şükela:  tümü | bugün
  • panait istrati'nin osmanlı zamanında balkan eşkıyalarının zulümlerini anlatan, az bilinen bir romanı. sanırım 1925'lerde az beter olmayan romanya iç zulümlerini (kendi ordusunun işgali altında bir ülke) görünce kafası karışmış, o romanın devam kitabı dominitza de sganov'u şevksiz yazmış.

    "erkek her şeyi vaadetmek zorundadır, çünkü kadın dizini gösterir göstermez olmayacak şeyler istemeye başlar." panait istrati - hayduklar

    "erkek daima haksız çıkmalı, çünkü odun gibi sert koluyla, bir de haklı çıksaydı, biz kadınların hali nice olurdu." agy

    "poteralar haydutların ve özgürlüğün düşmanıdırlar. bir yuda maaşına karşılık gospodarları savunurlar. üç yıl önce poteralarla haydutlar arasında bir savaşa şahit oldum, pek yakınımızda, geyik ormanı'nda. haydutlar yenildiler." agy

    "cafana'lar, kokulu kahvelerini içen, çubuklarını tüttüren, birçok dilde sohbet eden insanlarla tıka basa doluydu." agy

    "bu boyarların çoğu güzel desenlerle süslü kaftanlar ve işlikler giyiyorlar, bazıları ise üzerlerinde ancak batı memleketlerinde giyilen kıyafetler taşıyorlardı." agy

    [- evloghimeni! (bu kutlu ol demekti.)] agy

    "bir kulübede birlikte yatanlar sarayda tek başına yatanlardan daha çok ısınacaklar..." agy

    "elimi hiç bu kadar güzel şeyler üstüne koymadım ve bu şeylerin sıcaklığını tanımadan ölmek istemiyorum. floritchica bana müsaade et! bütün aptallar bunun değerini bilmeksizin tanıyorlar, halbuki ben tanımaksızın değerini biliyorum!" agy

    "papalar, moruk papazlar, tütsüler, parastalar, süprüntü değil de ne! ölenler ve yeni doğanlar: hepsi tanrıtanımaz! evlenme ve vaftiz: günahtan başka birşey değil! ilahiyat: açgözlülük! tanrı aşkı- tanrı bizi hepsinden korusun." agy

    "yaprakların hışırtısı, horozun ötüşü, köpeklerin havlayışı, koyunların meleyişi, dostum rüzgarın bitmez tükenmez söyleşileri, dorun açtığı sıkıntılar gibi kalbimde yaralar açtı." agy

    "tanrıya içtenlikle inanıyordu, ama bir romen atasözünü de onaylıyordu:
    - tanrı katına varana kadar, azizler insanı yer bitirir*!" agy

    "hiçbir şey, insanın kendine zorla kabul ettirdiği özveriler pahasına, başkalarının iyiliğini istemek kadar güç değildir. aşırı fazilet kalbi kindar yapar ve kindar kalpler özveri sevincini tanımazlar." agy

    "eziyeti çeken kişiyi kurtarmak eziyetini katlanılabilir şekle sokmak demektir. bu hakikati cosma görmüyordu." agy

    "dizleri üstüne koyduğu elleri artık kıpırdamıyordu: obele ve opinci* içinde gizlenen, kabaca örtülmüş bacak ve ayakları da aynı derecede hareketsizdi." agy

    "bir düşünce insanın zihnini doldurur doldurmaz, insan artık aynısı değildir." agy

    "işlemeli zıbın giyinmiş, beyaz itzari pantolonu kalçaya oturmuş vaziyette, ayaklarda cilalı iminei geniş kenarlı ve üç renkli kurdeleli şapkası başında, genç adam evvela kendi cinsiyle gururlanır. o barbat'tır ama kendini voinic sanır. bu kendini güzel sanan genç kızın hoşuna gider. genç kızın ihtiyatkar, biraz da kurnaz samimiyetine karşılık, delikanlı, ihtiyatsız, kesin, fakat kendisine hiçbir şeye malolmayan bir söz verir. bu yeterli ise ne ala. değilse, kanun önünde eğilir, boyunduruğa koşulur, bir yuva kurar. geleneklerin inatçı savunucusu olur, özellikle genç kız babası olursa, onun kızları da "hora"ya giderler orada bir koca aramak için." agy

    "annemin bir inancını hatırladım. "ağır olan" evlilik mumları felakete işarettir. merasim sırasında eşlerden hangisinin mumu daha çabuk tükenirse, o önce ölecek demektir." agy

    "athos tepesi'ndeki pantelimon manastırı: tahkim edilmiş bir kışla, içinde altı yüz keşiş barınıyor. rusya'nın imparatoriçesi ii. catherine tarafından kurulmuş. açılış töreni günü bu yerlere ayak basmasına izin verilmedi, burası dişi cinse yasaklanmıştı, hayvanların, kümes hayvanlarının dişilerine bile..." agy

    "babama, ana babasından otuz pogon'dan fazla bir toprak kalmıştı. sürü hayvanı, bağ, meyve ağaçları, mısırla dolup taşan potule'ler, kümes hayvanları, bir gospodaria'nın rahatını sağlayan hiçbir şey noksan değildi." agy

    "özgür mü? dedi, köle, üzgün. beni kovuyor musun efendi? nereye gideyim? gölden kuyuya mı atlıyayım?" panait istrati- hayduklar

    (bkz: hayduk)
    (bkz: doina/@ibisile)
    (bkz: braila/@ibisile)
    (bkz: kyra), costak
    (bkz: cosma/@ibisile)
    (bkz: rogojina)
    (bkz: logofet/@ibisile)
    (bkz: pacoste)
    (bkz: voynik/@ibisile)
    (bkz: hora/@ibisile)
    (bkz: movila)
    (bkz: voda/@ibisile)
    (bkz: kulakları çınlamak/@ibisile)