şükela:  tümü | bugün
  • kırmızı ve büyük kütür elmanın üzerine, sarı ve büyük kütür elma yemek.

    elma mutluluk demek.
  • sevdiğin müzikleri dinlemek.
  • sabahın ayazında yanında duran dolmuşun egzostundan çıkan sıcak havanın ayaklarına vurması.
  • bir yerde otururken, adını bile bilmediğim bir filmin içinde duyduğum, herhangi bir belgeselde rastgeldiğim vs. kısacası geçmiş zamanda kulağıma çalınmış hoşuma giden bir melodinin veya şarkının çok sonraları hasbelkader karşıma çıkması. işte o an mağlubiyetin eşiğinden dönmüş fakat zafer kazanmış bir komutan kadar onurlu, eşeğimi kaybedip sonradan bulmuş gibi de mutlu oluyorum.
  • 31 yasındayım ve hayatımda ilk defa mukemmel bir isyerinde calısıyorum.
    is arkadaslarım seker gibi.
    patronum bal ne ki seker ne ki kategorisinden yarısmaya katılıyor.
    cok mutlu ve huzurluyum is yerimde.
    her sabah yasasın is gunu diye uyanacagım utanmasam.
    tanrım ne olur bitmesin sursun bu ruya....
  • hiç olmayacak yerde, beklenmedik anda bir vending machine ile karşılaşmak.

    ne satarsa satsın, yeter ki hamidiye su olmasın; gördüğüm yerde koşup elimdeki tüm bozuklukları o makinaya doldurabilirim. çocukluğumuzda hangi filmleri izlemiş ve bilinçaltı denilen yere neleri saklamışsak, böyle böyle mutluluk oluyor sonra.
  • pazar gunu fifa oynarken guneslige ragmen ekrani parlatan gunesin birden araya bulut girmesi sayesinde parlakligini yitirmesi sonucu gozlerde olusan rahatlama bunlardan biridir bence.
  • hiç kimsenin kurulanmadığı, yeni yıkanmış ve mis gibi yumuşatıcı kokan havluya yüzünü kurulamak.
  • sabahın köründe amsterdam tren istasyonu çıkışı gesi bağları çalan sokak sanatçısıyla karşılaşmak.