şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: olmek)
  • kisinin hayatını kaybetmesi, kontrolunde, kaptanı oldugu geminin dumenini kaybetmesidir ki asla isteyerek, asla olması kabullenebilir bir zamanda olmaz. cevrede, kisiyi tanıyan insanlarda yalnızca bir eksiklik ya da uzuntu duygusu yaratmaz, fevkalade bir hayal kırıklıgı, oyunbozuculuk sanı peydahlatır; kisi, "niye kaybetti ki!? hay allah belasını versin, ne hallere dustuk" bile dedirtebilir kendine. hayatını kaybetmis kici acısından bakılırsa da; oyun konsolunda, gamepad* olmadan zıplamak, ates etmek, surunerek ilerlemek nasıl mumkun olmuyorsa, hayat da olmadan dunyevi yetenekleri idame ettirecek mekanizma iptal olmus sayılır. hayatını kaybetmis kisi, "artık bundan bize fayda gelmez, bari yer kaplamasın, ortalıkta kokmasın" diye gomulurken, artık kendi ısısını da 37 derece* tutamayacak halde oldugundan bir bardak sıcak kahve icmek isteyebilecektir ama ne kahveye uzanacak, ne de kahve diyebilecek hali kalmamıstır. ekonomiyi duzluge cıkaracak fikirlerini anlatamayacak, yarım kalan fizik teorisini tamamlayacak denklemi ifade edemeyecektir. bu bakımdan solucanların goz kapaklarınız uzerinden yuruyup, boceklerin kıtır kıtır bileklerinizi kemirmesini istemiyorsanız, ya da boyle korku, gerilim filmi seyretmek ozel hobileriniz arasında yoksa, siz siz olun aktif hareket icin gerekli arayuzunuzu, hayatınızı kaybetmeyin, ona mukayet olun, adamın agzını actırmayın.
  • kumar masasında maddi manevi olarak sıkça görülür.
  • "falanca kişi trafik kazasında hayatını kaybetti." diye haberi alıyorsunuz. bir an sanki falanca kişinin hayatını tekrar bulunacağı düşüncesine kapılıyorsunuz veya akut'un, jandarmanın, köylülerin geceli gündüzlü çalışmaları ile bulunacağını sanıyorsunuz.
    yok kardeşim böyle birşey!
    kandırmayın milleti!
    hayatını kaybetmek diye birşey yoktur. yanlış bir ifadedir. kaybedilen şeylerin bulunma ihtimali her zaman mevcuttur. bulunur bulunmaz ayrı konudur.
    "hayatını kaybetti", "nah! kaybetti" olum öldü o öldü gelmeyecek geri kimse de bulamayacak, gitti bitti.
  • "... hayatını kaybetti."

    tuhaf ve ürpertici bir cümle.
    "demek ki bir hayatı varmış önceden" diye düşünmeden edemiyor insan duyunca.

    "...namazına müteakip toprağa verilecek" vardır mesela; "toprağa verilecek"
    bu da tuhaf. demek ki geldiğimiz yere o hadiseden sonra ellerimizle teslim ediyoruz hayatını kaybedeni.

    "toprak üzerindeydik bir zaman, ayaklarımız yere basardı, bir hayatımız vardı, şimdi kaybettim, verin toprağa!"
    bir ölünün cümlesi midir bu?
    peki o nerde şimdi?
    yani sadece hayatını mı kaybetti?
    toprağa verilecek ve arayacak mı acep?
    peki bulabilecek mi?

    başka dilleri bilemem ama gözünü sevdiğim türkçede böyle bir sürü takıntılı olduğum kelimeler, deyimler var ölümle ilgili.
    mesela; "hayata gözlerini kapadı"
    çok hazin ve tuhaf.
    ve hakikaten türkçenin gözleri yeşil.
    yani doğadan ve apaçık.

    oysa, herhangi bir hazzın doruğundayken de gözlerimizi kapamaz mıyız?
    müzik dinlerken, sevişirken; yani birşeye kendimizi verdiğimizde.
    hakikaten tuhaf.
    belki de hayata dair içimizi, ruhumuzu açtığımız anlar onlar.
    lakin ölüm gelince...
    işte ona da gözlerimizi kapıyoruz, hem açmamacasına...

    ölümün kendisinden korkmak saçma birşey.
    hem onu unutmamak iyidir de.
    unutmayacaksın ki hayatta olduğunu ve hala bir hayata sahip olduğunu idrak edesin.

    bu kadar eşya edinmek, onu bunu almak, ona buna laf çarpmak, çok konuşmak, boş konuşmak ve fiyakalar ne için?
    ölüm var işte. gideceksin bir şekilde.

    "çekmeden, çektirmeden gitmek" derdi rahmetli.
    ne güzel bir duruş ölüm karşısında.
    yani zaten bir gidiş var. bari çekmeyeyim ve kimseye çektirmeyeyim giderken.
    ölüm bu. yani bu kadar sadece.

    bir fişin çekilmesi değil.
    olmamalı.
    desem de.
    var, hem de nasıl var.

    hiç aramayın.
    ölümden öte köy yok.

    hayat kaybediliyor işte, sahip çıksan da.
    ve türkçenin gözleri yeşil fena halde.
    su yeşili hem de.
  • türk basınında öldürüldü yerine kullanılan, aslında bir nevi sindirilmiş basının korkaklığının göstergesidir. insan soruyor kendine hayat nasıl kayıp edilir, kayıp edilen hayat yoksa bulunur mu yeniden?

    öldü, öldürdü, öldürüldü kelimelerinin çekimlerinden bu kadar mı korkuyoruz?
  • anlam itibariyle (bkz: kotu yola dusmek)
  • kaybeden kişinin farkında olmadıgı durum. geride kalanlar içindir hayat ve kaybedeceklerinden korkarlar. kaybeden zaten göçmüştür kazananın veya kaybedenin olmadığı yerlere. koca bir hayatı kaybedeceğini bile bile yaşamanın, akla düşmesidir ölüm. kimse savaştan yenik çıkmak istemediğinden, giden kaybetmiştir.
  • yaşarken de basina gelebilir insanin, kucukken bu yasiyla ilgili kurdugu hayalleri simdi bulamiyorsa.