şükela:  tümü | bugün
  • doğru olanı yapmış insandır.

    antidepresan gibi iyi ediciliği uzun kullanım süresinde zuhur olan bir ilaç türünden uzak durmuş böylece "acaba antidepresan mı beni iyi etti yoksa ben mi kendi kendime iyi oldum?" şeklindeki çelişkiden kendini korumuştur.

    20.yy'da görülen her türlü mental rahatsızlık sadece 20'nci yy'la ait değildir. bu tür sorunlar 19-18'inci yüzyıllarda da vardı.
    gelin görün ki şu antidepresanlar yoktu. yine gelin bakalım ki o zamanlardaki intihar oranıyla şimdikine....

    benim gözlemlediğim üzere antidepresan kullananların %70'i ilaçlardan fayda yerine zarar ediniyor.

    bakınız burada 25 yaş üzeri geneli, oturmuş sistemli bir hayatı olan, birey olmuş kimsenin ruhsal bozuklukları nedeniyle kullandığı tedavi edici ilaçların yararsız ve gereksiz olduğundan bahsetmiyorum. burada hayatın ne olduğunu daha anlayamamış, ne olduğunu bilmeyen, kim olduğunu anlayamayan ve ekseri 15-25 yaş arası gerek kalp sorunları gerek içinde bulundukları yaşsal sıkıntılar veya omuzlarına yüklenen gereksiz sorumluluklar nedeniyle bunalıma düşüp çare olarak 2'nci sınıf psikiyatristler tarafından önerilen antidepresanları kullanan insanları ve kullandıkları ilaçları tenkit ediyorum.

    iki dakika sokağa çıkıp gezse yahut aklını dağıtacak bir uğraşı olsa hayatı genel bir mutluluğa kapılacak olan kimseleri uyduruk şekilli kapsüllerin yalan rahatlamalarında, uyuşmuş beyinlerindeki derin uykularında yalnız bırakmak beni öyle derinden üzüyor ve kızdırıyor ki... buna müsaade eden ebeveynin derhaliyetle velilik hakkının elinden alınması gerekliliğini bile savunacak kadar aşırı düşüncelere gark oluyorum.

    nasıl bir mantık ola ki 16 yaşında genç bir kız ağır antidepresanlara maruz bırakılsın... bırakın mental sağlını karaciğer-böbrek sistemi mahvolan bir bedenin önünde yaşayacağı 60 yılda maruz kalacağı rahatsızlıkları düşündükçe deliriyorum.

    değmez.

    sözüm de "takıntılarım var doktor bey! yerdeki fayansları sayıyorum, genel bir mutsuzluk halindeyim, uykularım bölük pörçük, az yiyorum ama kilo alıyorum, canım hareket etmek istemiyor..." bık bık diyen kişiye antidepresan dayayan doktora.

    senin ben amına koyayım!

    anlamıyorum bir bedeni bir maddeye bağımlı hale getirip senin bütün mutsuzluklarının yok edicisi işte bu kapsülün içindeki boktan kimyasallardır diye dayatmak ve onu anlamsız deneyimlere boğmak ne kadar mantıklıdır.

    anlatsam destan olur diye dertli dertli dolanan 13 yaşındaki bir küçük kız tanıdığım var... tek derdi daha önce iyi arkadaş olduğu ama sonra arasının türlü çocuksu veslilelerle bozulduğu arkadaşı ve arkadaşının ona yaptıkları olan bir kızcağız...
    2 sene sonra bu kızcağızı bu haliyle aman ya rab bir pisipisikolog görse bir psikiyatrist tanısa kızın hayatı esas o zaman kararacak!

    işte bunlar realite... aferin ona doğrusunu yapıyor bu insan. laf edene de ne desem bilemedim.

    ulan hiç yapamadın iki bira içsen düzelirsin be!

    not: ısrarla hala klinik düzeyde vak'aları tenzih ettiğimi belirtiyorum. çok ekstrem durumlar olabilir. ancak antidepresan kullananların içinden ancak nereden baksan %20'si bu grup içinde yer alır!
  • ağrı eşiği yüksek insanlar gibi, sabır eşiği yüksek insandır. ya da o eşiği aşan birşeyle karşılaşmamıştır. şanslı mıdır? evet.

    buna gerek olmadan yaşamak daha iyi olsa gerek...

    doktorların bu ilaçları boş yere yazdığını düşünmüyorum. depresyon sebepli bazı psikosomatik rahatsızlıklar da görülüyorsa ya da buna zemin hazırlayacak kadar kötü durumdaysa hasta, antidepresan veriyollaa.
  • depresyonda olsa bile manik kayma riski nedeniyle bipolar hastadir.
  • hayatında hiç antidepresan kullanmamış bir insanın, hayatında bir şekilde antidepresan kullanmış olan insanlara olan hastalıklı bakışına bilmeden ve yakinen şahit olduktan sonra;
    söz konusu insanın bu korku ya da rahatsızlığından mütevellit olsa gerek, yasmin kullanınca bile şizoid hallere girmesini çok garip bulmuyorum.
  • psikiyatrist olabilir mesela. yüzlerce yan etkisini bildiğinden uzak durur.
  • antidepresan almak nasıl övülünecek ya dövülünücek bir şey değilse almamak da aynı şeydir, bu durumda senin benim gibi insan işte.
  • bunaldığı zaman açık hava ve güneşli havada çıkıp yürümüş, ihtiyaç duyduğu serotonini kendi vücudunda üretmiştir
  • depresyonu hayatı olmuş adamdır. korkuyordur belki de iyileşmekten. hayatında bekleyebileceği her hangi bir şeyi olmadığı gerçeği ile -nispeten- sağlam kafa ile yüzleşmek istemiyordur belki. ya da depresyon gidince kalacağı şeyin ne olduğunu bilmediğinden dolayı korkuyordur. kafasında her şey için suçlayabileceği bir benliği varken onu bırakmaya gücü yoktur.
  • kedi kullanıyor olabilir. günlük yemeklerden önce-sonra fark etmez, iki doz okşama, üç beş doz koklama alınız. göbişten öpücük alıyorsanız haftada bir doz yeterli.