şükela:  tümü | bugün
  • hayalden ibaret olan. hayal edilen ama gerceklestirilemeyen seyler.
  • hayal edilerek mutlu olunan, ayaklarınızı yerden keserek bulutların üzerinde yumuşacık pamuk tarlasının içinde dolaşmanızı sağlayan ama gerçeğe döndüğünüzde sırça köşkünüzün yıkıldığını görmenizi sağlayan bir çeşit ürün...
  • gerçekleşmesi ya da gerçek olması arzu edilen bir düş.
  • psikotik hastalıklarda özelliklede akıl oyunları sayesinde yakından bildiğiniz şizofrenik hastalıklarda görülen görsel yada duysal olarak algılanan aslında olmayan şeyler.
  • akıllı kadınlar bu kategoridedirler.. (bkz: akilli kadin)
  • hayalperestler tarafından sıkça rağbet gören, haute couture ürün.
  • ''dış görünüşü anlatmak kolay, hiçbir olağan üstü yanı yoktu. güzel, solgun ve sakin bir kadındı. galiba gençti, muhtemelen otuzunda bile değildi. aynen o eski portrelerdeki gibi düzgün, hilal biçiminde kaşları vardı. mat, koyu renkli saçları gür değildi, yanaklarına yumuşakça dökülüyordu. hepsi bu kadar. dekoltesi oldukça açık, daracık garip kesimli ve aşağıya kadar inen, beyaz deri şeritli siyah bir elbise giymişti. gözlerini henüz görmemiştim, yere indirmişti. benim gibi susuyordu.
    işte konuşmaya başlamıştı. gülümsüyordu. küçük, kırmızı dudakları vardı, dişleri üst üste binmişti. genç ve güzeldi. çok sıradan bir güzelliği vardı, hatta hoşum bile gitmemişti. ruhumda hayranlık, memnuniyet ya da antipati değil, dehşet uyandırmıştı. bu dehşet duygusu hepimizin çocukken geceleyin, karanlıkta yalnız kaldığında yaşadığı, kimsenin açıklayamayacağı, kötülükle dolu, karanlık bir korkuydu. bu korkunun farklılığı yarım kalmışlığındadır, ikinci yarısı olan heyecan ise, bir dehşet duygusu diğer dehşet duygularıyla nasıl kıyaslanamıyorsa, aynı şekilde hiçbir heyecanla kıyaslanamayacak kadar karanlıktır.

    ama ben çocuk değildim ve elimde olmadan düşünmeye başlamıştım. onda özellikle korkunç olan neydi? sıradandı. güzeldi. gençti...''

    zinaida gippius hayal ürünü adlı öyküsünden.