şükela:  tümü | bugün
  • genelde boş geçen derstir
  • efenim bu derste öğrenilen 3 bilgi özetle şunlardır:

    1. başını omuzlarının üzerinde taşıdığın sürece hiçbir düşünceden kaçamazsın.

    2. zaman ve tecrübeler insanı nasırlaştırır, yontar.

    3. seni hiçbir zaman terketmeyecek biri varsa o da sadece kendinsin.
  • (bkz: google)
  • stv'deki bu programı izledikten sonra satanist olmamak için hiç bir sebep yok.
  • yapılan şeyin (evet şey) kanalın resmi sitesinde "bir okul ortamında oyuncular tarafından canlandırılacak gerçek hayat hikayeleri, hayattan beklentisini yitirmiş kadınların ve ailelerin problemlerini çözümlerinde yol gösterici oluyor. program, kantini, sınıfları olan öğretmenler ve müdürle birlikte bir okul ortamında gerçekleşiyor." şeklinde tanıtıldığı program. (anlatım bozukluğu tanıtımın orjinalinde var, tahminimce kantini ve sınıfları olanlar öğretmen ve müdür değil de okuldur.) hayat dersi, okul falan resmen metafor yapmış adamlar.

    tamam "canlandırılan gerçek hayat hikayeleri" tanımı yapılmış ama programa öylesine denk gelindiğinde karşılaşılan ambians hiç de bunu yansıtmıyor; "gizli kamera" ibareleri, kocaman puntolarla yazılmış çarpıcı altyazılar... hele bir de kötü adama kurtarıcı niteliğinde muhammed bozdağ kitabı uzatılması ritüeli var ki... program bildiğin advertorial. programdaki kötü adamın, program sonunda girdiği vicdan muhasebesinin, johnny white ın kas diye kıçına taktığı pamuktan hiçbir farkı yok. (bkz: #14506529) de irdelenmiş, bu gibi durumlarda ekranın köşesinde "tanıtıcı reklam", "canlandırma" gibi şeylerin yazılmasının gerekliliğiyle ilgili bir yaptırım illa ki olmalı.

    bir de kötü adamın, gizli kamera görüntülerini izlerken dayanamayıp kalkması, muhammed bozdağ tarafından geri çağrılması şeklinde yapılan bir vicdan sembolizmi var ki, hakikaten her bölümde kullanılmayı hakedecek kadar yaratıcı.
  • oldukça ilginç bir program. gerçek gibi. an itibarı ile yayınlanan bölümünde sunucu ile gelinine eziyet eden kayınvalide arasında geçen diyaloğu aynen yazıyorum;

    sunucu: miras kalmış sanırım gelininize amcasından, yüklü bir miktarda?
    kayınvalide: evet, doğrudur. (pis pis gülümsüyor)
    sunucu: gerçek miras nedir bilir misiniz? (manevi mirastan bahsediyor tabii ki)
    kayınvalide: (tanımlayıcı bir ses tonu ile) gerçek miras, bir insana bir büyüğünden kalan paradır.
  • televizyon sesinin çok açılması durumunda, suflörün sesinin duyulabileceği program.
  • alttan alttan mesajlar da veren program.biraz farklı bakıldıgında;
    zulme uğrayanların genelde baş örtülü kadınlar
    zulm edenlerin ise genelde başı açık kadınlar oldugu fena halde göze batmakta.
    tabiki tesadüf...
  • şu anda stv'de yayınlanan bölümünde mevzu şöyle: kayınvalide kanser hastası gelinini düzenli olarak dövüyor. bu kadar. sırf gıcıklığına, kötü insan olduğu için, giriyor efendim salona, saçından tutup kanser hastası kadını yere atıyor ve vurmaya başlıyor. bütün bu olaylar gizli(!) kameranın tam önünde oluyor. en son kafasını sobanın içine sokmaya çalıştı hatta!
    geçen hafta da üvey anne, çocukları böyle kamera önünde dövüyordu.

    rol yapıyorlar tabi ki, ama buna inanacak o kadar çok insan var ki. ne canlandırma olduğu yazıyor ne de kurgu.

    güya bu stv haksızlıkları ve yozlaşmışlıkları ispat ediyor, sonra stüdyoda bilgili bir amca "kötü" insanlara doğruları anlatıyor, onlar pişman olup gidiyorlar.. bu "doğru" insanlar aslında milyonlarca kişiye yalan hikayeler anlatıyorlar..

    hak yok, hukuk yok, polis yok, böyle yola getirmece var, böyle bir program işte..