şükela:  tümü | bugün
  • isvereninden maasini aldigin vakit..
  • bazen bir dilencinin isyanı ile tetiklenen farkına varma anlarıdır.

    üzerinden yıllar geçmesine rağmen unutamadığım, her hatırladığımda içimi burkan yaşlı amcanın isyanı da bunlardan biridir. ankara'da, şu anda neresinde olduğunu hatırlamadığım bir bölgede sıra sıra dizilmiş, gelenlerden para dilenen, ve bu işi mecburiyetten değil de meslek olarak yaptığı çok belli olan, kucağında bebekli kadınların arasında, kaldırıma çökmüş, umutsuzca insanların yüzüne bakan, kucaktaki bebek faktöründen dolayı bütün sadakaları kadınlar aldığı için eli boş, havada kala kalan amca sonunda dayanamayıp, yorgun sesiyle "ben de insanım, bana da verin" diye isyan etmişti. kadınlar yüzsüzce kikirdeyerek adamdan biraz uzaklaşıp ona da dilenme alanı açmışlardı, ama insanlar daha amcanın yakınına bile gelemeden önlerine atlayıp rahatsız edici bir şekilde dilendikleri için insanlar yardım edecekleri varsa bile vazgeçiyordu veya sadakalarını bu kadınlara verip hızla uzaklaşıyordu. zaten hayatta kalabilmek için dilenmek zorunda kalacak kadar düşmüş bu adamın, yetmiyormuş gibi bir de profesyonel dilencilerle baş etmek zorunda kalması adaletsizliğin vücut bulmuş haliydi gözümde.
  • bir ülkenin yarıya yakının, çeşitli açılardan kameraya alınmış bir cinayeti: nefs-i müdafaa, maktul hak etmiş vs şeklinde değerlendirirken yine aynı ülkenin aynı yarısının, şu gün kamera görüntüleri gösterilecek denilen ve fakat aylarca gösterilmeyen görüntülerle tüm gezi parkı destekçilerini camide içki içen, sırf türban taktığı için bir kadını, kucağında 6 aylık bebeğiyle bayıltana kadar dövüp, baygın haldeyken üzerine işediklerine inanmalarını görmek hayatın adil olmadığının anlaşıldığı aylar süren bir andır, indimde.
  • birçoğumuzu dün düşündürmüştür.

    (bkz: 5 ağustos 2013 ergenekon davası karararı)
  • iki kelimeyi bir araya getiremeyen,ders geçmek için senden aldığı kopyalara ihtiyacı olan,dersi kendi için değil öğretmen için dinleyen,öğretmenlerin kuyruğu olarak notlar alan,karakteri olmayıp eksi notun bile çok geleceği ilkokul arkadaşının üst düzey yönetici olduğunu gördüğün andır.
  • saymakla bitmez.bu anlar herkese gore degisen nerde durdugun ve nerden baktiginla da ilintilidir.
  • geçen hafta bir arkadaşımın başına gelen olay. arkadaşım beş ay önce bir adamla tanıştı ve bir süre birbirlerini tanıma süreci yaşadılar. facebook arkadaşlığı, instagram takipçiliği vs. adamımız hayatında biri olmadığına dair beylik laflar edip, kızımızı kendine inandırdı. bizimki güven duymaya başladığı sırada başka bir kız daha adamımızın hayatında belirdi ve hayatındaki kadın olduğunu söylemeye başladı. arkadaşım bu kızın kim olduğunu sorunca üniversiteden arkadaş olduklarını, dert ortağı vs olduklarını, kızı rahatsız edenlere karşı sevgili gibi takıldıklarını söylemiş.
    bizim arkadaş pek emin olamasa bile durumu incelemeye başlamış ama bu adam her şeye rağmen bizim arkadaşa aşk meşk lafları etmeye devam etmiş ama özel hayatının içine uzak tutmak için facebook sayfasını bizimkine kitlemiş. bu duruma da etkileniyorsun demiş, safımız inanmış. arada bizim arkadaşı eve çağırıp yatağa atmaya çalışmış bizimki bu tarz bir ilişkiye hazır olmadığını, henüz tanıma aşamasında olduğunu söyleyince adamımız araya mesafe koymuş ve bu hafta diğer kızla tatile çıkıp fotoğraflarını instagramda paylaşmış. arkadaş resmen şoka girdi.
    üzülse mi kurtulduğuna sevinse mi bilinmez bir ruh halinde dolaştı tüm hafta. meğer adamın bu kızla 8 yıllık ilişkisi mevcutmuş ve arada böyle genç kızları kandırıp yatağa atıyormuş ve bu durumdan vicdanen hiç etkilenmiyormuş.
    işte erkeklerin acımasızlığına bir örnek. hayat adil mi? kızımız bakire olup ilişkiye girmeye korktuğu için bedenen olaydan etkilenmedi ama uğradığı yat kullan at tipinde yaklaşım ne oluyor? işin kötüsü 8 yıldır yattığı ve ilk erkeği olmadığı kadına saygı duyarken...
    tiksiniyorum bu tip insan kılığındaki ayılardan. günah ya