• reha erdem'in çekimlerini şu günlerde sürdürdüğü son filminin adı.
  • hayat adlı bir kızın bir hayli zor geçen hayatını konu almaktadır.
  • ne zaman ortaya çıkacaktır diye merakla dolduğumuz reha erdem filmi.

    edit: sanırım sonbahar 08 de bizimle buluşacakmış

    edit: film ortaya çıkmasa da fragmanı çıkmış. izledik merakımız bir kat daha arttı. filmi gösteren ilk festivale koşacağım...
  • (bkz: antalya altın portakal film festivali)'ndeki yarışma filmlerinden. galasına katılarak, 20 dakikada anlatılabilecek bir konunun uzatıla uzatıla, sündürüle sündürüle 110 dakikaya nasıl çekildiğini gördüğüm film. sanırım seyirciyi rahatsız etmeye odaklı bir tarzı vardı filmin. (buraya kadarını anladığımı sanıyorum.)
    ne çok insanın rahatsız olduğunu film çıkışında seyircinin gözünden okunabiliyordu zira. 30 kez geminin etrafında motorla geziliyor olmasını çekmenin, neredeyse hep aynı sahnenin perdede dönüyor olmasının, vapur düdükleri, cam şangırtılarını sürekli yinelemenin, kasılarak sanat filmi yaratma çabası olarak algıladım. reha erdem 'in önceki filmleri hakkında hep olumlu düşünceler sahibiyken, bu biçimde filmden çıkmak biraz üzücü. abartılı bir kasma, sanat filmi çekeceğim diye sahneleri bu kadar sündürmenin anlamı yoktu. sinema bilgim müthiş olmasa da belli oranda bir beğeni sahibi olduğumu düşünerek, filmin bunca abartılmasını yanlış bulduğumu söylemeliyim. yine de kolay gelsin.
  • söz konusu hayat ı elit işcan oynuyor.
  • reha erdem in son filminin adıdır. hayat isimli bir kızın yaşadığı zorlu hayat anlatılacakmış filmde. reha erdem'in söylediğine göre bu filmi sert bir film olacakmış. çekimler istanbul - göksu'da gerçekleştirilmiş. reha bey istanbul'un denizden daha iyi göründüğüne inandığı için çekimleri çoğunlukla bir kayıktan yapmış. 'beş vakit'in başrol oyuncularından elit işcan, erdal beşikçioğlu ve levend yılmaz filmin başrol oyuncularıymış. erdal beşikçioğlu canlandırdığı karakter için 'insan artığı' demiş ve şunları eklemiş: ''hiçbir baltaya sap olamamış, sadece kızı nedeniyle babasının kulübesine sığınmış, gemilere kadın götüren, uyuşturucu kuryeliği yapan kıyıda köşede kalmış bir insan bu..''

    ingilizce adı my only sunshine olan filmin, müzikleri orhan gencebay tarafından hazırlanmış. reha erdem'in fona arabesk müzik koyma tutkusu devam ediyor anlayacağınız*

    http://img258.imageshack.us/…g258/8476/resimln3.jpg

    filmin afişiyse şu şekildedir:

    http://img258.imageshack.us/…e0c1e947ba8ef98oc9.jpg
  • bugüne kadarki reha erdem filmografisindeki en ayrıksı film. beş vakit filmiyle birlikte reha erdemin farklı bir mecraya kaymakta olduğunu hali hazırda görmüştük. ancak bu kez yine arabesk tınıları içinde ama nuri bilge ceylan esintileri taşıyan bir filmle karşı karşıyayız. ister istemez de, kaç para kaç ve korkuyorum anne gibi kıvrak zekasına hayran olduğumuz özgün filmler yapmış reha erdem neden nuri bilge ceylana benzesin ki diyoruz. filmde elbette incelikli durumlar, son derece ustaca kurulmuş dengeler söz konusu. görüntü yönetimi ve ses tasarımı oldukça etkileyici. zihinde bıraktığı tad değişik.

    aslında bu birbirine benzeme hali daha da büyük çapta sanıyorum. nuri bilge ceylan zeki demirkubuz öyküsü çeker gibi; semih kaplanoğlu nuri bilge ceylan olmuş sanki; erden kıral da zeki demirkubuza dönüşmüş adeta. bu isimler de sürekli birbirlerine teşekkür halindeler, jenerikleri şöyle bir okursanız birkaç senedir süren teşekkürleri görebilirsiniz. ancak şimdilik bu konuyu olgunlaşmaya bırakarak, reha erdem ne çekerse çeksin siz yine de izleyin diyoruz.

    3 yil olgunlasan edit: zihinde biraktigi tad derken dogru yerden girmisim aslinda. kosmosla gorduk ki; tad onemli.
  • istemem ayrılık boynumu istemem aşkıma leke sürülsün, ben rüyamda bile yalnız seni sevdim istemem baharda yaprak dökülsün şarkılı film...neden o kadar uzun?neyi uzatırsın o kadar reha erdem? çok mu şahane konu çok mu mükemmel?
    mekanlar güzel
    sapık kılıklı teyze süper oynuyor.
    başroldeki elit işcan hepsinden iyi tamam oldu da eeee??????
  • 2008 sonbahar döneminde sinemalara girmesini bekliyorduk. bize söylenen buydu. sonbahar geldi geçti film sinemalarda gözükmedi. kıllandık. filmin dağıtımcısı atlantik film ile temasa* geçtik. ve öğrendikki finansal durumları ayarlayamamışlar. filmin sinemalara çıkması bile tehlikeli sularda olabilir. ancak reha erdemi takip eden bilir ki mart-nisan ayları arasında kavuşacağımız istanbul film festivalinde ziyadesiyle filmi izleyeceğiz. kaçış yok bundan.
    bu film izlenecek başka yolu yok. bağırmayan taraftar siktirsin gitsin. (bkz: arog etkisi)

    *temasa geçmekten kasıt edilen mail trafiğinden başka bişi değildir.
  • üç maymun ve süt'ü kısa aralıklarla izleme fırsatı bulduktan sonra keşke hayat var'ı da yakın zamanlarda izleyebilseydik de türkiye sinemasındaki en önemli yönetmenlerden üçünün filmlerini karşılaştırıp etkileşimlerini gözlemleyebilseydik. napalım bekleyeceğiz, yapacak bişey yok.**