şükela:  tümü | bugün
  • insanın yaşlanmaya başlaması ile sıklığı artan şeylerdir bunlar.

    çok değişik formları vardır. mesela insanın gördüğü an çocukluğu ile bağdaştırdığını hissediverdiği bir ayrıntı, hemen ardından o zamandan bu zamana kadar ne yaptığını sorgulaması ile devam eder bazen. "göz açıp kapayana kadar geçmiş olan bunca yılın bir bu kadarı daha geçince ben artık olmayacağım, benden geriye ne kalmış olacak" diye düşünür. yıllar ilerledikçe gözünde küçülür yaptıkları, kimi yaptıklarını da unutur insan. daha karamsar oluverir.
  • kalabalığın içinde kendini yalnız hissettiğin anlardır.
  • (bkz: teoman)
    (bkz: şebnem ferah)

    yoktur üstüne senin güzeli çirkin yapmakta, suçu da dünyaya atmakta…

    hayatın boşa geçtiğini hissettiren anlar… yok böyle bişi… hayat asla boşa geçmez… hayat dolu dolu geçer… sen görmezsin… sonra da en kolay yolu seçer ve hayat boooş boş geçiyor dersin…

    evinde, çok mutlu olduğum gün içeceğim diye ayrılmış bir purosu bulunan bir arkadaşım, son 1,5 sene de tüm hayallerine kavuşmasına rağmen o puroyu içmedi… sebep: henüz değecek bişey olmamış hayatında… o hayallerin ilk kurulduğu günlerde, bu hayallerin gerçekleşmesi mutluluk sebebiydi, belki de hayatın anlamıydı halbuki… sonra o hayaller gerçekleşiyor ama o puro yeterince değmediği için içilmiyor…

    sözkonusu arkadaşıma bok iç diyor, nankörlük en kötü şeydir diyerek bu entry’e son veriyorum…

    (bkz: bir arkadaşım ekolü)

    edit: içmiş puroyu...
  • (bkz: intihar)
  • hiç gerçekten sevmediğini hissetiğin an da olabilir bu...
  • her anlamda verimsiz hissettiğin zamanlardır.
  • işyerinde yapacak hiç iş olmadığı halde mesai saatinin bitmesini beklemek zorunda kalınan anlar.

    miş gibi yapılan* tüm eylemlerin gerçekleştirildiği anlar.

    iki yabancı haline geldiğin tüm ilişkileri hala sündürürcesine uzatıp yaşadığın anlar.
  • ugrastiginiz seyin aslinda var olmadigini fark ettiginiz anlar da olabilir..
    ben salagim hissine eslik eder falan..