şükela:  tümü | bugün
  • rezerve.

    bu entry başlık kalırsa(ve ekşi), 20 yıl sonra editlenecektir.
  • sevmeyerek yaptığın işini , kıdem tazminatını yakma uğruna fevri bir şekilde bırakmak. işten çıktıktan sonra telefoncudan yeni hat alıp , telefonunu değiştirmek. sadece 4-5 arkadaşına vermek telefonu. tüm sosyal medya hesaplarını kapatmak.
  • geçirilen büyük kazanın ardından estetik olmamak.

    insanların ufacık kusurlarını bile düzelttirmek için doktor kapılarını aşındırdıkları şu yüzeysel hayatta, görünümle ilgili kaygıları bir kenara bırakabilmek, kimseyi aldığı yaralar için yargılamamak, olduğu gibi kabullenebilmek ve olduğu gibi kabullenilmeyi bekleyebilmek adına büyük bir karardı...

    başkaları için önemsiz olabilir tabii.

    edit büyüt: bu yazıma bir sürü kişi cevap yazmış öncelikle gösterdikleri incelik için çok teşekkür ediyorum. nasıl yaralandığımı, başardığımı, kolay olup olmadığını sormuşlar...
    beni cam kesti, hani filmlerde gördüğümüz camdan geçme sahnesi vardır ya, aynısı ama işte gerçek hayatta öyle bir sahneden küçük sıyrıklarla çıkmak mümkün olmuyor. ben de çok yaralar aldım. kimileri çok derin, kimileri biraz daha ufak, neredeyse tamamı bacaklarımda... bu konuda bir yazım var hatta, bir ara bulunca onu da eklerim. ilk operasyonda estetik dikişler atıldı ama açıkçası böyle yaralanmalarda onun sadece adı estetik... benimki gibi yaralanmalar tekrarlı operasyonlar gerektiriyor. o da bir yere kadar iyileşme sağlıyor. en azından o zamanlar öyleydi. uzunca bir zaman buna çok üzüldüm. etek giyemezdim mesela hiç. sonra yeni teknikler gelişti, ameliyat olsam mı olmasam mı derken, 20lerin başındaydım sanırım, bir anda hiçbir şey yaptırmamaya karar verdim. o günden sonra yeniden kısa etekler giymeye başladım. insanların yolda giderken bakışlarına aldırmamayı öğrendim. erkeklerin bana bu izler yüzünden yüz çevirmediklerini gördükçe sevindim (istisnalar oldu tabii ki). insanların beni ben olarak kabullendiklerini gördükçe mutlu oldum. ben de karşımdakileri daha çok kabullenerek sevmeyi öğrendim, yüzlerini değil ruhlarını... bence bu çok daha değerli. zaman geçtikçe ben izleri unuttum, izler de silikleşti.
    sağlığımızın yerinde olması, yürüyebilmek, koşabilmek, sevdiklerimizle vakit geçirebilmek o kadar güzel ki artık gerçekten kimin nasıl göründüğünün benim gözümde pek bir önemi yok.
  • hayatta en nefret ettiğim şey zaman kaybı ve ben hergün kaybediyorum, kayıplarım nefretimi tetikliyor ve kalan zamanımıda nefretle geçiriyorum.
  • önce çıkılacak bir yol varılması mümkün olmayan bir hedef.. bütün kararlar sonu belli olmayan süreçlerin sonucudur çoğu zaman..bazen bir insan,bazen bir şehir,bazen hayat..
    en önemli karar henüz alınmamış olan karardır ve belirsizlik doğurgandır.
  • kendi hayallerin yerine başkalarının senin hakkında istediklerini hayata geçirmek.
  • pokeri ve antidepresanları bırakmak. sevgiliyi çok severken terketmek.

    (bkz: büyük demediniz mi lan)

    terketmek bunyeme işlemiş. sırada çok sevdiğim ve içerken müthiş keyif aldığım sigara var. seni de terkedicem kuzum.