şükela:  tümü | bugün
  • leyla ile mecnun'un 35. bölümünde yer alan her insanın hayatının bir bölümünde büyüyen hayallerini gerçekleştiremeyerek kırılmasıyla ortaya çıkan hayallerin yer aldığı müze.
  • içinde hepimizden bir parça vardır.
  • bizi hakikate bir adım yaklaştırandır.
  • oldukça kalabalık olsa gerek.
  • tuhaftır, geceleri elim bi'şiyler yazmaya gitmez. belki bu yüzden yazar olamadım ve belki bu yüzden binlerce girdi arasında elle tutulur, "işte bu" diyeceğim bir yazı yok. kalbin, camın ve buzun kırılganlığın mıdır? bilinmez. hayal kırıklıkları müzesi hep soğuktur. aylarca sıcacık bir yerde durduktan sonra dışarı aldılar beni, soğuktu, üşüdüm, aldığım ilk nefes ciğerlerimi yaktı, ağladım. bilincim yerinde olmasa da ilk hayal kırıklığımı doğunca yaşadım ben. henüz 6 aylıkken abim karın içinde oynatınca beni, ciğerlerim bronşit diye bir şeyle tanıştı, kocakarılar; "sabaha çıkmaz" demişler de kalbim inadına atmaya devam etmiş.

    sonra kalbimin başka bir fonksiyonu daha gelişti, sevdim. ilk kimi sevdim acaba? annemi mi? babamı mı? yoksa abi mi yada ablamı mı? kim sevmez ki annesini, dahası babasını? adımı bile doğru düzgün söylemezken ilk kez karşılıksız sevdim, galatasaray'ı! hatırladığım ilk hayal kırıklığımı da o yaşattı bana, ali sami yen'in yeşil çimleri kardan bembeyaz olmuşken, bir çarşamba günü, werder bremen maçıyla, küçüktüm, okulu kırmıştım, ağladım belki geçer diye, geçmedi.

    sonra bir kız sevdim, sarışın ve renkli gözlü olmamasına rağmen dünyanın en güzel kızıydı. ilk sevdiğim kızı hiç öpmeyi hayal etmedim ben, o zamanlar sevgililerin öpüştüğünü bile bilmezdim ki, öpmenin tanımı, bayramlarda harçlık almaktı sadece. hayal bile kuramadan tuzla buz oldu, parçaları müzenin bir köşesinde duruyor, hiç üstüne basmadım, dönüp birleştirmeye de çalışmadım. sonra bir kız daha sevdim, sarışın ve renkli gözlü olmamasına rağmen dünyanın en güzel kızıydı, onu öpmeyi hayal ettim. küçük kristallere dikkatli bakarsanız görebilirsiniz, hatta iyi bir çocuk olursanız şirinler'i bile görebilirsiniz. sonra bir kız daha sevdim, belki ondan sonra bir kız daha, onlar da sarışın ve renkli gözlü değildi.

    şimdi yine bir kız seviyorum, seviyorum diyorum ama sevmeyi hâlâ öğrenemediğimden onu da buz ve cam karışımıyla hayallendirmişim, uzanıp kendi yanaklarımdan her öpmeye çalıştığımda biraz daha çatlıyor, kırılmıyor. hayal kırıklıkları müzesinin lobisinde öylece duruyor; ben içeri geçmesin istiyorum, belli ki o da istemiyor. büyüdüm, geçsin diye ağlayamıyorum.
  • leyla ile mecnun dizisinde "hayallerin ne kadar büyük olursa hayal kırıklığı da o kadar gürültülü olur" şeklinde özetlenen müze.

    http://www.milyonlarinsevgilisi.com/…yla-ile-mecnun
  • bir hayalin gerçekleşmesinin başka bir hayali arzulamaya gebe olduğunu, böylece hayal kavramının gittikçe önlenemez boyutlara ulaşmasını ve elbette sonunda bir yerde bir hayalin gerçekleşmeyeceğini ve büyük hayalin kırıklığının da büyük olacağını anlatan dedenin, mecnun'u götürdüğü müthiş alegorik müze.
  • leyla ile mecnun* sayesinde gördük ki renkli rüyalar otelinden sapınca heartbreak hotelle masumiyet müzesi arasında bir yerdeymiş.
  • her gün kapalıdır.