şükela:  tümü | bugün
  • bi noktasına kadar hak verilebilir bi isyan evet. tüketmeyin, az tüketmek için ne yapabilirim diye düşünün. şapkayı herkes önüne koyacak tabi.
    iyi güzel diyosun da, yıl olmuş nerdeyse 2015; elektrik üretmek için hes kurmak nedir? hadi onu da geç, termik santral nedir arkadaş? e ama nükleer demeyin ağzınıza terlikle vururum, onu da geç. güneş enerjisine, rüzgar enerjisine yatırım yapmak, bunları yaparken de hassas davranmak (orman dışı arazi ya da tarım arazisi dışında seçim yapmak) bu kadar mı zor? bu kadar mı çalışmıyor kafanız? hadi kafa çalışmıyo az çok biliyoruz onu da, arkadaş hepiniz mi vicdansızsınız?

    edit: güneş enerjisi nedir, nasıl üretilir? bunları biliyorum ben. güneş panelleriyle donatılmış bi binanın projesinde de görev aldım. çevre mühendisiyim. bir enerji santrali kurulacağında yer seçimi nasıl yapılır, nelere dikkat edilir bunları da biliyorum. rica ediyorum bana bunları sağdan soldan topladığınız cümlelerle anlatmak için enerjinizi harcamayın. ama faturalarımıza yansır ühü, gibi laflar da etmeyin gerçekten komik oluyorsunuz. adam dünyayı, diğer canlıları, geleceğini düşünmüyor ama faturalar :( diyor. ya ben neyse bişey demiyorum.
  • gerçeklerle alakası olmayan bir hayvan yorumu. kimsre santrale karşı değildir, ağaçların kesilip santral yapılmasına karşıdır insanlar. ağaç kesilmeden de bina yapmanın mümkün olduğunu bilmeyen cahillere cahil kalın diyorum sadece
  • son model telefona sahip olmasına rağmen aramaya kontörü dahi olmayan dejenere gençlik..
  • adam kısmen haklı... sadece elektrikte değil birçok şeyde tasarruf etmemiz lazım.
    şunu da unutmamak gerekir; elin oğlu atom bombası düşmüş de verimini tamamen yitirmiş misali işe yaramayan yerleri değerlendirirken, bizimkilerin ısrarla ağaç kesmesi düşündürücüdür.
    şimdi bunu uefa türkçe yazılan tapeleri nasıl anlayabilir zekasıyla söylemiyorum. bildiğiniz gibi avrupa'da nükleerin en yaygın olduğu ülke fransa'dır. 2013 senesi itibarıyla çalışan reaktör sayısı 59, elektriğin ülke elektriğindeki payı % 78'dir. fakat santral için 6000 ağaç kesmeyi bırak, 6 ağaç kessen adamın götünden kan alırlar..
  • kişi kendinden bilir işi dememe sebep olan başlık.

    evime gelirim yemeğimi yerim. kazağımla otururum. kaloriferi kolay kolay yakmam. lazım değilse ışık açmam nitekim monitörün ışığı yeter. zaten ışık açsam da ampulleri çıktığı gün led lerle değiştirdim. ısıtıcı kullanmam, klima sevmem.
    bunları neden yapıyorum kısmına gelirsek; param var şükür tükettiğimi öderim. ama lüzumsuz olan her şeye karşıyım. tabağıma yiyemeyeceğimden fazla yemek almam, alırsam da yerim.
    bunları yapıyorum ki doğanın içine etmesinler, ağaçları kesmesinler. göller, nehirler, denizler kirlenmesin.
    burada kaç yazar var dere dendiği zaman aklına içinde balıklar yüzen, etrafı ağaçlık, çiçekli böcekli, kendi habitatı olan canlıların yaşadığı tertemiz sular gelen?

    ayrıca bu tüketimi yapanların kesilen ağaçlar için zerre kadar üzüldüklerini sanmıyorum.
    daha fazla söze gerek yok kaçak elektrik tüketimi
  • güneşlenme saati 900w/m2 olan almanya'nin, bizim toplam elektrik uretimimizin 2/3'ü kadar ürettiğini bilmeyen denyolarin varlığını göstermiştir. bizim en kötü yerimiz rize ve o da 1100w/m2 bu arada.
  • başlığı açan dahi anlamında olmayan dahi'ye ''enerji ve tabii lan manyak mısın kaynaklar bakanlığı'' kurulup bir an önce verilmelidir.
    çünkü milli iradeyi sıvazlamak bunu gerektirir.
  • senin ben zihniyetini... dediğin doğru tabiki tasarruf önemli ama yok mini etek yok instagram senin ben verdiğin örneği emi adamı sabah sabah kötü konuşturacan. git sürdürülebilir enerjiden bahset, geri dönüşümden bahset, ne yapılabilirden bahset.
  • az gelişmiş toplumlarda sık rastlanılan ve aristo mantığını esas alan davranış modeli. köprüye karşıysan üzerinden geçme; metrobüse ve marmaray'a binme. elektrik tüketiyorsan enerji üretiminde yanlış seçilen yola karşı çıkma.

    öncelikle aynı aristo mantığını kullanıp hayvanların elektrik tüketmediği yorumunu yapsam, bu başlığa aynı düzeyde yanıt vermiş olurum.

    türkiye'nin enerji potansiyeli içinde su kaynaklarının olduğu muhakkak. ama fırtına deresi gibi doğa harikalarının su debisi göz önünde bulundurulduğunda çok ta fizibil olmayan projelerle yok edilmesi doğru değildir. ayrıca manisa'da tarım alanlarını yok ederek köylüyü işsizleştirip kente sürerek ülke kalkınmaz.

    gelelim enerji politikalarına: güneş enerjisi, mevcut teknolojilerle henüz fizibil değildir. almanya bu konuda ikerleme sağlamıştır ama çok büyük miktarda sübvansiyon söz konusudur. elektriğin kwh'ini yanılmıyorsam 28 euro cent'e geri alıyorlar. türkiye böyle bir parasal güce sahip değil.

    rüzgar daha verimli bir alternatif ama onunda amortisman suresi uzun. ayrıca yılın her gününde rüzgar olamayacağı için ( tıpkı güneş gibi) konvansiyonel enerji santralleri her koşulda gereklidir.

    türkiye'nin etkin kullanmadığını düşündüğüm enerji türü jeotermaldir. bu potansiyel etkin kullanılırsa, küçük dereleri, doğa harikası vadileri yok etmeye gerek kalmaz.

hesabın var mı? giriş yap