şükela:  tümü | bugün
  • 17.asırda osmanlı devleti'nin canından bezdirmiş meşhur eşkiya kara haydar'ın kendisinden daha yaman olan oğlu olan eşkiya başı oğludur. babasının namını yürütmüştür.

    küçük bir ordu kuran, birçok insanı öldüren, insanları gasp eden, kızlarını kaçıran, mahsülüne ve hayvanlarına el koyan kara haydar günün birinde nihayet yakalandı ve odunkapısı iskelesi’ndeki çengele asılarak feci şekilde idam edildi...

    bu defa, oğlu haydaroğlu mehmed dağa çıktı. babasının kanını dava ediyor, onu ortadan kaldıranlardan intikam alacağını söylüyordu.

    mehmed, babasına nisbetle “haydaroğlu” diye biliniyordu ve yaptıkları babasına rahmet okutacak gibiydi. zamanla işi daha da ileri götürdü, istanbul sarayı’na haber yollayıp “beni anadolu’da sancakbeyi ilân etmezseniz topkapı’ya kadar gelirim haaa!” demeye başladı.

    haydaroğlu, yakalanması için gönderilen bütün birlikleri dağıttı ve talan sahasını daha da genişletti. üzerine bir ara o zamanın önde gelen devlet adamlarından olan ibşir paşa yollandı, paşa âsileri dağıttı, haydaroğlu dağlara kaçtı ama askerin, “bu iş halledildi, eşkiyanın kafası ezildi. bir daha ortaya çıkamazlar” deyip geri dönmesi üzerine dağdan indi. eskisinden daha da büyük bir çete kurdu ve işini büyüttü. artık yol kesip kasabalardan haraç istemiyor, gidip büyük şehirlere saldırıyordu.

    günün birinde kalkıp afyon’u kuşattı, şehrin girişindeki kışlayı güpegündüz bastı, içerideki askerleri derdest edip götürdü ve götürdüğü askerlerden bir daha haber alınamadı.

    kışla baskını, istanbul’u karıştırdı. saray ve devletin tepesindekiler, “eşkiya artık masum askeri de dağa kaldırmaya başladı” diye konuşurlarken, haydaroğlu ısparta’ya yürüdü ve bu defa orayı kuşattı. halk, şehre girmemesi karşılığında ne isterse alabileceğini söyleyince ısparta’nın eteklerinde kamp kurdu ve içkinin su gibi aktığı eğlencelere daldı. şehirdeki kuvvetler gecelerin birinde kampı bastılar, haydaroğlu serhoş vaziyette yakalandı, adamlarının çok az bir kısmı kaçıp kurtulabildi, kaçamayanlar öldürüldü, haydaroğlu hemen istanbul’a yollandı ve 1649 ilkbaharında her nedense çengele geçirilmedi ve parmakkapı’da ipe çekildi.