şükela:  tümü | bugün
  • sözlükçülern hatırladığı ilk maçlardır.

    benim ilk hatırladığım maç, 6 yaşıma ait. sabah okula gitmeden önce kahvaltı yaparken ilginç haber olarak verilen 31-0 biten 11 nisan 2001 avustralya amerikan samoası maçıydı.

    bunca yıla rağmen maçın skorunu ve takımların bile adını hatırlamam çok ilginç. takım tutma serüvenim de bu maçtan aşağı yukarı iki hafta sonra oynanacak efsanevi 4-3 lük fenerbahçe gaziantepspor maçı ile başlamıştı.

    hey gidi
  • 17 nisan 1993 bursa - beşiktaş maçı.

    cumhurbaşkanı turgut özal'ın ani ölümü nedeniyle tatil edildiğini yahut müsabaka esnasında durduğunu hatırlıyorum. trt'nin naklen yayınladığı bir maçtı.
  • daha evvel yarım yamalak hatırladığım maçlar var elbette. mesela, bjk'nın demirspor'u 10-0 yendiği, fb'nin üç sıfırdan dört üçe getirdiği galatasaray maçı, galatasaray'ın xamax maçları gibi ama aklımda en net kalan ilk maç kesinlikle (bkz: 20 ekim 1993 manchester united galatasaray maçı) bizim televizyonda anten filan yoktu tgtr'yi zorlukla, karlı marlı çekiyordu hiç unutmam. maç kadar ümit aktan'ın o efsane maç sunumuna canlı şahit olduğum için de kendimi şanslı hissediyorum.
  • 20 ekim 1993 manchester united galatasaray maçı, babamın evin içindeki çıldırışlarını çok net hatırlarım. çocukluktan bu yana fanatik galatasaraylı olmamda en büyük rolleri bu hatırladığım maçlar oluşturur zaten. en net hatırladığım ise stadyumda izlediğim ikinci veya üçüncü maç olan 22 mayıs 1994 galatasaray beşiktaş maçıdır. o gün detaylarıyla hala aklımdadır. ben bunu tsyd olarak hatırlıyordum ama cumhurbaşkanlığı kupası final maçıymış. maçın başında öne geçtikten sonra deliler gibi sevinirken maçın bitiminden eve gidene kadar ağlamıştım yenildik diye. aynı sezonda onları da inönü'de 4-2 yenmiştik sanırım o tsyd maçıydı, kendimden geçercesine sevinmiştim bu yenilginin ardından geldiği için. aralarında 3-4 ay ya vardı ya yoktu zaten.
  • fenerbahçe 0 - istanbulspor 3

    yaş 9 gittiğim ilk maç, fenerbahçeye dair ilk anı. çocuklara kaleci forması olmadığından normal forma almış, arkasına rüştü yazdırmış babam. evde yüzüme sarı lacivert boyalar sürüyor, stadın önüne gidiyoruz, arkadaşından kombine kartı devralıyor ve stada giriş. sahayı görüyorum, yemyeşil, ışıklar açılmış, şarkılar söyleniyor ve dehşet bir puro kokusu. nasıl kalbim yerinden çıkacak. kombine tek koltukluk, babamın kucağında oturuyorum, sezonun sonraki maçlarında da yandaki adam gelmemişse hemen yan koltuğa zıplıyorum. maç başlamadan konfeti veriyorlar elime açmadan fırlatıyorum, dur napıyorsun diyor gülüyor babam. devre arası oluyor hurra herkes içeriye, köfte ekmek yiyoruz.

    maç bitiyor fener yeniliyor. çok üzülüyorum. bırakıcam artık feneri diyorum, çocuğum daha gittiğim ilk maç. babam dur üzülme diyor, sanki önceden biliyormuş gibi şampiyon bitiriyoruz sezonu. sonraki sezona da kombine alınıyor, maçlara gidiliyor, devre arası köfte ekmekler, tuncay, alex, hooijdonk derken fenerbahçe aşkı büyüyor. bir ara maç faslı kesiliyor, daha sonra babam açıklıyor bu durumu "çok fanatik olmaya başlamıştın".
  • 1) gs'de jardelin oynadığı starda yayınlanan bir maç
    2) fenerbahçe gençlerbirliği türkiye kupası maçı fener 4-1 yenilirken hooijdonk'un frikik golü ve babamın "şimşek gibi attı beee" diyişi ve olsun şeref golü diyip 4-2 bile yenilsek mutlu olması
    3) gençlerbirliği - valencia uefa maçı. 1-0 philip deams'in penaltı golüyle gb almıştı maçı
    4) gaziantepspor - roma maçı sonucunu hatırlayamadım.

    futbolla tanışmama ve futbolu sevmeme vesile olan ilk 4 maç.

    edit: hooijdonk'un golüyle maç 2-3 olmuş daha sonra 4.golü yemişiz. uyaran arkadaşa teşekkürler
  • (bkz: 1 mayıs 1994 fenerbahçe samsunspor maçı)

    videosu da burada.

    8-1 bitmişti. babamla izlemiştik. kendisini sonra bir daha da göremedim.
  • fransa 98

    brezilya-fransa final karşılaşması. 7 yaşındaydım. ne güzel maçtı, hey gidi.
  • 1986 dünya kupası fransa - brezilya maçı.

    fransa 4-3 kazanmıştı.

    o harika maçı canlı izleme fırsatını yakalamış şanslı insanlardan birisiyim...

    vay beee ne zaman geçmiş üstünden.

    yeniler anlasın diye not: platini zamanları.

    brezilyası iyi olanlar için edit: careca zamanları.
  • 1990 dünya kupası finali ,
    arjantin - almanya maçı.

    daha 5 yaşında olmama rağmen hatırlıyorum bu maçı. hatırlama sebebimde kesinlikle maçla ilgili bir enstantaneden kaynaklı değil. o zamanlar ev telefonları yeni yeni bağlanıyordu evlere ve telefon sapıklığı had safhadaydı. rastgele numaralar çevrilir karşıdan sanki uzaylı çıkacakmış gibi sessiz sessiz telefonun öbür ucunda beklenirdi. maç oynandığı esnalarda bizim evin telefonu çalmış bende evdeki yeni teknolojik aletin yanından ayrılmayan bir velet olarak hemen açmıştım telefonu. karşımdaki ses çıkarmadan öylece dinliyordu benim ‘’aloooooo !!!’’ diye cırtlak sesimle bağırmalarımı. sonra telefonun diğer ucundan maç sesi geldiğini farkettim ve bu maç o esnada benimde halıda oturarak pür dikkat izlediğim arjantin – almanya maçıydı.