şükela:  tümü | bugün
  • hacıosman-yenikapı metrosundayız. yenikapı'da inmemiz lazım derken son durak gazı arkadaşıma "dur dur bak napıcam" dedim. metro istasyona yaklaştı kapılarını açtı açıcak... açılacak olan kapıya değil diğer kapıya doğru cool bir dönüş yaptım. sürü psikolojisi olarak bir sürü insan benimle aynı yöne dönüp kapı açılmasını bekliyor derken arkamızdan gelen kapı açılma sesiyle insanların hepsi dönüp bir yüzüme baktı ama ciddiyetimden ödün vermiyorum insanlık hali içimde kahkahalar kopuyor derken yaşlı bir amca yaptığımı anlayıp "siz var ya siz" deyip bir gülümsedi otomatikman gülmeye başladık derken dayak yiyeceğim günü sabırsızlıkla bekliyorum.
  • hic beklemedigin anda cikip gelmesi gozlerinin dolmasi belli etmemeye calsman
    sarilman oylece saatlerce kalman kokunu icine cekmen herseye deger
    kisacik ama bir omre bedel ...
  • otobüste metroda vs. yaşlı birine yer verince kahraman edasıyla kabarmak... sanki dünyayı kurtardın amk.
  • işe giderken bindiğim takside "derse geç kaldım" demem üzerine, "hoca mısın küçük ablam?" diye soran abiye "yok abi eğitimdeyiz" demem üzerine, varış noktasına gelindiğinde "öğrenciymişsin küçük ablam" diye indirim yapmaya kalkan taksici.

    "eğitim için bana maaş veriyolar" diye kabul etmedim ama gülümsedim ders başlayana kadar sözlük.
  • bugün utana sıkıla yemeksepeti'nden bir sipariş verdim. neden utana sıkıla olduğuna gelince, bilen bilir, sarıyere bağlı pek çok semt bolca yokuş barındırır, kar yağdıktan sonra öyle bir buzlanma olur ki o yokuşlardan düşmeden inip çıkan adama madalya takarlar. işten gelirken dikkat ettim, benim evimin sokağında karlar epey erimişti ama siparişimi verdiğim restoranın yerini tam olarak bilemediğimden siparişime yine de not düştüm: 'buzlanma varsa sizin için sorun olmasın. siparişimi iptal edebilirsiniz.' diye.
    yarım saat sonra siparişim geldi. kurye, yemeğimi teslim ettikten sonra tam arkasını dönmüş gidiyordu ki, geri döndü. 'biliyor musunuz?' dedi gözleri dolu dolu, 'günde 35, 40 defa sipariş teslimine çıkarım. ilk defa böyle bir mesaj alıyorum. çok teşekkür ederim bana insan olduğumu hatırlattığınız için.'
    hayata dair küçücük bir detay. belki çok önemsiz. belki buraya yazmaya değmez. ama o kuryenin tüm içtenliğiyle yazdığım notu teşekküre layık görmesi gülümsememe yetti. iç burkan anılara koymaya kıyamadım. gülümseten anı olarak kalsın istedim ve bu başlığın altına yazdım. ne olursa olsun kalbinizle yaptığınız herşeyin size geri dönmesi çok güzel.
  • annemle babam ayrılmadan önce ankara/dikmen taraflarında otururduk. 8-9 sene o evde oturduk. alt komşumuz var. can amca ve karısı. annemle babam kavga mı etti. hop can amca yukarda. gözleri dolu dolu gelir ''yapmayın evladım'' derdi. komşu ziyaretlerinde likör ikram ederdi. bisikleti sürmeyi can amcadan öğrendim. velhasıl güzel adamdı can amca.

    seneler geçti liseyi bitirdim. derken yolum eski evimizin sokağına düştü. çaldım kapılarını tık tık. karısı çıktı. tanıyamadı beni ilk başta. yaşlılık hali. arkasında can amca göründü ''oğlum'' dedi gözleri doldu. benim de gözlerim doldu. oturduk sohbet ettik uzun uzun. çocukluğum geçti gözümün önünden. her şey değişmişti. bir tek can amcanın bana ''oğlum'' demesi. bir de gözlerinin doluşu aynı kalmıştı. saf sevgi ne güzel şey.
  • birbiriyle şakalaşıp, birbirlerini kovalayan 35 yaş üstü insanlar. birbirlerini kovalarken içlerindeki çocukları görebiliyorsunuz. yüzde büyük bir gülümseme bırakması işten bile değil.
  • şu #47087191 ve şu #49864967 entrylerimi okuyanlar bilir. pek sosyal olmayan ve psikoljik sıkıntılarla erken tanışan bir oğlum var. şimdi o günlerden çok daha iyi ama hala bazı eksikler ve giderilmesi gereken sorunlar var.
    bu sene ilk kez okula gidiyor. daha beş yaşında bile değil ama sorarsaniz beş yaşında. bugün ilk kez karne aldı. okulda öğretmenin öğrettiği birkaç şarkı ile gösteri yaptı. onu izlerken ne kadar çok yol katettiğini gördüm. yüzündeki gülümseme ve sevinçle öğretmenine sarılarak aldığı karnesi onun yüzünü güldürdü. koşarak gelip bana sarılması ise benim yüzümü.
    insanın evladı ona tüm sıkıntıları unutturuyor gerçekten. hayatta insani gülümseten en anlamlı şey onun mutluluğu.
  • benim annem güzellik uzmanı/kuaför. ayda bir köy seçip, salona kilidi vuruyor. çalışanlarını da yanına alarak çocukların saçlarını ücretsiz kesmeye gidiyor. çok tatlı lan. hem kendisini onore edeyim, hem yıllar sonra entrylerimi kurcalarken anısı kalsın burada.

    - http://i.hizliresim.com/l1gq9j.jpg

    su dünyada çocuk güldürebilmekten daha güzel ne olabilir?

    biraz daha detaya gireyim:
    - görsel1
    - http://i.hizliresim.com/kn0ygq.jpg
    - http://i.hizliresim.com/w1olgm.jpg
    - http://i.hizliresim.com/nrgrla.jpg