şükela:  tümü | bugün
  • nilüfer belediyesi kent tiyatrosu'nda sergilenen tiyatro oyunu.

    "yıl 1924, mübadele yılları, bir grup türk ile bir grup rum gönderildikleri ülkelere varamadan ıssız ve lanetli bir adada karşılaşırlar."

    mübadele döneminde geçen oyun iki perdede oynanıyor ve toplam 3 saat sürüyor.
    hikaye güzeldi ve üç saat kopmadan kendini izletti. oyuncular harikaydı, gerçekten büyük emek var. tiyatro zaten bana başlı başına büyüleyici bir şey geliyor.

    öncelikle (bkz: barış ayas) inanılmaz oynamış. anlatıcı olan hayali tacettin rolünde, çocuk tacettin rolünde (hem de kuklayla) ve kaptan olarak... kaptan haliyle babasının karşısına geçtiğinde o ince nüansla selam vermesi harikaydı.

    tümüyle kukla üzerinden ilerleyen ve sahnenin de aslında bir kukla düzeneğinde olması, tacettin'in eli titredikçe oyuncuların yani kuklaların da titremesi detayı çok iyiydi.

    ağlattı. tacettin'i ağlattığı kadar. güldürdü de yerli yerinde.
    oyunu yazandan (bkz: burçak çöllü) yönetene (bkz: yiğit sertdemir) , müziklerden sahnelemeye kadar hepsi çok başarılıydı.
    ellerinize emeğinize sağlık.*
  • bursa nilüfer kent tiyatrosunda sahne edilen oyun.

    tacettin adlı yaşlı bir gölge sanatçısının küçük bir çocukken başından geçen zaman zaman eğlenceli zaman zaman hüzünlü olayları anlatıyor. mübadele yıllarında küçük bir rum ve türk grubunun gemi kazası sonucu bir adaya düşmesinin ardından, aralarında ufak sürtüşmeler olsa dahi özlerinde aynı olduklarını gösteren bir oyun.

    oyun yaklaşık 3 saat sürmesine rağmen sıkmadan kendini izletiyor. dekor, makyaj ve kıyafetler hoş, oyuncuların enerjileri çok yüksek. buradan emek veren tüm ekibe böyle güzel bir oyunu sergiledikleri ve verdikleri emek için teşekkür ederim, güzel bir 3 saat geçirdik sayelerinde.
  • burçak çöllü tarafından yazılan ve ibbşt sahnelerine yakında konuk olacak oyunun oyuncu kadrosunda adem mülazim, ayşe gülerman, barış ayas, batuhan pamukçu, gökhan kum, ibrahim ersoylu, melisa iclâl yamanarda, mert tiryaki, mesut özsoy, oğulcan arman uslu, oğuzhan ayaz, pınar hande ağaoğlu ve zeynep çelik küreş bulunurken yönetmen koltuğunda sevgili yiğit sertdemir oturuyor.
  • öncelikle herkesin emeğine sağlık. buradaki entryleri okuyup daha çok merak edip gittiğim ama aynı etkiyi alamadığım oyundur. sahne kullanımı,müzik ve bir iki kişinin oyunculuğu dışında pek bir şey sevemedim maalesef. buna en büyük etki textin yetersiz olduğunu düşünüyorum. ara ara güldürdü son kısımda gözlerimi doldurdu ama fazlası yok maalesef.
  • insanı bi güldürüp bir ağlatan sihirli bir masal. tereddütsüz izleyebilirsiniz efendim.
  • normalde bursa'da oynanan oyunu, ibb şehir tiyatroları'nda izleme şansı yakaladım. oyundaki her oyuncu ve canlandırdığı karakterler izleyicileri etkilemeyi başarıyor ancak anlatıcı rolündeki barış ayas, rolü ile gönüllerde taht kuruyor, gönülleri dağlıyor.

    gerek verdiği ufak toplumsal mesajlar gerek tatlı güzel espriler gerekse izleyiciyi sahneye çeken draması ile 3 saat boyunca izleyicilere her şeyi yaşatıyor, çok keyifli bir 3 saat yaşatıyor. ayrıyeten de sahnenin kullanımını çok beğendiğimi belirteyim.

    tereddüt edilecek bir yanı olmadığı gibi beklentiyi yükseltmenin de bir anlamı yok. keyifli, duygusal bir oyun izledik.
  • ilk yarısından sonra çıktım. çocuk oyunu kıvamında vasat bir oyun diyebilirim. burçak çöllü ve yiğit sertdemir faktörü sebebiyle gitmistim; ama hayal kırıklığım buyuk oldu. bence rejiden başlayarak, dekor kostüm hepsi ayrı ayri olmamisti. metin de olabildiğince klişe ve ozensizdi. zaman kaybı diyebilitm.
  • hayalperest biri olarak çok sevdiğim oyun. düşünün yani hem hayalî var, bir de o'nun hayal'i var. bir bilet parasına iki tane hayal. sevmemek mümkün mü?

    keşke bir kere daha gelseler de, yeniden izleme fırsatı bulsak. doymadım çünkü ben * aynı nehirde iki defa yıkanılmaz derler ama; bu, suyun tadını çıkaramayacağımız anlamına gelmez. *

    düşünenin, yazanın, hayal edenin, tasarlayanın, oynayanın ve katkı sağlayan başka ne kadar insan varsa bilcümle hepsinin zihnine, eline, emeğine sağlık.

    kahrolsun realizm! yaşasın tam bağımsız hayalî tacettin efendi! *

    çünkü dünya zalim olduğunda imdada hikayeler yetişir.