1. ödül ve ceza yöntemi olarak da düşünülebilir. özellikle çocuk yetiştirirken sıkca başvurulan bir yöntemdir. yemeğini yersen gofret yiyebilirsin, yada yemeğini yemezsen televizyon yasak vb.
  2. genelde sonunda havuç verilmeyen bir yöntemdir.

    bkz: "sen ırak'a gir, imf borçlarını silelim" (bkz: yalan)
  3. bir işkence yöntemi. sopa işkence yapılacak insana vurmak için kullanılır. havuç mu? onun ne iş eyaradığını anlatamayacağım. nası denir. (bkz: götümüze girebilir)
  4. "iyi şeyler havuçla ödüllendirilirken, kötü şeyler sopayla karşılık bulur" şeklinde bir yaklaşım da sözkonusu olabilir.
  5. ingilizcesi "carrot and stick method" olan ifadedir.

    fakat ben "havuç sopa yöntemi"nin ifadeyi türkçe'de layıkıyla karşılayamadığını düşünüyorum. ama doğrusu da nedir bilmiyorum. anlatılmak istenen ise bildiğim kadarıyla şudur:

    sorumluluk üstlenen kişi işini yaparsa ödüllendirilir, yapamazsa cezalandırılır. kalkınma iktisadı literatüründe sık geçen bir ifadedir.
  6. havuç konusuna açıklık getirmek gerekirse şöyle bir senaryo uydurabilirim:

    havuç sopaya bağlanır, sopa havuç seven bir organizmaya monte edilir. havuca ulaşmak isteyen deneğimiz finişe ulaşır. ulaşamazsa da havuç çıkarılır ve sopayla girişilir. bitti afiyetle yiyiniz.
  7. devlet - medya arasındaki ilişkilerde oldukça sık görülen yöntemdir efendim bu. medya kuruluşları iktidar ile ilişkilerini nekadar iyi tutarsa okadar havuc ilişkisi etkili olur, ha diyelim tutmadı ozaman da sopa ilişkisi etkin olur. bu yöntemi medya sektöründen güncel bir örnekle desteklemek gerekirse;

    iktidar partisinin (bkz: akp) çalık holding'i; devlet bankaları olan vakıf bank ve halk bank tarafından verilen kredilerle ihaleyi girmesini sağlaması ve ardından kazanılan atv-sabah ihalesi sayesinde edinilen bir turkuvaz medya grubu ve oldukça önemli bir konuma gelen medya sektöründe etkinlik.

    diğer tarafta ise; belli bir süreçte iktidara oldukça yakınlaşan*, aralarından su sızmayan ve yaptığı iktidar yanlı haberlerle ihalelerin peşinden koşmasının ve medyada tekelleşmek adına hükümete yakın duran, hatta bünyesinden emin çölaşan ismini bile çıkarabilen bir doğan yayın holding ve sonrasında gerilen ilişkilerle gelen rekor vergi cezası.

    işte böyle birşeydir havuc sopa yöntemi medya bazında. hükümete yakın duran, rtenin deyimiyle yandaş basıncılık yapan, bu düzende işlerini yürüten taraf olmaktadır.

    son olarak ise devlet ve medya kurumları arasındaki bu çıkar ilişkisinin nekadar iğrenç ve bayağı olduğu, kapitalizmde sermaye sahipleri ve iktidar arasındaki ilişkiyi de gözler önüne sermektedir bir anlamda.

    (bkz: akp iktidarıyla birlikte çalık grubuna nur yağması)
    (bkz: dyh'ye 826 milyon tl vergi cezası kesilmesi)
    (bkz: turkuvaz medya grubu)
    (bkz: doğan yayın holding)
  8. kalkınma literatüründe çokca kullanılmış bir tabirdir. doğu asya'nın kalkınmasının anahtarı teşvik verirken bir yandan da yaptırım gücü olan bir devlet olarak tanımlanır. diğerlerinde (hindistan, l.amerika mesela) sadece 'havuç' -yani teşvik-vardır; sopa eksik olduğu için mesele 'devletin malı deniz yemeyen keriz' anlayışıyla bir çöküşe sebep olmuştur. yani, bu özel sektörün sırtından sopayı eksik etmeyeceksin arkadaş... bunu anlamalıyız bence.evet.

havuç sopa yöntemi hakkında bilgi verin