şükela:  tümü | bugün
  • öncelikle siz söylemeden ben söyleyeyim: bokum gibi başlık olmuş, evet.

    şimdi efendim gece gece aklıma düştü. filmlerde, memoratlarda, folklorik anlatılarda, mitolojilerde hayaletler ekseriyetle kadındır. neden diye düşündüm, çünkü yapacak daha iyi bir işim yok.

    evvela mitolojik motifleri aklıma getirdim. uzakdoğu korku sinemasından tanıdığımız intikam almaya gelen dişi hayaletler... bunlar aslında şamanizmdeki atalar kültüyle yakından ilişkili, ki japon dini tamamen atalar kültü üzerine kurulmuş bir din. bunlar ekseriyetle doğum esnasında çocuğunu kaybetmiş anneler yahut evlenemeden ölmüş kadınlardır.

    bansheeler, siddhe perileri, balkanların adı ülkeden ülkeye değişen, genç erkekleri baştan çıkartan perileri... tepegöz öyküsünde, peri kızlarını çıplak görüp baştan çıkan, birinden çocuk peydahlayan oğuz çobanı... bu kadın hayaletlerin ortak bir noktası, aniden ortaya çıkmaları, "apparition" eylemeleri, yani yoktan peyda olmaları. aniden görünen, ekseriyetle beyaz kıyafetli kadın hayalet, ta uzakdoğu'dan amerika'ya uzanan bir coğrafyada neredeyse evrensel diyebileceğimiz bir arketip. (arketip mevzusu için (bkz: karşılaştırmalı mitoloji tolkien ne yaptı))

    sonra aklım umay'a gitti. şu umay ana'ya, ismi muhtemelen "rahim" manasına gelen, bilge kağan'ın orhun'da anasını teşbih ettiği dişi tanrıya. "umay" sözcüğü ile "umacı" yani öcü, aniden beliriverip korkutan varlık çok ilişkilendirilir. bu haliyle umay aniden karşınıza çıkan, üstü başı pejmürde, saçı başı dağınık bir beyaz kadındır. (white lady, lady in white, weisse frauen diye aratabilirsiniz başka kültürlerdeki benzer motifler için)

    aklıma ilginç bir şey geldi. meryem, hıristiyan inancında sık sık "görünen kadın" olarak karşımıza çıkar. (bkz: fatima'nın üç kehaneti) olayı, yakın zamanlardaki en meşhur ve üzerinde yazılıp çizilmiş örneklerden. hıristiyan dünyasının dört bir tarafı, meryem'in göründüğü kutsal yerler ve o yerlerde yapılmış büyük küçük tapınaklarla örülüdür. özellikle dindarlığın arttığı yerlerde çok sık meryem görmelere rastlanır. (bununla ilgili tavsiye ederim: cantigas de santa maria) bu meryem görmelerin genelde kehanetle ilişkilendirilmesi aklıma themis'in kehanetini getiriyor.

    ya hıristiyanlığın hakim olmadığı yerlerde peki? meryem gibi görece barışçıl değilse de, bütün dünyada kadın hayalet motifleri ve anlatıları görüyoruz. o kadar düşünüm, ettim, hala bir kök neden bulamadım.

    pek "tipim değil"se de, bu konuda imdadıma freud yetişti. "bastırılmışın dönüşü" diye bir nazariyesi var. http://www.encyclopedia.com/…eases/return-repressed baskılanan şeyler bilinçaltında birikir, sonra sürekli olarak bir yerden kendini dışavurur diyor.

    bunu jung'un kolektif bilinçaltı ve arketipler kuramıyla birleştirsek, şunu diyebilir miyiz acaba: tarih boyunca baskılanan, aşağılanan kadınlar, bunlara dair şahitliklerimiz, bilinçte baskılananın başka formlarda, davranış ve zihinde kendisini göstermesi gibi, kolektif bilinçaltımızdan beslenerek görünüyor. bu bazen intikam alan bir ruh-hayalet formunda, bazen meryem. meryem ne ola ki? bu fenomenin hıristiyanlaştırılmış ve zararsızlaştırılmış bir kalıntısı olmasın? banshee, iele, sidhe, elfler diye anlatılırken, intikam almayan, zarar vermeyen ama görünüp çok daha belirsiz, müphem bir şekilde, ama eşit derecede korkutucu şekilde görünen meryem, umay'ın umacı olmasıdır diyebilir miyiz?

    deriz. hem pareidolia diye bir şey var, insanoğlu sürekli silüetler görür, desenleri tanıdık bir şeylere benzetir. hem de, bir kültürde meryem görmek yahut banshee görmek yaygın bir motifse, görülme sıklığı artar.

    pekala hayaletlerin, başlıktaki kastıyla, sinema filmlerindeki, edebiyattaki hayaletlerin kadın olması? bin yıllardır şuuraltımızda hayaletler ve onlara dair anlatılar ekseriyetle kadın olduğundan, bu modern sanata da yansımıştır diyebiliriz. elbette hem mitolojik anlatılarda, hem de modern edebiyatta erkek hayaletler vs var, ama ikisinde de kadın figürü çok yaygın.

    özet geç diyenler için: bastırılan kendisini bir şekilde yüzeye çıkarır. kolektif bilinçaltımızda toplumsal yapı nedeniyle bastırılan kadın figürü, kolektif bilinçaltının ürünleri olan hayalet anlatılarında, öç arayan yahut korkutan, aniden görünen bir kadın olarak kendisini göstermiş. bu gelenek de, modern sanata, filme, diziye, romana sirayet etmiş.

    öyle ahım şahım bir şey değil ama kendimce buna dair makul gelen bir açıklama bulmuş olmasam gece uyuyamazdım. ola ki oradalarda bir iki kişinin aklına aynı soru geliyordur, sözlükle de paylaşayım dedim.

    kapanış müziği
  • hortlaktır o.

    sevimli hayalet degil.
  • erkeklerin sebep olduğu durumdur.

    çok üzüyorsunuz beyler, sonra ölünce çıkıyor bunun acısı.
  • aşağıdaki arkadaş güzel değinmiş, ama atladığı bir şey var. evet, sinemada ve edebiyatta görünen hayaletlerin çoğu kadın ve intikamcı, evdeki aileyi ya da musallat olduğu kişiyi hayatından bezdirip, yok edici de olabiliyorlar. yani 'kötü karakterliler'. ancak özellikle batı için edebiyat ve diğer sanatların temel kaynağı homeros destanlarıdır. bu destanlara baktığımızda, kötü bütün karakterlerin (canavarlar, hayaletler, büyücüler vs.) kadın veya dişi niteliklidir. bunun sebebi de 'kadın' ın, yeni ataerkil/feodal (lideri erkek olan olymposlu 12 tanrı) düzenin yıkmaya, yok etmeye çalıştığı anaerkil düzen ve anatanrıça kültünün temsilcisi, sembolü olmasıdır. bu şekilde kadını kötüleyerek, anaerkilliği ve anatanrıçayı kötülemektedir. o büyük yunan kahramanları herakles, theseus, akhilleus vs. erkek olabilmek için anaerkil düzene karşı savaşmak ve onu yenmek zorundadır. bu nedenle her kahramanın yolu amazonlarla bir kere kesişir ve onları yener, yani anaerkil toplum düzenini yok eder böylece. bugün karşımıza çıkan hayaletlerin (kötülüğün) genelde kadın olması bu geleneğin devamıdır.

    edit: konuyla alakalı olarak bu da okunabilir mesela "özgürlükçü lilith'ten köle havva'ya"
  • gizemli ve iç dünyası anlaşılamayanlar, iyi birer korku figürü olabilirler. şimdi için çocuklar mesela. boş gözlerle etrafa bakan çocuklar. bir zarar verici olarak çocuk çok korkutucu olmasa bile modern korku filmlerinde yeri yadsınamaz. eskilerde kadın iç dünyası gizemliydi iyi birer mistik figür olabilirlerdi çünkü hayata nerdeyse hiç katılımları yoktu, kendilerini ifade etmelerinin bir yolu yoktu. eğer bir kadın üstüne bildirilen sorumluluklardan biriyle uğraşmıyorsa ne düşünüp ne yapıyordu? söylenen ve yazılan her şey erkeğe aitse, kadının gizemli kalması çok normal. bu bir korku geleneği olarak devam etse bile bugünün insanlarını eskiler kadar etkilemediği kesin.
  • erkeklerin ruhsuz olmasına bir gönderme olabilir.*
    (bkz: ruhsuz ve kaba erkek)
  • tespit gibi tespit.