şükela:  tümü | bugün
  • geceleri çok canı sıkılır bunların muhabbet ararlar. ki valizimdeki aileye arkadaşlara o kadar gittik ayıp olmasın diye alınmış süs metalden eyfel kulelerini gördüğünde aramızda geçen diyalog:

    -heee sen paris'ten mi geliyon?
    -evet abi
    -çok rus var mı orda?
    -bilmiyorum ki vardır heralde
    -ben en çok mısır'a gitmek istiyorum
    -inşallah abi gidersin bi gün. kolay gelsin.
  • kendilerinden bir tanesi pasaportuma istanbul'a girdigime dair kase basmayi unutmustur. su anda istanbul'daki evimde oturup bu entry'i yaziyor olmama ragmen pasaport giris-cikis kayitlarina gore hala yurtdisinda gozukmekteyim. bu olayin neden benim basima geldigine mi yansam yoksa yarin(bir cumartesi sabahi) sabahin korunde havaalani pasaport dairesinde bu islemler icin ugrasacagima yansam bilemiyorum.

    1 gun sonra edit: bu sabah ataturk havaalani pasaport polisine gittim, bayanlarda askerlik vs. sorunu olmadigi icin inisiyatif kullanarak bayanlarin pasaportuna bazen kase basmadiklarini soylediler. yani bir problem yokmus. yaninizda yurtdisindan cep telefonu vs. getirip pasaportunuza isletmek istiyorsaniz belge verelim dediler. boyle bir durum da olmadigi icin unuttuk gitti.
  • bunlardan bir tanesinin bavullarımı taşımama yardım ettiğine şahit olduktan sonra türk polisi buysa benim tv'de gördüklerim, babamdan çorba parası alan, yakın bir arkadaşımı karakolda dövenler kim diye bana hayatı sorgulatan.
  • bir başka sıkıntılı insanlar. yabancılarla, araplarla, suriyelilerle işte ne bileyim özbek kadınlarla vakit geçire geçire kafayı yemişler. genelde emir verir gibi konuşur, kafalarına göre çalışırlar. bir iki kere bu yüzden laf dalaşığına girmişliğimiz vardır. neyse senelerdir şuraya buraya giderim, hayatımda ilk kez bir havalimanı polisi (ahl'de) kibar ve güleryüzdü, şaşırdığımı kendisine de söyledim. adamları anlamaya çalışıyorum ama hep en son ne olur olsun adam kimi hizmet verme olayına geliyorum.