şükela:  tümü | bugün
  • haydarpaşa garının yakınında, kadıköy silüetine ikinci bir uzungöl faciası olarak saplanmış, oran ve orantı konusunda örnek bedlikte yapı, inşaatımsı bina.

    türk tipi kitsch, fallik minarelerinin uzunluğundan mı bahsetmek gerekir, zeka özürlülüğünü simgeleyen kadük kubbesinden mi yoksa yarın kalmış hissi veren gövdesinden mi? öyle uç bir mermer sütünlarla taşınan üst kat duvarlarının sıvasız tuğla olması kesinlikle şaşırtıcı kaçmıyor, aksine beklenen biraz da istenen bir gerizekalılık. aslında cumhuriyet döneminin en öenmli yapılarındandır, bilinçli olmasa da "çağını yansıtmak" gibi koruma argünaına sahiptir, genel ozukluğu, mimari yoksunluğu iyi yansıtmaktadır.

    ayrıca öncesinde bu camii ile ilgili entry olmamasıyla beni şaşırtmış cami, en azından "aramaya inandım ancak birşey bulamadım" taşıyıcısı.
  • et balik kurumunun arkasinda, dunya uzerindeki en absurd isme sahip cami.
  • yangın geçirmiş, tarihi ve kimi özellikleri ile kendine özgün (mihrap yanındaki şamdanlar ile minarelerin aynı olması gibi) bir cami olduğu ve aslına uygun restorasyonunda sürekli bir problem çıktığı için bitişi yılan hikâyesine dönmüş bir câmidir.
  • kadiköyden haydarpasa garina giderken solda görebiliceginiz cami. ismi hakkinda düsünmeyiniz, geçiniz gidiniz.
  • üzerindeki levhaya bakılırsa 1998 yılında yapılmıs olan, 500 sene öncesinin kötü bir taklidi olmaktan öteye gidemeyen camii. merkezi bir konuma sahip güzel olan camiilerin, devlet erkanı tarafından tercih edilenlerinin gayriresmi olarak protokol camii olarak anılmasından etkilenmis olabilirler. adında protokol kelimesi siyasileri ve ünlüleri toplamaya yetmemis anlasılan.
  • yerden ısıtmalı olduğunu zannettiğim cami. vip için uygun.
  • ismi protokol olmasına rağmen yine gelen geçenin üçbeş kuruş yardımlarıyla yapılmış camidir. sanılmasın ki devlet baba parayı akıtmış da o yüzden ismi protokol camidir..değildir. çevre düzenlemesi vs gibi işlerinin hala yarım olması sanırım bu para sıkıntısından olsa gerektir. bundan 7-8 yıl önce yapımına başlanmıştır. o zamanlar her cami inşaatında olduğu gibi önce küçük bir mescit yapılmıştır ve burada namaz kılınmaya başlanmıştır. oradaki cemaatin üç beş kuruşuyla birşeyler yapılmıştır bugüne kadar. ben o inşaat zamanında gittiğimde ilk küçük mescidin içinde kâbe'den gelen beytullah'ın örtüsünden bir parçayı duvarda görmüştüm de çok şaşırmıştım. bildiğim kadarıyla her camide bulunmayan birşeydir. nasıl elde etmişlerdir bilmiyorum. herhalde şimdi caminin içindedir. camiye uzaktan bakınca ilk görünen arıza kubbesidir kanaatimce. kubbe genişliği ile kubbenin yarıçap yüksekliği orantısız olmuştur biraz..hatta sanki "takke" gibi duruyor. bu kadar meydanda olan bir camiye daha özgün bir şekil verilebilirdi tabi ki. geliniz görünüz ki bu ülkede birşey yapılırken ses çıkarılmaz , " ne yapıyorsun" deyip ilgi gösterilmez, yanlışı varsa düzeltilmez. iş yapılır bitirilir, ondan sonra ortaya çıkılır, olmamış denilir, mahkemeye verilir vs.. bu anlayış yüzünden şu anda şehrimizde bir sürü yarım proje, tramvay inşaatı vs. vardır. bu cami mahkemelik midir bilmiyorum ama en azından proje aşamasında birilerinin çıkıp "yav arkadaşlar, bu caminin şeklinde biraz daha düşünün isterseniz" diyebilirdi.
  • 1998 yılında ibadete açılan ve ismiyle istanbulluların dikkatini çeken haydarpaşa protokol camii’nin tarihi, aslında eskilere dayanıyor. cami, daha önce, bu alan üzerinde bulunan ve nakşibendi şeyhleri’nden haydar dede’nin yaptırdığı mescidin, 1873 yılında demiryolları inşaatı sırasında yıkılması sonrasında, 1982 yılında tcdd’nin girişimleriyle yeniden inşa edildi. barok ve osmanlı stillerinde inşa edilen cami, osmanlı paşalarından haydar paşa’nın ismini taşıyor. protokol camii ismiyle, tanınmış simaları hatırlatmasına rağmen, protokolün pek de ilgisini çekmiyor!*
  • ismiyle orantılı olarak camlar falan da aynalı camdır bu camide. bu mimari yapımızda cami ile plaza modeli iç içe geçer.. protokol için önden yer kapmalar falan var mıdır acaba..