şükela:  tümü | bugün
  • tuzla hazırlanmış yarı ezme durumunda balık yumurtası. tıfıl zamanlarımızda amerikan filmlerinde bolca duyduğumuz havyar, son on yılda ülkemizde de bolca tüketilmeye başlanmış, ortadirein evine girmiştir. siyah ve kırmızı olmak üzere iki türü wardır, en iyisi siyah havyardır ve tatlı sularda, ırmak ağızlarında yumurtlayan mersin balığı yumurtasından yapılır. iyi havyar kışın elde dilir, hazırlanması ve taşınmasındaki zorluklar nedeniyle pahalı bir yiyecektir, dünyanın en iyi havyarları rusya ve iran'da yapılır. reçel gibidir [hahı], kişi ilk başta tiksinecek, daha sonra utana sıkıla yemeye devam etmek isteyecektir.
  • omleti olmaz, rafadani lopu olmaz, cilbiri olmaz, zkmisim oole yumurtayi
  • siyah olanlarına sogan ve haşlanmış yumurta beyazı yakışır, turna ve sazandan elde edilen kırmızı havyar tarama mezesi yapmakta kullanılır ve ayrıca ülkemize has kefal yumurtası vardırki buda mumlanmış şekilde satılır kalkanın yumurtalarıda korkunç lezzetlidir sakın attırmayın tava yapın
  • bunların kırmızı top top olanları vardır. irenç acıdır. ama siyahları şahane. ben onları küçük ekmeklere sürer sürer yerim. nam nam nam
  • havyar yani ingilizcesi ile caviar sadece hazar denizinde yaşayan mersin baligi yani sturgeon lardan elde edilen yumurtaların tuzlanması ile hazırlanır. en iri taneli ve rengi açık gri olanları en az bulunan ve pahali belugalardır. ossetralar orta irilikte ve sarı ila kahverengi tonlarındadır. sevrugalar ise siyah ve küçük tanelidir.
    nazim hikmet bakude yasadığı sıralar her sabah kahvaltısında verilen havyardan urtiker olup kaşıntılara boğulunca durumdan şikayet edince, ya siz ne yersiniz kahvaltıda sorusuna muhatap olmuş ve verdiği, zeytin süt yumurta cevabı üzerine oha o kadar zengin misiniz? sorusuyla karşılaşmıştır.
  • isveç usulü ile kızarmış ekmek üstüne krema limon ve soğanla yenilen veya kremalı makarnayı tören yemeğine çevirebilecek pahalı deniz ürünü.

    fr. "mager le caviar a la petite cuiller" küçük kaşıkla yenildiği zaman (mecazi yada somut şekilde) zenginlik, bolluk, köşeyi dönme anlamına gelen deyim.
  • tabak tabak, kaşık kaşık yiyenleri olduğunu düşündükçe bile midemi bulandıran, en çirkin yumurta türü diyebilirim.. denenmesi bile saçma..
  • havyar ya da bir cok dilde caviar kelimesinin dile en cok uretildigi ulkelerden biri olan havyariyla unlu irandan kazandirildigi soylenir. oyle ki, farsca yumurta tasiyan balika mahi-e kaydar denerek, kaydar kelimesinin zamanla asinima ugrayip caviar kelimesine donustugunu one surer dilbilimciler ve iranlilar*. eh bize de inanmak duser.
  • kökeni tartışmalı olan havyar sözcüğünün, farsça xaye kökünden geldiği kabul edilmektedir; xaye, yumurta yani hayadır; balığın taşakları olsa amcam olurdu misali..
    batı dillerine türkçe'den rumca veya italyanca yoluyla inmiştir havyar zembili*; orta dönem farsça'daki haline bak bir de: xayak..
  • (bkz: petrossian)