şükela:  tümü | bugün
227 entry daha
  • kolayca olmuyor aslında. en azından benim için. her yolu denediğime binlerce kez ikna etmem gerekiyor kendimi.. elimden gelen her şeyi yapmış mıyım? döne döne bakıyorum, izliyorum, soruyorum kendime.. uyuyamıyorum mesela geceleri. defalarca düşünüyorum.. öyle değil böyle yapsaydım diyorum, yapıyorum.. şunu değil bunu söyleseydim diyorum, söylüyorum.. öyle değil böyle düşünseydim diyorum, düşünüyorum..
    sonunda hiçbir şeyin değişmediğine ikna olduğumda ancak o zaman çekiyorum çizgiyi.
    sonunda bana neden diye sormayın, başında söylüyorum çünkü.. çünkü kartlarımı hep açık oynuyorum. beni anlamak çok kolay, sadece..
  • buna çok kısa bir zaman önce daha farklı bir cevap verebilirdim, çünkü çevremdeki insanlara verdiğim değer insanüstüydü ve hepsine bazı hatalarını görmezden gelecek kadar tolerans da gösteriyordum. ama aynı değer ve hoşgörünün size yansıtılmadığını fark ettiğinizde, yapmanız gereken şey, bu kalbinizi ne kadar kıracak olursa olsun, o insanı hayatınızdan anında çıkarmak. açıkçası her kişinin şahsına münhasır ve eşsiz olduğunu düşünüyorum, bu yüzden benzer bir insanla karşılaşmanız buna önerebileceğim bir ‘çözüm yolu’ değil. şöyle bakmak gerek; bazı insanlar hayatınıza size bir şey katmak için girer, acı/tatlı ne öğretecekse öğretir, sonra da çıkar gider. çünkü artık birbirinizin hayatındaki göreviniz bitmiştir, bunu zorlamanın ve her iki tarafı yormanın da anlamı kalmamıştır. kaldı ki bir taraf gitmek istiyorsa kimse kimseyi kalmaya zorlayamaz. bunu anladığınızda artık insanlara olması gerekenden fazla değer vermeyi bırakıyorsunuz, kendinize yöneliyor ve yolunuza bakıyorsunuz. hayattan insan çıkarmayı bu kadar içselleştirmemenizi öneririm.
  • insan insanın silgisi olmuş olmalı ki sürekli duyduğumuz tavsiye halini almıştır. insan insanın defteri kalemi ve silgisi gibi adeta.

    insan arkadaş dost dedikleri ile nasıl bir araya gelir onları neden nasıl dahil eder hayatına oradan başlamak lazım önce. fakat burada bunu anlatmak değil derdim. kişisel yorumlarımız ise konu işbu yazı da buna dair olacak.

    öncelikle hiç bir ikili ilişkimi bile isteye bitirmeyen biriyim. yani burada bahsi geçen "silmek" tam olarak benim yaptığım yapabildiğim bir şey değil. peki nasıl oluyor da bitiyor? bunun için derin psikanalitik sosyolojik açıklama yapmanın anlamı yok. cevap basit sadece mekânsal ayrılıklar ve aynı zamanda yaşayamamak.

    asla görüşmem hayatımdan çıkardım demeyi bilmem bir bakmışım ki kendiliğinden gitmiş. örneğin üniversite zamanında can ciğer kuzu sarması olduklarımız evlenmiş barklanmış başka başka coğrafyalarda ev kurmuşlar tabi ki uzak kalmışız. he aradan geçen 10 yıl sonra bugün kapısına gitsem sanki bir gün geçmiş gibi karşılarlar eminim.

    hayat felsefesi az insan az dert üstüne kurulmuş o kadar çok insan var ki artık günümüzde. yalnız yaşasın yaşamasın bu az insan meselesi adeta furya olmuş. bunu bilinçli tercih edip bundan gurur duyuyoruz. ikili veya toplumsal ilişkilerimiz gurur kaynağı hâlinde. tanıdığımız insanlar gururumuz. tercih etmeden de maruz kalarak bazı çevreler edilirsiniz ve bu çevreden çıkınca bir daha görmezsiniz bunun için gururla "sildim onu " demeye gerek yok. kendiliğinden olur bazı şeyler.

    çalıştığım ortamda sürekli konuştuğum arkadaş bildiğim insanlar ile ortamın kapısından çıkınca hiç bir diyaloğumuz yok mesela bunları silmek ya da silmemek üstüne kafa mı yoracağım.

    yoluma bakarım o yüzden silmek değil de yolda olanla devam ederim yolunu değiştiren gitmiştir kafanızı da yormayın böyle şeylere. büyütülecek bir durum yok.
  • hayatında onu üzen, yıpratan, ona zarar veren, verdiği değere karşılık bir değer görmeyen insanın yapacağı eylemdir. güçlü, kendini kimseye muhtaç hissetmeyen, hissetse de üstesinden gelecek kadar güçlü insanlardır.

    kolay kolay kin gütmeyen, daha doğrusu kinlensem bile kolay affeden bir insan olarak zaman zaman kolayca insan çıkartırım hayatımdan. arkadaş, dost, eş fark etmez. hayatı basitleştirmek sizin elinizde ve hayat o kadar kısa ki sizi üzen, yoran, kullanan insanlar için o değerli zamanınızı harcamaya değmez.
  • silerim. kolay silmem ama, silmeyi gerektirecek bir şey yaptıysa çok da bekletmem.
    ayraç soru şu: “ beni kaybetmeyi göze alarak mı söyledi?”
    cevap “evet” ise üzerine düşünmem.
  • insanın kendine yapabileceği en güzel iyilik.

    malum arkamızda bir 14 şubat bıraktık. aramızın bozuk olduğu sevgili yapmış bir hanım kızımız demiş ki siz sapsınız vs. herkes haddini bilsin. hayatınızdaki tek vasfınız sevgiliniz diye herkes sizin gibi olmak zorunda mı? hayattaki tek amacınız koca bulmak mı oğlum? az biraz vizyonunuz olsun el alemin hayatına karışmayın. pabucumun kenarı. yazar calikusu da durur mu yapıştırmış cevabı. sonra baya bir bozuldu bu.

    herkes kendi hayatına baksın sonrasında lafı yiyip oturuyorsunuz.

    hayır sevgili yaptın da ne oldu? gluteal bölgen arş-ı alaya mı erişti? dellendirmeyin insanı oturun efendi efendi oturduğunuz yerde.

    tabii ki de birbirini seven iki insanın sevgili olmasından daha doğal bir şey yok. ama bunu övünme aracı görmek, hayatınızda size en çok değer veren insanlara -en başta ailenize- yalan söylemek doğru değil. sonra böyle alırım fiyakanızı aşağı. oturur ağlarsınız.

    edit:imla

    sözlüğü çoluk çocuk da okuyor, kullandığım kelimeler için şimdiden özür diliyorum.