şükela:  tümü | bugün
  • hatta o gerçeğin de olmaması...

    “ezelî ve ebedî tekliğin verdiği acıyı bilir misin? doğmamanın ve doğurmamanın verdiği yalnızlığı bilir misin? görünebileceğin başkasının olmaması ve seni görebilecek başkasının olmaması gerçeğinin verdiği boşluğu bilir misin? nereden bileceksin? sadece şu kadar söyleyeyim; ‘her şey olsaydı işte böyle olurdu’.

    aynalı baba sözlerini bitirince öyle bir sessizliğe ve hüzne büründü ki sararmış solmuş bir heykel gibi oldu. sanki evrende ondan başka hiçbir şey yokmuşçasına bir derinliğe gömüldü. kıyıya gelmiştik. sandaldan indim. o hâlâ sandalda bir put gibi gizemli görünüyordu.”

    (bkz: a'mak-ı hayal)
    (bkz: aynalı baba)

    ezeli sırları ne sen bilirsin ne de ben
    bu muammayı ne sen okuyabilirsin ne de ben
    perde ardında sen ben dedikodusu var amma...
    perde kalktı mı ne sen kalırsın ne de ben

    ey dünyanın işinden haberi olmayan, sen yoksun
    dünya esen yel üstüne kuruldu..
    varlığımız iki yokluk arasındadır
    çevrendekiler de hiçtir sen de bir hiçsin

    (bkz: ömer hayyam)