şükela:  tümü | bugün
1234 entry daha
  • (bence) insan doğduğu zaman hayatı anlamlı bir varlık değildir. insan, insandan bağımsız olarak varlığını sürdüren medeniyet ile diyalog kuramazsa yaşamı bir hayvanınkinden farksız olarak anlamsız kalır. öldüğünde hiç yaşamamış olur. hiç yaşamamış olmak bir felaket değildir. fakat yaşam enerjisine sahip olup bunu ziyan etmek bir felakettir. bu skalanın ortası yoktur. ya hayatınız bir diyaloğun parçasıdır ya da monoloğun. diyaloğunuz özgün, pozitif ve biraz da etkili olması yaşamınıza anlam kazandırır.

    anlamın zamanla yitecek olmasının bir önemi yok. sen de uzayın her noktasını doldurmuyorsun ama bu senin bir noktada olduğundan bir şey eksiltmez.
  • yoktur.

    sizin koyduklariniz ve yapistirdiginiz etiketlerle bi anlam kazanir hayat. siz de bu anlam ya da anlamlari yuceltmek ugruna, o sekilde yasar gidersiniz..

    benim icn yoktur. ama keyif veren 3-5 sey icin, sistemde yerimi alip takiliyorum. (calis-kazan-harca-tuket)

    peki neden daha ulvi amaclar, anlamlar icin, kendini yirtip ugrasmiyorsun? neden uretmiyorsun? derseniz; cunku bana bir faydasi yok.. hedonist ve comformist toplulugun uyelerinden biri olarak, su an benim yaptigim, daha mantikli ve daha tatminkar.. ha istemez miyim ulkemde insanlar daha akilli daha egitimli olsun, hatta dunyada genel anlamda iyilik ve medeniyet kazansin filan.. istiyorum ama, bunun icin ugrasacak kadar tassakli ya da aptal degilim.

    cunku yapanlara, yazanlara, ugrasan didinenlere bakiyorum, hepsinin tek elde ettikleri, adlarini yadediyor olmamiz.. onun disinda hic bir skim degistirememisler, degistirdiklerini sandiklari kotulukler de, evrilip baska sekillerde tekrar hayat bulmus..

    tahmini 70 senelik omrumun kalan 30 unu, kendi keyfime harcamak daha rasyonel..
  • kendimiz yaratırız. anlamsızdır çünkü. mutlu olmak mı? hiç düşünmedim. her halükarda mutsuz öleceğiz. birlikte olmak mı? her halükarda yalnız öleceğiz. insanlığa hizmet mi? gene her halükarda insanlıktan çıkacağız. bir gün hiç bişeyin bir önemi kalmayacak. bazen yaşarken bazen de ölünce bu mutlaka olur. bir havuz problemi düşün ki ne kadar su verirsen ver havuzu doldurman imkansız. elbet bir gün tamamen boşalacak olan bi havuza su taşıyoruz. öyleyse bu yaptığımızda anlam nerede. anlam ararken istediğimiz şey sonsuzluk sonsuza en yakın halimiz ölmek o halde hayatın anlamı ölüm anlamlı bir hayat ölüm fikri üzerine daha çok kuruludur. henüz ölmeden ne yapılabilirse ona çabalar ki anlamlı hale getirebilsin öteki türlü nasıl olsa ölcez diyenler gibi yaşar. yani ölüm düşünür ki yaşayabilsin. belki de yaşadığı için ölüm düşünür bilmiyorum. bu durumda ölmeyi tasarlamış oluyor. diğerleri bunu yapmazlar ölmenin bir önemi yoksa yaşamanın da yoktur dolayısıyla hayat onlara göre anlamsızdır.

    kendi anlamını kendin yaratmak da ayrı konu. nası yani yorumlamak gibi mi bu. örneğin saat beşte eve geldim bunun hiç bi anlamı yok. kendim ne kadar düşünsem de anlam yaratamam ki. önceden planlarsam belki. mesela bu gün saat beşte evde olacağım demeliyim sonra eve geldiğimde anlamlı olur. peki neden böyle bişey yapmaya karar verdim dersem gene anlam arayışına girmiş olurum. o zaman da bir sebep için saat beşte evde olmaya karar vermem gerekiyor peki nedir o sebep? her şey olabilir ama her sebep neticede kendinden önceki sebebin sonucudur, öyleyse beni eve götüren sebep ne olursa olsun birden bire ortaya çıkmadı. çok basit mi düşünüyorum bilmiyorum ama ilk sebep hiç bir zaman biz olmayız ama kendimize anlam yaratmaya yeltenirken bunu çok kolay gözardı edebiliyoruz.

    anlam zaten bir şeyi başka bişeye çevirmek değil mi. dönüştüren bi özelliği var. mesela selam kelimesini ele alalım nedir anlamı kişiye ve duruma göre değişiklik gösterir bak ne kadar da anlamsız. hadi spesifik bir örnekle inceleyelim. bir kıza verilen selam. şimdi işler daha da karıştı. acaba hangi anlamda selam. tanışma mı tanıma mı merak mı öylesine mi zorunluluktan mı sıkıntıdan mı libidodan mı ne anlamda selam. kelime tek bi tane harf sayısı ve yazılışı sabit ama çok farklı anlamlara gelebiliyor. sözlükte bulunmayan anlamlar taşıyabiliyor. mesela bir insanın karşı cinsle çiftleşme hamlesi. veya bir insanın başka bir insanla iletişim kurma ihtiyacını giderebilmek için etkileşim başlatması. hadi bakalım, ne oluyor da bu kadar yavşaklaşabiliyor bu anlam e çünkü gerçekte anlam yok amk. o yüzden zaten kendimiz buluyoruz. sonra ben buldum diyoruz. aslında demiyoruz çünkü söylersen olmaz. zaten esprisi orada sen söylemeden anlaşılmalı. dilini sikiyorlar konuşanın.

    ne hayatı ne de insanları anlamıyorum galiba anlamsız olan benim.
  • hayatın dışsal, external bir amacının olmaması ağır bir yüktür. yani insanın içine doğduğu dünya zaten ağır ve yorucu iken, üstüne insan "ben neden bu aptal işleri yapıyorum" sorusuna kendi cevabını dizayn etmek zorunda. işte bunların hepsinin sebebi of not being a jew. seni koruyan, kollayan, seni seçmiş bir tanrı'n yok. tıpkı 3 bin yıl önce olduğu gibi hala bazı insanlar kendisini tanrı addediyor ve sen de yevmiyeli kölesin.
  • sevgilim için ben, benim için sevgilim.
  • yıllardır aradığım ama bir türlü bulamadığımdır. para diyenler var mesela. daha lüks bir evde yaşamak, daha rahat koltuğu olan bir arabaya kıçını koyma, daha lüks bir telefon ve dünyanın en güzel kadınlarıyla birlikte olmak hayatın anlamı olamaz. sevgili veya aşk da olamaz. her insanın bu dünyaya gelmesinin diğer insanlardan farklı bir anlamı olmalı ama nedir bu? insanların çoğu zaten bu anlamı aramayı bile düşünmezler, düşünenlere de deli muamelesi yaparlar. arayanlar da ömrünün sonuna kadar bulamadan arayıp dururlar. hiç umudum kalmamasına rağmen düşünüp durmaya devam edeceğim. bulursam haber veririm.
  • guzel yemek, guzel icmek, muzik, kitap, evlatlar, iki tertemiz dostluk.. yaninda bi de uber fantastik derecede sansliysaniz, bir hayat arkadasiniz falan olur.. hayat bu kadariyla yeter bi de ustune artar..
  • nasıl kelimelerin birden fazla anlamı oluyorsa hayatın da birden fazla anlamı olabilir. hatta bu anlamlar zamanla değişime de uğrayabilir. mesela hayatın anlamı kişiden kişiye değişir. aynı kişide ise dönemden döneme değişebilir. bu yüzdendir ki yüzeysel bir tanım yapmak zordur. ama bence hayatın anlamı en azından hayatımın şu günleri için şudur; sevdiğinin gözlerine bakmak.
  • hayatın anlamını anlamaya çalışırken tüketilen zamanı, anlamlandırmak gerektiğini anlamaktır.
    "her şeyi anlamaya çalışmak." sözünde hayat her şeyi kapsadığı hâlde dahil değildir.

    mesela bugün sempatik bir şey yapayım, dedim. nar gözüme çarptı. bi güzel tanelerini bi kaba ayırdım ve onları tv izleyen anne babama verdim. bu arada zahmetli bi iş, eller falan sap sarı oluyor. uykulu babam sırf uğraşmış diye uyandı ve yedi. içinden " biz yaşlanınca bakacak biri var" demiştir ve umut ediyorum mutlu olmuştur.
    ne biliyim ya sevin birini! sevmeden olmuyor çünkü...
    içinize bazen öküz oturunca onu kaldırmasını bilin.
9 entry daha