şükela:  tümü | bugün
  • cahil hayvan yokken cahil insan vardır belki bu yüzden
  • dostum evimde 3 kedi besliyorum ve evime bok kokusundan girilmiyor.

    mesela benim yanıma yaklaşamazsın sidik kokusundan. altına işiyorum hep.

    o yüzden sektör git yanıma gelme.

    (bkz: sen gelme ulan ayı)

    edit:
    ek olarak. böyle denyolara tahammülü olanın annesini anayım ben.
    iletişim kuramıyormuş.
    böyle denyolarla iletişim kuranın da ta anasını anayım.
  • türkiye'nin çoğu vatandaşının tahammülsüz olmasından mütevellittir.

    sanki herkes şirinler köyü sakini de bir tek hayvan besleyenler tahammülsüz. peh.
  • hayvanlara tahammulu olmayan bir suru insanimsi ile muhattap olmak zorunda kaldiklarindan olabilir mi?
    o zavallilarin soz soyleme hakki olmadigindan , onlarin agzi dili olmaya calistiklarindan olabilir mi?
    minik bir kopecigin ayaklarini kesenle, o kopegin hakkini savunmak icin imza toplayan, protesto eden kisilerin ayni anda insan sayildigindan olabilir mi ?

    bak canim, biz hem insanlari hem hayvanlari seviyoruz. ama insan gorunumlu hayvanlari hic ama hic sevmiyoruz. iste onlara tahammulumuz yok.
  • benim bu. hayvanların masumluğunu gördükten sonra insanlara tahammülüm kalmadı maalesef.
  • evet, ben de var öyle bir durum. hayvana mamasını, suyunu, yemini verirsin, 2 seversin. ve bence sevildiklerini anlıyorlar. ama insana iyilik yaparsın, kol kanat gerersin, güler yüz gösterirsin. ilk ağzına sıçacağın kişi sen olursun. hayvan en fazla ısırır ve onun doğasında var. savunma mekanizması. hayvandan tepki gördüğümde şaşırmıyorum ya da üzülmüyorum. çünkü doğasında var. ama insan davranışlarına şaşırıyorum. bu yüzden insanlara tahammülüm yok. insan kadar bencil mahlukat yok.
  • öncelerden koşulsuz kabul ettiğim bir tespit idi bu.
    ama o zamanlar beslediğimtek hayvankedi olmuştu. ve kedide toplum tepkisi ile ancak birkaç ayda bir kez elinizde kutusuyla hayvanı aşıya götürürken karşılşırsınız. o da genelde "y canım" filan minvalindedir.
    ancak iş köpeğe gelince çok başka. asıl tepkiyi o zaman görüyormuşsunuz meğer. siz köpek yanınızdayken tam teçhizat "leave no kaka behind" düsturuyla hareket etseniz de, insanları rahatsız etmek istemeseniz ve bunun için bolca çaba verseniz de insanların tepkileri çok can sıkıcı.
    kimse köpek sevmek zorunda değil, kimse köpekten korkmamak durumunda değil, hatta tüyünden salyasından da tiksinebilirsin. ama birkaç saniye kaldırımda da yanından geçiversin bu hayvan. çığlık atma, öfleyip püflemeyiver. nedir bu nefret anlamadım. yaşıyor olmasından rahatsız adiler var. hayvanın yaşam hakkına dahi tahammülü olmayan insana da benim tahammülüm yok evet.
  • tahammül etmek zorunda olduğum insanlarla iç içe yaşamak zorundayım. arada bahçeye çıkıp kedilerle zaman geçirmesem katlanamam. bunların bir kısmı yavru, ebeliklerini yaptım desem yeridir.
    bizim ofis site içerisinde, önündeki sokak yolu dar, iki araç yan yana geçemez. üstelik evlerin kapısı da yola açılıyor neredeyse, hızlı gitmemek lazım. önünüze bir çocuk atlayabilir. bu villaların bahçeleri var, kimisi bakımlı kimisi bakımsız. bir iki tanesinde bizimki gibi kedi yuvaları var, mutlu oluyorum o iyi kalpli insanları görünce. ama bir tane de orospu çocuğu var, her gün bak abartmıyorum her gün bir kedi eziyorlar. kaza değil kasten yapıyor hangi kitabını siktiğimin piçiyse. kedinin ezildiği yere bakıyorum, yolun tam ortasında. normal yolunda giden bir insan onu ezemez, kedinin üstünden geçmez tekerlek. hadi diyelim ikisi üçü kaza, peki dün sabah gördüğüm vahşeti nasıl açıklayacaksın sevgili hayvansevmez tespitçi?
    bahçede bizim yavrulardan birinin ölüsünü buldum. boynu kırılmış, adeta sırtına yapışmış. diş izi yok, köpek işi değil. zaten bizim sitede köpek yok, hiç görmedim. ve hayvanın karnı patlamış, bağırsakları dışarı çıkmış. bahçemize araba mı girdi?.. ilk aklıma gelen birinin ezip, sonra da "alın bakalım kedinizi" dercesine, bize gözdağı verircesine bahçemize attığıydı. şüphelendiğim bir araç vardı, gittim onların kapısını çaldım sinirle. kapıya çıkan gence çok sert bir şekilde "sen mi yaptın ulan" dedim. çocuk korktu, "yok abi ben dikkatli sürüyorum" dedi, sonra kameradan kontrol ettim, gerçekten çok yavaş geçiyor bebe. neyse, bulamadık tabii bunu kimin yaptığını. bahçeme ölü kedi atacağına, gelsin götü yiyorsa "burada sokak kedisi beslemeyin, rahatsız oluyoruz" desin. onun önce ağzını burnunu kırar, sonra da dava ederim, o yüzden yemez tabii. dün de iki kardeşe araba çarpmış, biri ölmüş diğerinin kalçasında ezik var. veterineri aradım, gelmesini beklerken düşünüyorum tabii "kimdir bu canavar" diye. birden kafama dank etti: bahçeye atılan kedi ezilmiş olsa bağırsakları arkasından çıkardı. karnı kesilip çıkartılmış adeta. veterinere anlattım, böyle böyle diye. o da aynısını söyledi, "büyük ihtimalle kedinin karnını kesmişler" dedi.

    şimdi iyi dinle götüne kodumun trolü! evet insanlara tahammülüm yok. hiçbir kedi böyle canavarca hislerle, sırf öldürmüş olmak için öldürmüyor. daha önemlisi, hiçbiri gelip senin gibi saçmalamıyor. emin ol böyle aptal saptal entryler girseler onlara da tahammül edemezdik.