şükela:  tümü | bugün
  • kate price'in so ghostly thenin arkaplan olarak seçildiği sagopa kajmerin romantizma albumunun $arkisi.
  • dikkat çekmemesine şaşırdığım kajmeran eseri. içinde "gayrete mecbur edilen ben için yaşam kabirden selamlı." gibi güzel bir cümle barındırmakta. 1.kısım- bana göre daha çok- emperyalizmin ırak'ı işgali ve sonuçlarını; 2. kısım ise bu işgalden etkilenen bireyin ruh halini anlatmakta.
    so ghostly then'in müthiş piyano ve keman tınılarıyla ruha melankoliyi ilmek ilmek işler. hatta bence romantizma'daki en derin 2. eserdir. örneğin sanatçı en mutlu anınızda: "ah çocuk ne seyredersin olan bitenleri?" diye sorduğunda aslında dünyanın altın kaptaki necaset olduğu gerçeği yüzünüze vurulur ve o mutluluk yerini hüzne bırakır.
    neyse buyurun: [http://www.youtube.com/watch?v=fptb5lkt_ug http://www.youtube.com/watch?v=fptb5lkt_ug]

    yanlış duymadıysam sözleri:
    verse 1
    çığlıkların hakimiyetindeki bu haykırışlar aleminde, kaç dizeyle tanımı yapılacaktır mutluluk senaryolarının?
    aklım alsın şeytanım. alaca bir karanlık çarşafın. vur desem de öldürme; geri kalanlar sağlarım.
    sağlık olsun. günler bana kırmızı güller getiremez oldu.
    ve bazı bazı kendimle şebekleşen bir maymunum.
    benim modum nedir?
    salla durum ne olursa olsun.
    ah çocuk ne seyredersin olan bitenleri? ölmemeli umutların.
    gel ve elimi tut!
    ben bir yarınım kapını kapama; tek dayanmaz hiç bir bünye yaşama.
    kapalı kutu da güneşi görmek ister.
    aç kapılarını!
    onca yıldır yalnızım; dostum postum yüzdü geçti.
    onca gündür gamsızım; bir tek cümle yetemedi.
    ve bunca kadere dargınım; nerede kötü gün yardımım?
    gençliğimde bir kareydi; pek tabi ki bir kereydi.
    ben ve bedenim yaşlanırken vakte hiç de aldırmazdık.
    şimdi kimse yok yanımda ''sagopa'' rap adım.
    söyle allah'ın yanında kaç kavgaya karıştın?
    sen de gencecik satır başıydın başını satırla kesti hırsların.

    verse 2
    romantizma ahalime son mektubum olsun gerekirse.
    ölü cevaplar kırgın sorular ardına ünlem olsun gereğimse.
    pimi zedeli kulağımdan yüreğime varan derin acılar, sancılar...
    bir gaddar dar vicdanına balta saplar.
    ifadeleri somurtlaştıran kırgın diyaloglar, beynimin ortasında ateş yakar.
    kalbim iltihap salgılar; tansiyon düşe kalkar.
    her acıda sevgim mikrop kapar.
    sagopa dediğin tek atışta indiren snaypar.
    solunum yollarım hasarlı; nikotin komasında ciğerin akı.
    gayrete mecbur edilen ben için yaşam kabirden selamlı.
    iltihaplı kinlerim; ağrılarıma hap bulun.
    sancılar yoğun, matiz bir duble içkim olsun.
    salağa yattım uyuya kaldım; ikincilere tövbeliydim.
    aslında kendi elimin kiriydim; kendi lekemi çözemedim.
    aynalarınızın yansımaları gözlerimi kamaştırmakta.
    aklım karmakarışıklaşmakta.
    şeytan en güzel sözleriyle sırnaşmakta.
    yaşlı çocuk telaşta. göçebe aşklarınızın hatıraları duvarlarda.
    dudaklarım yalpalar.
    tekerrür kapını ısrarla çalar; aç ya da açma. en iyi sen bilin.
    unutma her kapıyı açar elbet çilingir.
    hayat arabamla 2005 mil, kulaklarımda hep aynı şiir.
  • eskiden kaliteli işler yapan sagopa kajmer'in en güzel parçalarından biri. şimdi arkadaş bambaşka yollarda tabi...
  • bu parçanın tüm sözleri derindir. yıllanmış ve iyi bir dinleyicisi olarak diyebilirim ki sayılı eserlerinden birisidir. şu söz çok sağlam, bu söz hakikaten çok derin gibi değil ama. zira seçkin bir eser, bir antoloji gibi tüm dizeler çok başarılıdır. şimdi bakıyorum; yıllardır dinliyorum bu şarkıyı, ki çoğu zaman en yalnız ve güçsüz hissettiğim anlarda dinlerim, 6 senedir duyup eşlik ettiğim bir sözü bugün ancak bu kadar içi dolu bir şekilde dinliyor ve anlamına varıyorum. çünkü bugün belki de yunusa o sözü yazdıran hissiyatı tam olarak ben de yaşıyorum. ve fark ediyorum ki ne çok söz var henüz yaşamadığım, ne çok acı var...
    hayat arabam 2014. milinde iken ben bu şarkıyı hâlâ çok seviyor ve güzel şairimize kucak dolusu minnet ve sevgi gönderiyorum.
    -en derinden yıllar önce hissettiğim:

    "gayrete mecbur edilen ben için yaşam kabirden selamlı"

    -bugün acı ile anlamını çok iyi idrak ettiğim:

    "salağa yattım, uyuyakaldım.
    ikincilere tövbeliydim.
    aslında kendi elimin kiriydim
    kendi lekemi çözemedim."

    (bkz: sagopa kajmer)
    (bkz: romantizma)
  • sagopa kajmer'in harika şarkılarından birisidir. "sagopa dediğin tek atışta indiren snaypar." dizesiyle başka bir boyuta geçer.
  • ah çocuk ne seyredersin ? olan bitenleri..
    sagopa kajmer'in etki bırakan sayısız şarkısından birisidir.
  • sagopa’nın sagopanın olduğu dönemin onlarca güzel şarkısından sadece bir tanesi.

    “romantizma ahalime son mektubum olsun gerekirse” dediğinde bu şarkıda ciddi olduğunu düşünmemiştim, harbiden de dediği gibi oldu.
  • underrated in kralı olan efsanevi sagopa şarkısı, sagopanın kendisi bile buradaki çıtasına gıptayla bakıyordur
  • salağa yattım uyuyakaldım
    ikincilere tövbeliydim
    aslında kendi elimin kiriydim kendi lekemi çözemedim
    aynalarınızın yansımaları gözlerimi kamaştırmakta
    aklım karma karışıklaşmakta
    şeytan en güzel sözleri ile sırnaşmakta
    yaşlı çocuk telaşta
    göçebe aşklarınızın hatıraları duvarlarda.
  • so ghostly then the girl came in'den masalsı ve melankolik bir sample yakalayıp adama sigara yaktıran bir sagopa kajmer şarkısı.

    her şeyde olduğu gibi bu tür sanat eserlerinde de çoğunluğu yakalayamamanın bir kenara itilmişliği var. ben eski sagopa şarkılarını dinlediğimde ruhuma dokunuşları hissediyorum. kelimelerin özenle seçildiği, parçanın ince ince işlendiği her yerinden belli ediyor. malum tüketim çağında ise mesaj kaygısı gütmeye veya önemli detaylara değinmeye gerek yok. dümdüz bir anlatımla berbat işler çıkararak bile milyonlarca malın beğenisini kazanmak mümkün. eski sagopa şarkıları deme sebebim buydu. sagopa'nın eski şarkıları demedim. çünkü bu kaliteyi kovalayan ve bunu içinden geldiği şekilde yapan adam yok artık. resmen yirmilerinde şimdiki olgunluğu yaşayan adam, şimdilerde yirmilerini yaşıyor. bu gerilemeyi evliliğine ve rap ortamının da olumsuz anlamda büyümesine bağlıyorum. tek başınalığın o kendini arama, bulma ve net bir şekilde yansıtma güzelliğini evlendiğinde kaybetti. şimdi eminim o da eskiyi arıyor ama o seviyeler mümkün değil. biz de mazide kalan bu sanat eserlerine sarıyoruz. 4-5 haftadır sigara içmiyorum, eski sagopa şarkıları dinlerken bastıran yoğun anı bombardımanı ve geçmişe özlem yüzünden gidip paket aldım.

    bir de son olarak bu entryi yazma sebebime geleyim. şarkıda geçen "hayat arabamla 2005 mil, kulaklarımda hep aynı şiir." kısmını kulaklarımda em ay ci diye söylüyordum yıllardır. az önce dinlerken sözlerine bakınca mal gibi hissettim. fark ettim ki kulaklıkla dinlememişim hiç. büyük (k)ayıp.