şükela:  tümü | bugün
441 entry daha
  • benim. nedeni basit; kazık yemeye niyetim yok.
  • iki gün önceye kadar bendim. yaş 28. amcamın kızı götürdü. değişik bi yerdi be. beyaz çikolatalı moka içtim. güzeldi. 10 tl olması kazık gibi. gerçi türk kahvesi bile en kıytırık yerde 7 tl ama olsun.
  • gitmek ne kadar normalse gitmemek de o kadar normaldir. insanları bir yere gidiyor ya da gitmiyor diye yargılayamayız.
    bugün kıytırık mekanlarda bile çay kahve olmuş ateş pahası. en azından bilinen bir mekana gidip alırsın kahveni, saatlerce garson baskısına maruz kalmadan rahat rahat kahveni içersin, ya da içmezsin tercih meselesi.
    ben içiyorum, o ayrı.
  • benim.

    gereksiz şeylerin ekol haline getirilmesinden, statü belirleyici bi faktör'müş' gibi davranılmasından, gereksiz büyütülmesinden hoşlanmıyorum. bu nedenle tiksinti geliyor.
  • gitmek ya da gitmemek kimseye bir şey de kazandırmaz, kaybettirmez de. paran varsa ve o içeceklere o kadar para verebiliyorsan gidersin. yoksa oturursun evinde kendi çayını gayfeni içersin. türkiye'ye daha 2003 yılında gelmiş bir markanın bu kadar kanıksanması ve neredeyse bir sosyal statü göstergesi haline gelmesi de ilginç. hayır yani hiç içmesem uzaylı mı olacağım?
  • çok da bir şey kaybetmemiş insandır lakin bu starbucks = kazık denklemini kim yerleştirdiyse helal olsun. efendim eğer istanbul'dan bahsediyorsak starbucks kazık falan değildir. hiçbir özelliği olmayan, keko işletmecili kafelerdeki türk kahvesi, filtre kahve gibi ürünlerin fiyatlarıyla aşağı yukarı aynıdır. ama en azından burada, cadde üzeri bilmemne dünyası/diyarı/evi gibi, ürünlerinde hiçbir kalitenin olmadığı fotokopi kafelerdekinden daha iyi kahveler tüketirsiniz, daha nezih bir hizmet alırsınız.

    edit akbayram: arada sırada starbucks'ta oturan insan. öyle müdavimi falan değilim.
  • bunun birçok normal sebebi olabilir. eğer bu sebep sırf starbucks'a gitmemiş olmak için gitmemekse, starbucks'a gitmiş olmak için giden denyodan hiçbir farkı olmayan bir denyo ile karşı karşıyayız demektir.
  • 29 dil biliyordur ayrıca fizik ve matematik dalında ödülleri olan profesördür. bir sürü ödülleri vardır.
  • hayatında hiç starbucks'a gitmemiş bir insan olarak ne şimdiye kadar gitmeyişimin özel bir sebebi var ne de gidenlerin çok özel bir sebebi olduğunu sanıyorum. hakkında 400 küsür entry girildikten sonra "lan acaba?" deyip araştırma yaptım. evet baya bildiğiniz bir kahve dükkanı zinciriymiş. yani tarikat veya gizli örgüt değil sadece kahve zinciriymiş. delinin biri taş atmış meselesine dönmüş bu başlık.
  • çocukluk dönemlerimde, 80'lerde mc donalds türkiyeye yeni girmişti. hamburger yiyen hollywood ünlüsüne hayran hayran bakan, sonradan görme masum modern köylüler için mcdonalds, mişelın yıldızlarını donunda dizmiş, aşmış bir restoran olarak algılanırdı. malum, antikomünizmin ya da daha doğru ifade ile kapitalizmin sembolü bir marka var ortada.

    işte o 80lerin sonları, hatta 90ların başlarındaki bu sonradan görme kitle kızılay'daki mcdonalds şubesinde, amerikanvari bir star edasında yediği hamburgerinin yanındaki mc donalds baskılı karton coca cola içeceğini ise gün boyu elinde taşırdı. o zamanlar adı henüz konmamıştı ama angara'nın tiki bebeleriydi bunlar. pankçıları neyin o zamanlar billur kalkavan adlı performans sanatçımız temsil ederdi.

    işte 2000lerde doğanlar da bu starbucks loserlarından bahsedecek aynı şekilde. kartonuna adı yazılı starbucks kahvesini gün boyu içi boş şekilde her yere taşıyan kitleyi. yoksa starbucks'ın doğrudan bir suçu yok bu ezik resimde. sadece ciddi anlamda kompleks küpü insanları mıknatıs gibi içine çektiği için bizler de o mekana girmiyoruz.
101 entry daha