur. kumkurdu madalyayı ona verir, zackarina şaşırır ‘ama ben kaybettim’ der. kumkurdu daha çok şaşırır: ‘kazananlar zaten mutludur, ödül kaybedenlere verilmeli’
  • eğitimi yok, yetkinliği yok, standart bir ev hanımından hallice ama 370 bin takipçisi var facebook'ta. seminerler, kitap imza günleri, trt'de yayınlar vs...

    bunların hiçbirisi beleş değil tabi, çuvalla para götürüyor bunlardan. bu millet böyle salak olduğu sürece böyle din tüccarları daha çok prim yapar. millet kerkilmeye açık olduğu sürece ne hatice'ler biter ne kübra'lar. müstehak amk size.
  • evet eğitimi yok, yetkinliği yok ama parası karşılığında psikoloji eğitim belgeleri dağıtmaya devam ediyor. verdiği eğitimin kendi cebini doldurmak dışında ne geçerliliği olacaksa? şunun gibiler ağır para cezaları ödese ve psikologçuluk oynamaya devam edemese de rahat bir nefes alsak.

    edit: güncellenmiş özgeçmişini bugün gördüm. önceden ilahiyat okuduğu yazıyorken artık anadolu üniversitesi sosyoloji bölümünden onur derecesi ile yazıyor, bir zamanlaraçık öğretim yazarken o ibareyi de kaldırmış kendisi. ayrıca bezm-i âlem vakıf üniversitesi aile danışmanlığı'nda eğitim almış bir de. o nedir? herkesin para karşılığı girebildiği, lisans olmayan bir sertifika programı. insan kandırmak çok güzel, sen de gelsene.

    not: her ay yeni bir kitap çıkartan, musluk akarken dolduralım kafasında bir kadın. para buradaysa, ha gayret.
  • (bkz: oyuncuanne) nin türbanlısıdır. instagramın şu annelerinden gına geldi
  • sinir olduğum internet annelerinden bir diğeri. nasıl yapmacık nasıl yapış yapış geliyor bu kadın bana... öyle çok beğeneni, seveni, takip edeni var ki, acaba diyorum kıskanıyor muyum? hani o bağırmayan anne ya, hani her şeyi usulüne göre yapan... ben bağıran, kötü, sabırsız, pis anneyim ya... yok arkadaş, gayet de ön yargısız okumaya da çalıştım paylaşımlarını, değil, hayır. samimi değil bu kadın, satıcı... kendini, anneliğini, özel yaşamını satıyor bu kadın daha nice internet annesi gibi... kendinde nerden bulduğu belli olmayan bir öz güven, şöyle yaparsanız böyle olur, böyle yaparsanız mis gibi olur... bi bitin de kurtulalım yahu, hepinizden tiksiniyorum!

    bir diğeri için (bkz: oyuncu anne)
  • imam hatip mezunu, sosyoloji okumuş psikolojide yüksek lisans yapıyor. ohh. anlamadığım şu bunlara terapi eğitimini kim veriyor nasıl bir sistem açığıdır bu kul hakkı diye zırlayanların kul hakkını çatır çatır yediğinin bir başka kanıtı socialmom2.
  • bildiğim kadarıyla psikoloji, psikiyatri veya pedagoji gibi alanlarda herhangi bir sağlam alt yapısı olmadan kitaplar yazan kişi.
    piyasada bunlardan çok var. beni rahatsız eden ben bir anneyim ve bunlar naçizane görüşlerim, önerilerim demeden dikkat çekici kitap isimleriyle piyasa yapmaları. kimisi kendini mış gibi gösteriyor, kimisi de hiçbir eğitim bilgisi vermeden yoluna bakıyor. halbu ki az evvel dedigim gibi iddiasız yapsalar islerini daha samimi bulurum. bu ve benzer görüşlerimi şermin çarkacı ile de paylasmistim. fanlari ve kendisi tarafindan ateşe tutulduydum.
    böyle yazarları veinternet fenomenlerini göklere çıkaran düz insanları da anlamakta güçlük çekiyorum.
    ama kraldan çok kralcılar oldugu sürece bu devran böyle gider bence.

    şunları da şuraya bırakayım:

    #57702434
    #58671089
  • "birgün kabe’yi çok özlemiş bir anne varmış. hemen mutfağa koşup bir tepsi almış. bulgurdan çöl, küçük bir kutudan kabe yapmış. oğluna “hadi gel kabecilik oynayalım” demiş. beraber kabe’yi tavaf etmişler, deve sürmüşler, lebbeyk demişler. sonra annenin gözleri ıslanmış. çünkü kabe’yi görmeyen bir, gören onun hasretinden bin yanarmış...."

    https://www.facebook.com/…1104665489&type=3&theater

    oooo nefis...

    aklıma cahiliye devri öncesindeki helvadan put yapıp tapındıktan sonra yiyenler geldi.