şükela:  tümü | bugün
  • muabbet sirasinda sorulan ' sen hangi okuldasin' vs gibi sorulara muhakkak birinin cikip 'ben hayat okulunu bitirdim' diye cevap vermesine neden olan sifat tamlamasi*.

    (bkz: ben herseyi ya$adim)
  • bazi derslerden muaf tutulmushum, bazilarindan ana baba torpiliyle gechmishim. bi de alttan derslerim var. 1-3 e takilmishim. bu okul yetenek ishi, ben gibi yeteneksizin ne ishi var bu okulda? 1-3 te oldugum yerde sayiyorum yillardir, hergun bir af chikiyor. ben birakayim dedim birakamadim. atin dedim okuldan, henuz erken dendi ne de olsa emir buyuk yerden.
  • ibrahim tatlısesin klasik repligidir.
    "-urfa da oxford vardı da biz mi gitmedik"
    "-hayat okulunu bitirdim ben kizim bidi bidi..."
  • m.e.b tarafından kutsal kabul edilen bilgi kaynaklarına kabul edilmenin heyecanıyla kanı kaynayan minik kelebeklerin içlerini alelade dökmeden önce eğitimini alması gereken baldan tatlı eğitim yuvası. kullanılacak yardımcı edevatlar kırbaç ve topaçtır.
    (bkz: smileyler döksem saçlarına kuzuciğim)
  • size sadece yemeyi, içmeyi, üremeyi, yok etmeyi, bilumum zart zurtu değil düşünmeyi ve de hissetmeyi öğreten daha doğrusu öğrenme şansınızın bulunduğu hazırlık kursu, tabii ögrenmek istemeyenler de çıkıp aynı yerden öküz olarak gidebiliyor. (bkz: hayat)
  • çok tutan hayat kadını tamlamasının ardından ortaya çıkmış, en az onun kadar arabesk motiflerle süslü, serinin devamı ürün. ürün sahibi ise "kader" isiminde bir fenomen...
    çok daha detaylı bilgi için şöyle buyurun.
    liseden yeni mezun olmuştum. üniversitemdeki ilk yıl başlayıncaya kadar yazı çalışarak geçirecektim. neticede babamın vasıtası ile laleli'nin arka sokaklarında bir otelde garson olarak çalışmaya başladım. laleli, bildiğiniz dejenerenin önde gideni olan. otel sahibi, babamın arkadaşı, beş vakit namazını kılan, hac vazifesini yerine getirmiş, sizlerin de çevrenizde pek sık rastlayabileceğiniz bir profile sahip yaşlıca bir adamdı. ama ayrıca patrondu. laleli'de gözü gibi baktığı yedi tane oteli vardı. yemeğini beş dakikada bizimle yer hemen bir diğer oteline koşardı. gün boyunca koşuştururdu bu adamcağız. bir kaç kez oturduğunu görmüşlüğüm vardır. onlar da gelen yağlı müşteriye "köprü-ayı" muamelesinin haricinde bir şey için değildi. otelde ki müşteri sayısını artırabilmek için rus sermayeleri görmezden gelebiliyordu. hatta bu sermayelerin hemen yanında namazını kıldığını biliyorum. iş hayatı, aklımın ermediği yüzlerce tezatla doluydu. "hem bu dünya için hem de öbür dünya için çalışma" bu olsa gerek. gün boyu "ne kadar fazla para kazanabilirim" için otelleri arasında mekik dokuyan bu insan evladı, evine gittiğinde uyur sanırdım ilk gece mesaime kadar. oysa ne yanlış bir öngörü imiş. her iki saatte bir olmak üzere müşteri sayısını öğrenmek için telefon edermiş otellerine sabaha kadar meğer... resepsiyon arkadaş telefon edeceği saati o kadar iyi bilirdi ki tam beş dakika öncesinde çalar saat ile uyanır, telefonu beklerdi uykuda yakalanmamak için. velhasıl, böyle bir adamdı işte...

    iki ayım bu patron denen adama hayranlığımla geçmiş, artık okulun açılmasına bir hafta kalmış, işten ayrılmam gerekiyordu. kendisine okulum nedeniyle ayrılacağımı söylediğimde bana o eski klasik imajına ihtiyaç duymayarak şunları söyledi;
    bak olum wise man, ben ilk okul mezunuyum. senin yaşlarında senin gibi bu işe başladım. çalıştığım ilk otelin sahibi olmayı başardım. daha sonra bir otel daha açtım, iki tane oldu. durmadan çalıştım (eli omzumda, ağzım açık). hayatın ta kendisini, hayat okulunu okudum ben. bak! şimdi görüyorsun di mi beni!
    görüyorum dedim, görüyorum...
  • başarılı olmak için yaşanmışlardan ders almak gerekir.
  • bin ders-i maârif okunur her varakında
    yârab ne güzel mekteb olur mekteb-i âlem

    ziya paşa
  • hayat okulundaki sınavlar benim için sadece orta not alınması gereken testlerdir. kesinlikle niyetim yok daha yüksek not almaya..tek derdim, sınıfı geçip gitmektir..
  • şüphesiz ki mezun olması en zor olan okul.