1. is, güc, ugras seklinde gecen günlerin birbiri ardina gelmelerinden kelli beyni pörtlemesi yasayan ben, bu duygukar icindeyken kendimden gecip "hayat nedir ki, kaktüs nedir ki?" gibi derin mevzulara dalip* kendime geldigimde nerde oldugumu, nereye gittigimi, ne yapacagimi bile hatirlayamadigim durumdur.
  2. yillar once "hayat ne garip vapurlar falan" halini duydugumu hatirlar gibi oldugum guzel (hatta birinin quit message'iydi) cumle. garip version'u daha bir etkileyiciydi.
  3. deniz kenarında vapur taşımacılığı yapılan bir yerde yaşayan bir insanın kurduğu cümle. eğer öyle değilse cümlenin sahibi hepten* uçmuştur.
  4. fi tarihinde sevgili erdem bey tarafından bir şaşkınlık anında kuruluvermiş cümledir.lakin öyle manidar durup da alttan alttan boş ve dahi gereksiz bir tümcedir ki,bu durum cenkerdem tarafından da çevikçe farkedilip pek sık kullanılır bir hal almasına neden olmustur sözkonusu tümcenin..üstelik cenk bey her fırsatta erdem beyın yuzune huykurur bu sözü..-hayat ne garip di mi erdem bey,otomobıller falan..
  5. tıpkı bir kelimeyi üstüste sekiz kez söytlediğimizde (misal böbrekböbrekböbrekböbrekböbrekböbrekböbrekböbrek) hissettiğimiz o mendebur hissin başka bir versiyonu ve onun seslendirlmiş hali. ne mutlu duyduklarıma ki erdem bey kopiraytlı imiş kendisi.
  6. sırf deniz var diye mutlu olunan şehirler vardır ve burada yaşayan gönül adamları. işte onlar deniz kenarında ağlayan birini gördüklerinde elle tutulur, gözle görülür bir gerekçe olmasa bile bu cümleyi söylerler. sahi siz hiç çirkin bir vapur gördünüz mü?

hayat ne tuhaf vapurlar filan hakkında bilgi verin