şükela:  tümü | bugün
  • (garıplıgı ve de karmashıklıgı achısından) 1999 yılında mumkun olmayan shey
  • hayatın saçını taramak, biraz makyaj yapıp dolabındaki en yeni kıyafetleri çıkartıp giymesini sağlamak... sonra yatma-kalkma saatlerini diğer hayatlarınkine ayarlamak, çek-i düzen kervanına sokup, her hayat olmak...
  • hep peşinde olunan şey; aslında bilerek de hayata tam bir çeki-düzen verilemez; sonra yapacak ne kalır ki?
  • kimilerince "evlenmek" hayata ceki duzen vermenin bir diger adidir.
  • evlenip çocuk yapana kadar istenildiği şekilde yasamak gerekir hayatı. çocuk olduktan sonra hayata çeki düzen vermeli yoksa boynuz kulağı geçer falan...
  • çok radikal kararlar aldım gibi bahar temizliği misali karakterlerce periyodik olarak hayata uygulanmak istenen karardır. eyleme pek dönüştüğü görülmese de önemli olan inançtır. başlamak bitirimenin yarısıdır, haydeee eller havaya..
  • istekle olamayan seydir...nitekim insanoglu kendi hayatina ceki duzen veremez.nasil yasadiysa oyle devam etmeye megillidir bu mahlukat.ne zaman hayat zorlamaya baslar, o hayata baska sorumluluklar da dahil olur, iste o zaman daha cok hayat insana ceki duzen verir...kisi cogu zaman hayatin oznesinden ziyade subjesidir...
  • yapmaya çalıştıkça daha çok nefret edilen olay... sabah kalkmaktan akşam yatmaktan, işe gitmekten gelmekten, traş olmaktan ve bunun gibi insanı düzene sokacak her türlü hareketten tiksinmenize sebep olabilecek durum.
  • özellikle bunalımdayken yapılması daha bir zor olan hadise.
  • o kadarını* veremiyorsan daha azıyla* da hayat iyileştirilebilir: hayata kental-düzen verirsin olur biter . . .

    entry bit(t)erken: yalvaç ural'ı aratmadığın zamanlar var muntazaman . . .