şükela:  tümü | bugün
  • entellektüel birikimi yüksel, titiz gazeteci. tam bir istanbul beyefendisidir. bir dönem sabah gazetesinin internet servisini yönetmiştir.
  • şimdi domuzluk zamanı ve tonton zamanı isimli iki siyasi kitabı yayınlanmış yazar
  • kendisinin kaleminden ergenekon;

    "bu vadi baska vadi!
    ultra turkler geliyor!

    yer: ankara...
    tarih: 2003 yili nisan ayi...
    saat: 22:00 civari...

    baskent'te, bir aracin icinde, hic gecmedigim caddelerin uzerinden,
    gecenin sessizligi icinde randevu yerime dogru ilerliyorum.

    alelade bir binanin alt katlarindayim...
    "gokdelen" neyse, bu da tam tersi...
    "yerdelen" denilen cinsinden...

    binanin ici, dis gorunumunden beklenmeyecek olcude teknolojik ve sik
    dekore edilmis.

    randevu yerine yaklastikca, insanin icini isitan bir muzik sesinin ruhumu oksadigini hissediyorum.
    puro dumani kokusu ise burnumu yalayip tavana dogru yukseliyor.
    bana mihmandarlik yapan iyi giyimli genc, "hayrullah bey, benim gorevim
    burada son buluyor. sizi, brifing odasinda bekliyorlar" deyip bir kiyiya
    cekiliyor.

    tesekkur edip, onumde duran kapi tokmagini cevirip, bambaska bir dunyaya
    dogru adim atiyorum.

    her biri ataturk'un kiyafet devrimini hatirlatan siklikta, iyi egitim
    almis, en genci 44 yasinda olan, turkler'den olusan bir grubun arasindayim.

    kisa bir selamlasmanin ardindan, hemen brifinge geciliyor.

    "dunya nereye gidiyor, turkiye nereye gidiyor, gecmiste neredey***, bugun neredeyiz, gelecekte nerede olmayi hedefliyoruz"u iceren bir ozlu sunus bu!

    yaklasik uc saat suren anlatim sirasinda, konularinda uzman yarim duzune
    ismin anlattiklari karsisinda etkilenmemek mumkun degil!..

    turkiye'de kim kimdirden tutun da, yakin gelecekte operasyona ugrayacak
    gruplardan, buyuk sermayenin hesap hareketlerine dek her sey vardi bu
    brifingde!..

    iclerinden biri, hatirlamakta gucluk cektigim bir yazima, gecmiste bir
    sohbet sirasinda soyledigim bir sozume atif yaparak, soyle diyor:

    "hayrullah bey, biz sizi iyi taniyoruz. davet ettigimiz sahsiyetleri iyi
    etut ederiz. siz, bizi daha tanimiyorsunuz. bizi tanimaniz icin sizi buraya davet ettik. uzun yillardir sizi izliyoruz. hicbir dis ve ic servisle baglantiniz yok. ayni ortak heyecanlari paylasiyoruz. size sadece yazilarinizda sik sik bahsettiginiz 'ataturk'un turkiyesi sahipsiz degil', sozunuzde ne denli hakli oldugunuzu gostermek icin buraya davet ettik."

    ardindan hayatta yuzlerini gormedigim akrabalarima dek tum seceremi bir
    kalemde siraliyorlar.

    peki...

    beni ankara'da son derece guvenli bir ortamda agirlayan bu beyler kimlerdi acaba?!

    bunlar sivil askerler miydi?!
    ya da bir avuc maceraperest mi?!
    yoksa, adini sikca duydugum ergenekon mu?!
    ama o gercek olamayacak kadar buyuk bir efsaneydi!
    tarihten suzulup gelen bir mitos degil miydi?!..
    ergenekon'dakileri ben hep ak sacli, dede korkut tipinde hayal etmistim.
    ama bunlarin hic de oyle bir gorunumleri yoktu.
    iyi egitim almis, iyi giyinen, iyi konusan, konularina hakim, gusto
    sahibi, sehirli turkler'di!..
    disarida bekleyen luks jeepler bunun gostergesiydi.
    o halde bana bu brifingi veren beyler kimlerdi?!

    crem de la crem'in dahil oldugu bazi ortamlarda, istanbul'da adlarina
    "ultra turk" (ustun turk) denilen, "her seyden haberleri olan" ve "herkesten once gelismeleri ogrenip kontra-operasyon yapan bir grup"un varligi hakkinda kulagima bazi bilgiler fisildanmisti.
    ama...
    duyduklarim daha ziyade "sehir efsanesi" kivamindaydi.
    bana verilen brifing sirasinda dinlediklerim ise yuzde 100 gercekti.
    bunlar gercekten onlar olabilir miydi?!

    ergenekon, ya da istanbul'da bazi cevrelerin kendilerine taktigi adla
    "ultra turkler"!..
    evet!
    bunlar onlardi!..
    adlari halk arasinda "ergenekon" diye dolasan efsane turkler!..
    ya da istanbul'daki yakistirilan adlariyla "ultra turkler"!..
    ultra turkler'in ortak ozelligi hepsi bir defa okumus, iyi dusunen,
    mesleklerinde basarili insanlar...
    her gunu son gunleriymis gibi yasayan yuksek adrenalin bagimlilari!..
    akliniza gelen her is kolundan uyeleri var.
    kariyer dertleri yok!..

    isadamindan burokrata, bilgisayar muhendisinden askere, gazeteciden
    diplomata, film yapimcisindan senariste, istihbaratcidan sarkiciya,
    emniyetciden hukukcuya dek her is kolundan turk var bu yapinin icinde!..

    bir nevi kuva-i milliye'nin evrim gecirmis, 2000'li yillara isinlanmis
    hali diyebilirsiniz!
    tanistiklarim icin soyleyebilirim, iq'lari 140'in uzerinde!..
    hepsi dahi mertebesindeki turkler!..
    dunyanin her yerini bir ag gibi sarmis bir yapi bu!
    bu insanlarin ortak tutkulari vatanlari.
    turkiye icin yapamayacaklari sey, odemeyi goze almayacaklari bedel yok!
    hangi ulke, hangi acik ya da gizli guc olursa olsun, yaptigini yanlarina
    birakmiyorlar.

    milli sermaye olarak gorulen bir sirket operasyona mi ugradi, hemen gayri milli sayilan bir baska sirketin kirli camasirlari ortaya dokuluyor. ticari itibari sifirlaniyor.

    temel felsefe:

    "azdan az, coktan cok gider!"

    amerikan futbolundan hoslanana amerikan futbolu, tamamen fiziksel guce
    dayali, goze goz dise dis kurami...

    avrupa futbolundan hoslananlara da avrupa futbolu; tamamen teknik ve hiza dayali, bacak arasi yapmadan tutun da, topu rakibinin boyundan asirtip yanindan ruzgar gibi gecmeye dayali incelik kurami...

    bu turklerin hepsi de vatanin bir cakil tasi icin canini vermeye hazirlar!

    yalniz ayni zamanda yasamin en kutsal deger olduguna da inaniyorlar.

    yasayarak mucadele etmeyi, pisi pisine olmeye, rakiplerini usta bir
    satranc oyuncusu titizligi icinde alt etmeye tercih ediyorlar.

    "turkun turkten baska dostu yoktur" sozune inanmiyorlar. her operasyona
    uygun disaridan muttefikler temin ediyorlar. *** iyi muzakereciler.

    kimsenin topraginda gozleri yok... guclu, dinamik, batili ulkelerle
    rekabet edebilen, rekabet edebilmek icin gerekli alani yaratmaya calisan
    inancli turkler bunlar...

    modern zamanlarin tum enstrumanlarini kullanmalarina ragmen, atadan,
    dededen kalma yontemlerden de vazgecmiyorlar...
    hilal teknigi her donem oldugu gibi bu donemde de revacta!
    o teknik sayesinde edelman, topuguna baka baka abd'nin yolunu tutmak
    zorunda kaldi.

    bilgi toplama ve analiz etme yetenekleri israil'in mossad'ina parmak
    isirtacak kadar iyi.

    su anda ultra turkler, dunyada bilgiye en hizli ulasan, operasyonlari
    aylar oncesinden desifre edip ona gore pozisyon belirleyen dunyadaki yegane dinamik guc!..

    buyuk orta dogu projesini realize etmek icin kitalararasi ozel ucagi ile
    dolasan, kaballar'in basi da gelip sonunda ultra turkler'le masaya oturdu.
    once tehdit etti, ardindan aldigi cevap uzerine, bir sey diyemeden ucagina binip gitti.

    bunca satiri niye yazdigimi merak edenleriniz olabilir.
    hemen aciklayayim:

    birincisi; turkiye uzerine operasyon yapan batili gucler artik sunu ***
    iyi ogrendi. turkiye'de onemli mevkilerdeki adamlari ya da medyadaki bazi kalemleri satin almak sorunu cozmuyor. bu sadece zaman ve para israfina yol aciyor.

    ikincisi; turkler dunyanin bu en zor ve onemli cografyasinda ayakta
    kalmanin bir degil, binbir yolunu bulmuslar. onun icin koseye sikistirmaya calismak nafile bir cabadan baska bir sey degil.

    ucuncusu; devletin tapusu saglam ellerde. yabancilar hangi operasyonu
    yaparlarsa yapsinlar, misli fazlasiyla bedelini odetiyorlar.

    yani, sanildigi gibi turkiye sahipsiz degil!..

    bu bakimdan...
    beni arayip, yolumu cevirip, soran vatansever dostlarima oncelikle su
    hususun altini cizmek istiyorum.

    istiklal marsi "korkma" diye basliyor.
    ve...
    iciniz rahat olsun!..
    turkiye'de allah'tan baska hicbir seyden korkmayan son derece nitelikli
    bir grup var!
    bunlarin ne makam, ne mevki, ne de rutbe dertleri var!..
    onlar, ataturk'un emanetini korumak icin var gucleriyle calisiyorlar.
    adina ister "ergenekon", ister "ultra turkler" deyin, bugunden sonra, iste onlarin adlarini sikca duyacaksiniz.

    su anda batili baskentlerde adlari en *** zikredilen, "operasyonlarimizi
    bozuyorlar" diye sikayet edilen, olum dahil akla gelebilecek her seyle
    tehdit edilen, akliniza gelebilecek ve gelmeyecek her yontemle satin
    alinmaya calisilan grup, iste bu grup!..

    ki...
    bu tehditleri umursadiklari da yok!
    onlar da aynen sizler gibi 24 saatlerini yasamaya devam ediyorlar.
    kimi zaman sizi bir dizinin icinde bir replik olarak selamliyor... kimi
    zaman bir sarki sozunde bayrak gosteriyor...
    kimi zaman bir kose yazisinda tum turkiye'ye mesaj veriyor...
    kimi zaman da "sehitlik" mertebesine yukseldiklerini sevenlerine
    duyuramadan, "trafik kazasinda oldu" turunde haberlerle medyada yer
    bulabiliyorlar...

    gosteristen uzak bir hayat!..
    tamamen vatan aski...
    ama...
    adlari ne olursa olsun, hepsi bu ulkenin mustafa kemalleri, mehmet
    akifleri...

    onun icin tum vatansever milliyetci dostlarima tavsiyem; umutsuzluga
    kapilmamalari, duyguyu degil, akli one cikaran yeni milliyetcilik anlayisina uygun davranmalari yonunde olacaktir!..

    daha ortadogu'da savas cikmadi!
    ama *** yakinda cevremiz alev topuna donecek.
    o yuzden provokasyonlara gelmeyelim.
    icimizdeki "irlandali turkler"e karsi sagduyuda birleselim.

    bu vadi baska vadi!..
    diger vadilere benzemez.
    turkun atesle imtihani devam ediyor.
    iciniz rahat olsun...
    akli, bilimi merkeze oturtmus "ultra turkler" her alanda iktidara geliyor.
    *** yakinda bunu sizler de gorecek...
    hatta cevrenize dikkatlice bir goz attiginizda, bunu simdiden hissetmeye
    baslayacaksiniz...

    sevgiler...

    hayrullah mahmud"

    kaynak: ergenekon iddianamesi evrak sayfa: 259,260,261,262
  • köşe yazılarında daldan dala atlarken "nokta" diye o konunun bittiğini belirten yazar.
    askerhaber com yazarı.
  • mit-gülen-erdoğan üçgeninde yaşanacakları önceden kestirip bununla ilgili 2 yıl öncesinden bu makaleyi yazan yazar.

    http://askerhaber.com/…-e--9-mayis-e-muhtirasi.html
  • yazilarindan bir bok anlasilmayan adam. ha pardon, yeniden atatürk diyor, baska bir sey anlayamadim.
  • tam olarak çözemediğim fb sayfası sahibi.
  • acem diyerek iki yıl boyunca iran-türkiye savaşı üzerine kurduğu tezler şu son iran-türkiye münasebetleri ile birlikte fena patlamış durumda. ne kadar denklem kurulursa kurulsun, bu saatten sonra iran ile kafa kafaya gelmeyeceğimiz tescillenmiş oldu. tabi iki yıl boyunca bu temayı işleyip sonrasında sadece "küresel aksta u dönüşü" diyerek konuyu kotarma çabası malesef iyiniyetli bi' yaklaşım olarak algılanmayabiliyor. en azından merak ederek yazılarını okurken sonrasındaki bu sessizlik adına ben böyle düşünüyorum.
    komplo teorisyeniymiş galiba, aytunç altındal gibi bişimiş neticede.