şükela:  tümü | bugün
  • gerceklesmesi gerceklesene kadar istenilen seyler.
  • yalnızlığın oyuncaklarıdır, avuntusudur.
    diğerlerine* arada ödünç verdiğiniz şeylerdir. yıkanmış ve de ütülenmiş olarak size geri dönmelerini istersiniz ancak bu çoğu zaman mümkün olmaz. pislenmiş, yırtılmış bir şekilde iade edilirler genelde. bunları çöpe atmak insana acı verirken; temizlemeye, yamamaya çalışmak da yorar...
  • “düşler, düşü kuran kadar basit ya da karmaşıktır.” (liet kynes, babamın izinde, dune-harkonnen hanedanı, brian herbert& kevin j. anderson, s. 307)
  • düşkürelerinin akışkan ve devingen ürünleri...

    kahretmesin ne kadar da güzeller..

    ne kadar soğuk ve acı, hayat hayallerin karşısında..
    ve ne kadar biçimli, yaşamdan geçenin yanında..

    düşler...
    sizleri kaybetmek ayrı dert, sizinle yaşamak da...
    gözlerini açıp bu dünyaya yeniden uyanmak da...
    ne kadar nazlı bir aşık, ne kadar bahtsız bir aşk..
    düşler ve gerçekler kadar elimde gözyaşı var..
  • badem grubunun albumlerinde yer alan soz ve bestesinin kendilerine ait olan parçasi:

    duslerimde yalnız kalmak cok zordu
    hayallerim benim icin oyundu
    hayaller birer birer
    kapimi calip girdiler
    sonra da terk edip gittiler
    gozlerimden bir damla yas suzuldu
    umutlarim hayallere donustu
    hayaller birer birer
    kapimi calip girdiler
    sonra da terk edip gittiler
    yalniz kalmak bir oyundu
    hayaller birer birer
    kapimi calip girdiler
    sonra da terk edip gittiler
  • bakkaldaki sakız kutularıdır.
  • asla gerçek olmayacağı bilinen şeyler. birgün gerçek olacağına inanılan bir şeyin aynısını düşünmek vakit kaybıdır.
  • nuri bilge ceylan 'ın profesyonel bir oyuncu kadrosu ile çekeceği son filminin adı ...
    edit : (yanıldım üç maymun ' u çekti. yalnız ve güzel ülkesine , ödül aldı ...)
  • gerçek hayatta asla gerçekleşmeyecek beyin oyunlarıdır. birer film senaryosudurlar amatörce kurgulanmış. mükemmellik kaygısı ile birden çok dış faktör sokmuşsunuzdur içlerine. böylece de gerçeklikten gittikçe daha fazla uzaklaştırmışsınızdır onları. ne kadar güzel olurlarsa o kadar acı vermeye başlarlar, çünkü bilirsiniz ki gerçek hayatta ya yaşanmayacaklardır ya da yaşanacakların hayal ettiğinizle uzaktan yakından alakası olmayacaktır. ağzınızda hep aynı buruk tat, kendi kendinize çektiğiniz kısa filmi seyredeceksinizdir defalarca, hayallerinize katık ettiğiniz fon müziği kulaklarınızda çınlasa da çınlamasada.
  • ben ekim ayında ava çıkıp yaban domuzu vurmak,
    haftasına da pastırmasını yapmak istiyorum.
    kışın kuzinede o partırmaları pişirip,
    afiyetle yemek istiyorum esmer ekmeğimle.
    şarabımı içeyim istiyorum,
    kitabımı okuyayım aynı kuzinenin yanındaki divanda istiyorum.
    sabahları köpeklerimi alıp yürüyüşe çıkayım ormana istiyorum;
    arazimin çitlerini onarayım, domates tohumu almaya şehre ineyim istiyorum.
    şehre gittiğimde tek derdim
    tütünümü, gaz yağımı, tohumumu, gübremi alıp evime,
    yuvama dönmek olsun istiyorum.
    sabahları ineklerimi sağayım istiyorum.
    ateşte süt kaynarken kümeste tavuğun götünden yumurtayı alayım istiyorum.
    yayıkta geçen mayıs yaptığım tereyağını,
    partırmalı yumurtaya ekliyim istiyorum.
    canım sıkılsın,
    ağaç ev yapayım diyorum.
    kestanelerin meyve vermesini bekleyeyim istiyorum.
    bi sabah kalktığımda limon ağacımdaki sarılıkları farketmek istiyorum ben.
    gece bahçeden tıkırtı gelmesi olsun tek endişem istiyorum.
    gaz lambası ışığı rehberliğinde,
    gece elimde tüfekle bahçeye çıkıp,
    tırsmak istiyorum ben;
    "kimdir o?" diye bağırmak,
    ertesi sabah gecenin kahramanının
    yaramaz köstebek olduğunu farkedince,
    tek derdim o gürültücüyü haklamak olsun istiyorum.
    dağın eteğinde yetiştirdiğim güzelim çiçeklerime bakmaya gitmek istiyorum ben ağustosta.
    olsunlar diye sabırsızlanmak istiyorum.
    kasabaya indiğimde 5 litrelik çömlek şişelerde köy şarabı almak istiyorum.
    acılıkları geçsin diye 2 sene ahırda bekletmek istiyorum ben şaraplarımı.
    2 sene sonrasında o şarapları içeceğimi bilmemin getirdiği huzuru hissetmek istiyorum içimde.
    köyün kanalizasyonuna cılk balçık çamurda kazma sallamak istiyorum.
    tezek koksun istiyorum,
    ineklerimin buzağılamasını izlemek istiyorum.
    tavuklarımı kuş gribi olmasınlar diye,
    yemlerine asprin katmak
    ve bunun taşağını yapmak istiyorum meclislerde.

    sonra geçmişimi düşünmek istiyorum halının üstünde yatarken köpek yavruları göbeğimde,
    o günün dününü, bugünün de yarınını hatırlamak istiyorum.
    endişem olmasın diyorum,
    kırgınlıklarım hatıralarım olsun istiyorum.
    geçmişimi tebessümle hatırlamak,
    yarınımı bilmek istiyorum.
    sonra hikayelerimi diğer insanlara anlatmak istiyorum.
    özensinler, onlar da gelsinler istiyorum.
    çok mu şey istiyorum?

    mesela biraz param olursa,
    hurda bi land rover alayım istiyorum.
    toplamaya çalışayım ahırdan bozma garajımda,
    hiç çalışmasın istiyorum.
    bi sürü çocuk olsun köyden istiyorum
    bahçemin kenarında.
    köpeklerimden korksunlar istiyorum;
    köpek sevgisini ben öğreteyim onlara diyorum.
    biraz bencil olayım insan sevgisi konusunda,
    öyle olursa insan sevgisini bile anlatabilirim belki onlara,
    belki ben bile severim o zaman herkesi;
    inanmak istiyorum anlatacaklarıma.

    hem ben gerçekten,
    gerçekten gülümseyen yüzler istiyorum çevremde,
    gülümseyen gözler istiyorum.
    çok mu şey istiyorum?
    çok mu şey istiyorum bilmiyorum?
    şu an sadece hayal kuruyorum.
    ama bu satırları okur da,
    gelirsen şayet yarının orasına,
    ya da bugünün burasına bir gün kadın,
    bir ara sevişelim diyorum.
    çok mu şey istiyorum?
    ben sadece hayal kuruyorum.