*

şükela:  tümü | bugün
  • genelde hayattan korkmak suretiyle suruyle hareket etmek.pek azi gercekten ciddiye alip bisiiler yapar hayat icin.geri kalani icin hayat ayda 1 milyar maastan yilda yilda 12 milyar ,20 yilda240 milyarlik kazanctir.bunun yarisi harcanir diger yarisi ev ve arabaya gider..e bunu gorenler ne yapar?...sanirim ciddiye almazlar.
  • içindeki mizahı daha kolay anlamanı sağlayacak bakış açısı
  • dişi bunyelerin
    - hayatı hiç ciddiye almıyosaaaaaan!!!
    demek suretiyle erkeklerden bekledikleri eylem
  • herşeyi en küçük ayrıntısına kadar önemseyip bazen hayattan hiç bi tat almamanı sağlayan hadise.
  • kof bir sözdür. çünkü kimse şaka olsun diye, şakacıktan yaşamaz.

    esasen kendini çok önemsemek anlamına gelir, fakat bu şekli negatif göründüğünden, böyle gudik bir şekle büründürülür. bu anlamda takiyedir, çirkindir.
  • tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış durumudur...
  • gereğinden fazlası için (bkz: çok zararlı hata)
  • hayat zaten ciddiye alınacak formatta olan bir olgu olmadığı için, onu ciddiye almak gereksiz ve bir o kadar da mantıksızdır. hayatı ciddiye almaya çalışan insan, şakayı ciddiye alan insan gibidir. hatta direk odur. çekilmez. kaçın, kaçının.
  • yaşamaya dair

    yaşamak şakaya gelmez,
    büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
    bir sincap gibi mesela,
    yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
    yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

    yaşamayı ciddiye alacaksın,
    yani o derecede, öylesine ki,
    mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
    yahut kocaman gözlüklerin,
    beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
    insanlar için ölebileceksin,
    hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
    hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
    hem de en güzel en gerçek şeyin
    yaşamak olduğunu bildiğin halde.

    yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
    yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
    hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
    ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
    yaşamak yanı ağır bastığından.

    diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
    yani, beyaz masadan,
    bir daha kalkmamak ihtimali de var.
    duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
    biz yine de güleceğiz anlatılan bektaşi fıkrasına,
    hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
    yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
    en son ajans haberlerini.

    diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için,
    diyelim ki, cephedeyiz.
    daha orda ilk hücumda, daha o gün
    yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
    tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
    fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
    belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.

    diyelim ki hapisteyiz,
    yaşımız da elliye yakın,
    daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
    yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
    insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
    yani, duvarın ardındaki dışarıyla.

    bu dünya soğuyacak,
    yıldızların arasında bir yıldız,
    hem de en ufacıklarından,
    mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
    yani bu koskocaman dünyamız.

    bu dünya soğuyacak günün birinde,
    hatta bir buz yığını
    yahut ölü bir bulut gibi de değil,
    boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
    zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.

    şimdiden çekilecek acısı bunun,
    duyulacak mahzunluğu şimdiden.
    böylesine sevilecek bu dünya
    "yaşadım" diyebilmen için...

    nazım hikmet ran
  • saçmalıktan öte başka bir şey değildir. bir şeyi ne kadar önemseyip ciddiye alırsanız karşılaştığınız iyi ve kötü durumlara karşı tepkiniz o kadar büyük olur. onun yerine sakin ve olağan görmeye bakın her şeyi. karşınıza çıkabilecek her türlü duruma karşı temkinli ve sakin olmanızı sağlayacaktır bu. 'duygusuz insan' sıfatı altında yakıştırmalara maruz kalabilirsiniz fakat ciddiye almamaktan bahsediyorum ben. ciddiye almıyorsanız size giydirilmeye çalışılan sıfatları da önemsemezsiniz. ayrıca ciddiye alsanız ne olacak ki? millet zaten size bir kulp bulup yakıştırmak için elinden geleni yapacaktır.
    not:
    ciddiye almayın derken de hayatın cılkını çıkartın anlamını çıkartmayın. olağan ve sakin sadece bu kadar işte.