şükela:  tümü | bugün
  • şahsımın sahip olduğu özlemlerden bir tanesi. çok özlüyorum ben bu hattı. bunun bir de kardeşi var tabii sirkeci-halkalı banliyö treni. anadolu yakası sahil kesiminde oturanların en çok kullandığı toplu taşıma aracıydı belki de. fakat yaklaşık 5-6 senedir yok. bitirdiler, onunla birlikte bir çok alışkanlığımızı da bitirdiler. tıpkı eski özlediğimiz güzel türkiye’ deki çoğu şeyi hafızamızdan silmeye çalıştıkları gibi buna da aynısı yapıyorlar.

    çok konuşulmuyor diye yazmak, paylaşmak, benim gibi bu durumdan şikayetçiler var mı bilmek istedim.

    trenlerin mavi ve bordo renkli olduğu eski halini hatırlarım. biletlerin üzerinde resimleri vardı çok beğenirdim küçükken. biletle biniyorduk o zamanlar. çocukluğumla ilgili çok fazla anı barındırıyor trenler ve tren yolları. izlerdim onları geçerken, bana huzur verirlerdi.

    rayların üzerine bozuk para koyardım uzaktan trenin gelmesini beklerdim, üzerinden geçince para ne hale gelecek diye deneyler falan yapardım. hiç unutmam bir keresinde ufak tombul olan 5000 liradan koymuştum, üzerinden tren geçince para koskocaman olmuştu. haliyle çok şaşırmıştık tabii, yıllarca aklımdan çıkmadı bu halen de hatırlarım o günü mesela.
    sonradan trenler değişti yeni model oldu, renkleri değişti beyaz üzerine mavi kırmızı çizgili oldu, turnikeler geldi ama o eski halini çok kaybetmedi. biz yine trenin bozuk kapısından hızlı hızlı giderken bir yandan düşme tehlikesi yaşayıp bir yandan da sıcak yaz günü üzerimize rüzgarın vurmasının o güzelliğini hissettik. yanımızdan bizimle birlikte gelen denizi ve adaları seyrettik. tek tük olan apartmanların arasından geçip kaybolmasını seyrettik o güzel denizin. ağaçların hızlı hızlı geçişini izledik hayran hayran. tıngır mıngır sesini dinledik trenin. korna sesine hayran olduk. tren gelmeden raylardan gelen o ilginç karizmatik sese de hayran olduk. rötar yapınca duraklarda bekledik onu, bazen tren bozuldu indik arkadakine geçtik bazen kornasını duyup koşmaya başlayıp yetiştik. bazen haydarpaşa' dan kalkan tren ağır ağır giderken, koşarak insanların sizin için kapanmasını engellediği kapıya doğru mücadele ederek gidip son anda kahramanca yetiştik. bazen paramız yoktu tellerden kaçak atlayıp bindik. kışın soğuğunda yağmurunda ıslanan çoraplarımızı ayakkabımızdan çıkartıp kaloriferinde ısıttık bazen. ilk defa öpüştük treni beklerken süreyyaplajı istasyonunda. dert ettik, acaba söğütlüçeşme' den mi geçsek haydarpaşa' dan mı geçsek diye kadıköy' e. sosisli yedik heyecanlı heyecanlı haydarpaşa' daki büfelerde, tadı şimdilerde hiç güzel gelmeyen o sosislilerden. bir başka güzeldi haydarpaşa' nın sosislisi be.

    son trene binmiştik haydarpaşa' dan sevgilimle. korna sesleriyle ve el sallayarak son kez veda etmiştik haydarpaşa' ya.

    trene hayranlıklarımızın yanında bir de haydarpaşa' da inip hemen önünde vapura binmelerimiz vardı. çok güzeldi lan. düşünsene çok güzel bir tren yolculuğuyla haydarpaşa gibi harika bir yere varıyorsun. içerisinden geçip denize ulaşıyorsun, solunda kadıköy var. kadıköy' de sağa doğru kafanı çeviriyorsun balon var. öteki tarafa bakıyorsun tarihi yarımada ve o meşhur istanbul silüeti var. sonra vapur geliyor ona biniyorsun karşıya geçiyorsun. insan nasıl özlemez ki? harika günlerdi.

    bu güzel hattı yok ettiler işte. her istasyonuna ayrı ayrı hayran olduğum, olduğumuz o hattı yok ettiler. kentsel belleğimizi silmek istiyorlar, bize eski türkiyeyi hatırlatan şeyleri yok etmek istiyorlar. bütün güzellikleri bir bir yok ediyorlar. yok etmeleri yetmiyor bir de bok ediyorlar. her yerde kamyonlar var betondan geçilmiyor ortalık. kamyondan da geçilmiyor. 5 senede bitiremediler ulan 5 sene oldu 5 ulan 5 beş beş. yazıklar olsun ya.

    hafızamızdan anılarımızı silmeye çalışıyorlar ama başaramayacaklar, biz hep hatırlayacağız. bu güzel banliyö hattını ve hatıralarımızı. unutmayacağız. özlemle anıyorum seni haydarpaşa-gebze banliyö treni.
  • yıllar oldu hala bitiremediler. cok onemli ve keyifli bir ulasim araciydi ama guzel olan her sey gibi o da eskide kaldi.
  • hem keyifli, hem de işe yarardı. sahil ve minibüs caddesi civarı oturanlar için çok iyiydi.gel artık...
  • basit bir tren yolculuğunu aksiyon filmi haline getirmeyi de özlemektir.

    hatırlayanlar vardır belki, biletli yolculuk yapıldığı zamanlarda kondüktör her istasyonda ayrı bir vagonda bilet kontrolü yapardı. biletsiz bindiğimiz zamanlarda her istasyonda kondüktörü gözler, çıktığı vagona binip kontrolden kurtulurduk. bu bile yolculuğa ayrı bir heyecan katardı.

    ben heyecan aramam aga, rahat yolculuk yapmak istiyorum diyenler de, inen yolculara biletlerinin kontrol edilip edilmediğini sorar, kontrol edilmeyen biletleri alırlardı.

    sonradan turnike sistemi gelmişti de tüm bu atraksiyonlar sona ermişti.

    hey gidi günler hey...
  • yüksek hızlı tren yapacağız, 2 seneliğine haydarpaşayı kapatıyoruz demelerinin üzerinden tam 5 sene geçti.
    ama ankara-istanbul yüksek hızlı treni halen daha "yüksek hızlı" değil. halen daha yabancılar tarafaından ankara-eskişehir arasından başka hızlı bir kısmı neredeyse yok.

    banliyö trenleri dışında diğer trenleri kullanan insanlar da mağdur şu anda. ara duraklara gitmek için tren kullanan binlerce insan kara yoluna yöneldi mecburen. ankara'dan istanbula gelirken platlı-eskişehir-bozuyük-bilecik-arifiye-izmit duraklarından başka ulaşabileceğiniz bir durak yok. ben demiyorum ki yht her durakta dursun. eskisi gibi bir anadolu ekspresi, boğaziçi ekspresi olsun en azından. evimin yakınından binip gideceğim yerin yakınında inecek olduktan sonra trende 6 saat geçirmek problem olmuyordu bana mesela.

    yazık ettiler. demir yolu taşımacılığını sadece yht'den ibaret zannediyorlar...
  • leş gibi kokardı o trenler. ama bunu bile özletiyor.
  • kızıltoprak’ta oturup hatlarda aylardır elle tutulur bir çalışma göremeyen şahsımın da ortak olduğu his.
  • hattı özlüyorum, ancak trenlerin o zamanki durumu itibariyle özlemediğim çok şey var.

    1. trenler çoğu zaman yolda kalırdı. bunu ben 2007'de tuzla'da staj yapmaya giderken, daha sonra 2010'da da işe giderken çok tecrübe ettim. sabahları "erenköy'de kaldık, tren değiştirdik" diye kaç defa geç kaldığımı hatırlamıyorum.

    2. koltuklar aşırı konforsuzdu. o koltuklar ebemizi az sikmedi.

    3. trenler genel olarak konforsuzdu. metalin metale sürtmesinden çıkan sesler kulaklık getirmediyseniz bir süre sonra işkence haline geliyor.

    4. maalesef kokusu da sikkoydu. garip bir sanayi demiri kokusu mu diyeyim ne diyeyim bilmiyorum sürekli öyle kokuyordu, e yazın başka fantazik kokulara da sahne olabiliyordu ancak o trenin değil, içindekilerin öküzlüğü idi.

    tren hattını çok özledim. ancak trenlerini kesinlikle özlemedim. sürekli problem yaşatıyor ve konfordan uzak bir görüntü çiziyorlardı. o konuda maalesef romantik olamayacağım.
  • içimdeki özlemin her geçen gün büyüdüğü gerçeğidir. şimdi benim gibi geçmişi yâd etmek isteyenlere gelsin. hele makas değiştirirken o tak tak trap trak sesleri bile hâlâ dün gibi aklımdadır.
  • haydarpaşa öksüz, kızıltoprak sessiz..