şükela:  tümü | bugün soru sor
  • "hadi hadi abi bi fotograf cekelim hep birlikteyken hatıra olur" die baslayan ve "abi bi tane daha ceksene noolur noolmaz" "ya benim gozum kapalı cıktı" "ama ben bakmıodum" dierek gittikce uzayan ve bi rituel haline gelen hadise, baslangıcta aklı basında gorulen ve gittikce daha yandan yemis hale gelen insanların fotoromanı sekline gelen resimler silsilesiyle sonuclanır. ama zaten nedir? en sacma fotograflar aslında hatıraları en gusel canlandıranlardır, oyle degil mi a dostlar...("obaa abi hatırlıo musun ne manyak eglenmistik orda bizim tayfayla beyaw" nidaları esliginde yıllarca ellerde dolanır)
  • kalabalık bir grupla çektirilmişse, yıllar sonra bakılırken, yanınızdakiyle, haydi beni bul bakalım bu fotoğrafta tarzı oyunlar oynanabilecek anı parçasıdır. sonra sırayla diğer tanıdıklar aranır fotoğrafta.
  • others filminde eskiden ölülerin fotoğraflarını çekiyorlarmış filan diye bir şey vardı. ölü insanlar salondaki kanepeye kurulmuş ve tabii ki poz veremiyorlar, poz verdirilmişler. gerçekten gülsem mi tüylerim mi ürperse (bkz: tüylere hükmetme gücü) şaşırmıştım. böyle türlerinin olma olasılığı da olan fotoğraf çeşidi yani.
  • ilk kez gidilen yerde, bir daha gidilme ihtimali düşük olan yerlerde, özel birisiyle falan çekilmesini anlarım da; sıkça gidilen park gibi mekanlarda; kimin, niye çektirdiğini anlamadığım fotoğraf türüdür.
    zaten küçücük şehirde okuyoruz, genelde aynı arkadaşlarla, aynı mekanı tercih ediyoruz.
    (bkz: kapalı mekanlarda sigara içme yasağı)
    e abicim, artık birbirimizi de tanıyoruz, niye her seferinde masamıza gelip tepemizde "foto foto" diye bağırırsın ki?
    hayır çektirsek bile günün, mekanın, arkadaşların bir özelliği olmayacağı için, yıllar sonra bakıldığında bile bir anlam ifade etmeyecek bir fotoğraf olacak.
    sinirlendim yine bak!
  • fotoğraf çektirmek pause basıp; "yaşayın belgeleyin, anılarınızı asgül colorla tazeleyin" sloganıyla bir belgeleme işlemidir zaman'ı masaya yatırınca. sanatsal ve zevk kısmına ise yeni pencere açmak lazım.

    ünlü ünsüz, sert yumuşak sevdiğim insanlarla fotoğraf çektirmem fazla. o her zaman bana ait olmalıydı. sınırlandırılmışlık ve bunun tepside sunulması gibi, tüh vah ama öyle işte. ama yine de hatıra hatıradır değil mi? sen de haklısın. insan var olmayı istiyor acıya rağmen. bunun yerine ikame edecegimiz ne var peki?

    ben ne yaptım? izmir fuarındaydık. gondolda en arkada birbirini tanımayan beş kişi. gondol şahlandı, beraber bağırdık biz, çağırdık, ödümüz .okumuza karıştı beraber. indik. sarıldık birbirimize; hadi hatıra fotoğrafı çektirelim dedik. benim en güzel hatıra fotoğrafım oldu bu. hala taşırım yanımda. bakınca sümbülümsü mod yok. hey gidi necati abi demek yok, ulen sümüklü rıza demek yok. bunların yerine, hiç yaşanmayacak "abi valla bekleriz kavşaktaki kahve bizim buyrun gelin" var. vedalaşırken "hadi görüşürüz" leri var. (nerede görüşeceksek)

    olsun!

    çok raad.

    ve ayrıca,

    (bkz: an'ı paylaşmak)