şükela:  tümü | bugün
  • üzücü olayları ve sıkıntıları görmezlikten gelmek, herşeye iyi tarafından bakmak anlamında kullanılan deyim. polyannacılığın biraz daha hafif hali. en çok doktorların, özellikle asabiyecilerin kullandığı bu deyimi gerçek hayata taşıyabilsek belki stresten kaynaklanan çok sayıda hastalığımızdan kurtulabiliriz; ama zaten sinir stres yüzünden hasta olmuş bir kişi birden bire doktor böyle dediği için nasıl hayata pembe gözlüklerle bakmaya başlar bilemiyorum.
  • hayata at gözlüğüyle bakmaktan yeğ tutulabilecek eylem. en azından konu/olay/durum üzerinde düşünülür edilir, tek bir şeye bağlı kalınmaz. hem abartılmadığı müddetçe karşı tarafa sinir krizi geçirtmez de, mis.
  • kar beyazını görememektir. *
  • hayatın belli bir noktasında, kimliği belirsiz bir kişi tarafından surata sıçılmak suretiyle contrast ayarı yapılarak düzeltilecek davranış.
  • bahsedilen gözlüğün çerçeveleri dore renkli ve yıldız şeklinde ise, beyaz pantolon üstü çıplak vücuda kürk giyerek ve beyaz, üzerinde 3 tane tüy bulunan fötr şapkayla tamamlanabilecek üniforma içi bakışı.

    (bkz: you are officially pimped)
  • kendini kandırmaktan başka birşey değildir. bir nevi pollyannacılık oyunudur . olay pembe gözlükte deil hayata öle bakmak isteyen zihniyette biter
  • bu gözlükler bir de kalp şeklinde olursa tadından yenmez.
  • erkegi homo seksuel gosteren,kadinlari hos gosteren durum.
  • kusura bakmayın ama tepemi attıran bir davranış. tamam, benim kadar karamsar olmasın kimse. çekilmezim, sıkıcıyım, sürekli homurdanırım, eff pöfff derim. tam sopalığım yani. ama pembe gözlükle bakmak denilen şey de bence bir noktadan sonra çok sağlıklı değil. ayarını tutturabilen varsa ne ala, benim gibi olmalarından iyidir. ama bazıları var ki tam sopalık. her kötü olayda bir iyilik yoktur. bazen kötü bir insan sadece kötü bir insandır, kötü bir olay sadece kötü bir olaydır. zorla onda iyilik aramaya çalışmak saçmalıktır. kötü olarak kabullenip geçmek varken neden illa "ay iyi ki gelmiş de ebemi zikmiş, o olmasa bunun nasıl bir şey olduğunu bilemezdim" demek zorundasın ki? kabul et geç. seni sevmedi, seni istemedi, seni dolandırdı, sana güvenmedi, senin aptal olduğunu düşünüyor, senin bu iş için beceriksiz olduğunu düşünüyor, seni o terfiye layık bulmadı, seni işte yeterince başarılı bulmuyor vs vs vs... iş, aşk, arkadaşlık fark etmez. bazen "he" deyip geçmek lazım.