şükela:  tümü | bugün
  • öncelikle (bkz: hayat)
    insanların hayata verdiği değere göre anlamı değişen eylem. ayrıca "kurtarmak"... neyden, kimden? hayatını kaybedenlerin neler yaptığını, onları nelerin beklediğini bilmiyoruz ki... çeşitli teoriler var ama hangimizin kafasında net bir gerçeklik var ki...
    kimine göre teknik, kimine göre duygusal bir hadise. ne olursa olsun bu duyguyu tadan insanların beyinlerinin sinapslarında neler dönüyor kim bilir...
    insan nefes alıp kalbi attığı sürece hayatta kabul ediliyor, ama kimse "hayat"ı tanımlarken "nefes alıp kalbimizin atması" dememiş. yaşamak başka bir şey, önce bunun değerini anlamalıyız; koşmak, coşmak, sarhoş olmak, sevişmek, film izlemek, yeni bir şeyler öğrenmek, yemek yemek, kıskanmak, ağlamak, bağırmak... bunların olmadığı bir hayatı kurtardığında buna hayat kurtarmak denir mi... belki de ilerde şöyle bir başlık açılır (bkz: hayattan kurtarmak)
  • organ veya kan bağışı bunun için iyi birer yoldur.
  • en zoru,
    kendi hayatını kurtarmaktır.

    suni teneffüs imkanı yok, belki o sebeple.
  • (bkz: cankurtaran)
  • duruma göre 1 prezervatifle 3(hatta aldatma/aldatılma varsa 4) kişinin hayatı kurtarılabilir.
  • tıp mesleği ile uğraşmayan bir insana hayatındaki en büyük tatmini yaşatabilen ve nadir yaşanabilecek bir olaydır. doktorlar için ise durum farklıdır. bu onların görevidir zaten. olmaması anormaldir. her doktorun başına gelmeyebilir, en çok cerrahlar yaşar bunu, tabi onların mesleğinin doğası gereği acil ve iyi müdahale edildiğinde geri dönebilecek durumlar daha fazladır. dahiliyecilerin de vardır bazen şansı ama daha az, dahiliyeci erken yakalarsa hastalığı kurtarabilir hayatı bazen. bu durum daha seyrek olur ve etkileri zamana yayılan bir durum olduğundan fark edilmesi de güçtür. ben çok az hayat kurtarabildim (evet doktorum, bugün bütün gün küfrettiğiniz mesleği yapan adamlardan birisiyim). çok daha fazla hayat kurtarabilmek isterdim, bana küfür edenlerinkini de, o devletten istifa etmemin asıl nedeni olan, tamamen haksız yere bana yumruk atan hasta yakınının hayatını da kurtarmak isterdim. belki yapabilirdim devlet hastanesinde devam etsem ama dayanamadım. elimden geleni yapmama rağmen kapıdan girerken "bana bakmayacaksın nasıl olsa burada, muayenehanene çağıracaksın" bakışına, önyargısına dayanamadım. poliklinikte istediği ilacı yazmadım diye bana "şerefsiz" diyebilen hayvan evladının hakaretlerine dayanamadım. başbakanımın, sağlık bakanımın (meslektaşım olmasına rağmen) bile tüm doktorları sahtekar, beceriksiz yerine koyan beyanlarına dayanamadım. siyasi ilişkileri sayesinde başhekim olan çobanlık bile yapamayacak başhekimin tavırlarına dayanamadım, sizlerin ön yargılarına dayanamadım. şimdi serbest çalışıyorum, isteyen geliyor isteyen gelmiyor, kimse de "orospu çocuğu " demiyor. emekliliğimi kazandığımda bir dakika durmayacağım, onbeş senem var.
  • hekimlik rutini.
  • gerçekleştirenle birlikte şahit olanları da, duyanları da (aradan on dakika veya yüzlerce yıl geçmiş olsun farketmez) mutlu eder:

    http://www.reuters.com/…nnel=2603&videoid=241742391
  • buna gerçekten hayat kurtarmak mı yoksa hayatının içine etmek mi denir bilmiyorum ama bugün sanırım birinin hayatını kurtardım.olay şöyle gerçekleşti:okula gitmek için uyandım hazırlandım adanadan mersine trenle gitmek icin çiktim yola, derse yetiscem treni kaçırırsam sıçtım.neyse apt.dan aşağıya indim deli gibi yagmur yağıyor biraz yürüdüm 2dkda sırılsıklam olunca geri eve dönüp şemsiye aldım, bindim dolmuşa gara gitcem.indim gec kalırım diye normal güzergahtan degil de rayların arasından kestirme bi yoldan gideyim dedim.koşturuyorum o sırada 30 lu yaslarda bi abla ayakyalın takılıyo raylarda ayni zamanda telefonla konusuyo bi taraftan. nerden gelsin aklima intihar edecegi tabi.sonra u telefondakine hakkini helal et dedi kafami bi cevirdim kadincagiz salya sümük agliyor.o an çaktı bende şimşekler.hemen tuttum kolundan ne yaptigini saniyorsun sen hicbisey için degmez felan klasik hikayeler.kadın agliyor bi taraftan bagiriyor rahat birak beni diye. etrafta kimse yok tabi.o esnada baktım karşıdan hızla tren geliyor üstümüze doğru.bir an dondum ne yapacagimi şaşirdim sonra kendimi toplayip kenara cektim ikimizi de.makinist görevlilere haber vermis olacak ki toplandilar basimiza polisler felan da geldi.kadını alip götürdüler.o anlık kadının ölmesine engel olmamı istedi bir güc.şemsiyeyi unutup eve geri donmem, güzergahı degistirip o yolu kullanmam.bunlar tesadüf olamaz olsa olsa zamanlama mucizesi...o kadın neler yaşıyodu, bu duruma ne getirdi bilmiyorum.bana söyledigi tek sey ailem eşim.yasamak istemiyorum.suan belki de sövüyodur bana nerden çıktı bu orospu diye, bilemem.ama umarım hersey düzelir bidaha böyle bir seye tesebbus etmez.
    o degil kelebek etkisi yapcam diye ben de gidiyodum bok yoluna.