şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: panter emel)
  • bunlarin ileri gelenleri, ingiltere'de hayvanlar uzerinde deneyler yapan bir sirketin onunde toplanir, kendilerini hapisane turu dikenli teller uzerinden bahcenin icine atarak haklarini savunduklari (ama gel gor ki, bahceyi savunmakla gorevli) alman kurtlarinin onune duserler. tedbir olarak vucutlarini baloncuklu kargo naylonlariyla sarmis olduklari icin parca kopmaz ama pekmez akar...
  • dunya uzerindeki her canlinin yasam hakkı nın kutsalligini dusunen ve gerek belediyelerin gerekse bazi sirketlerin hayvanlari yokedilmesi gereken nesneler olarak gormesine karsi duran insan grubudur. hayvanların kendi yasam haklarını savunma olanakları olmadıgı icin vicdan sahibi insanların olusumlarına verilen genel isim.

    birileri cikip da "insanlar aclik cekerken it köpek için uğraşmak salaklıktır" gibi yorumlar yapmadan once , bu dunyadaki bir canli (insan ya da hayvan) icin kılını kıpırdatıp ne yaptigini kendine sormalıdır. hayvan hakları savunucularını salaklıkla suclayan zihniyetin kendisi insanlik ve vicdandan nasibini almamistir zira. sokak cocukları ya da tinerciler icin ugrasanlarla da dalga gecer cunku bu zihniyet. konu insan yerine hayvanlar icin biseyler yapilmasi degildir. bu dünya icin bir sey yapmaya calisanlarla dalga gecmektir bu zavalli zihniyetin yaptigi. bu miyop bakış açısını surada gormek mumkundur: (bkz: itler uruyor hayvanseverler yuruyor)

    zira begensek de begenmesek de o hayvan hakları savunucuları 1 tanecik bile canlinin ölümünü ya da eziyete maruz kalmasını engelleyebiliyorlarsa dünya icin guzel bir sey yapiyorlardir. sokaktaki tinerciler icin ugrasan gonullu insanlar kadar guzel guzel.

    toplumda " isi gucu olmayan kokonalar" olarak algilanmasi belki anlasılabilir. zira medya hayvan haklari denilince bu tip kokonolara daha fazla yer ayırmaktadır. ya da işi vejeteryanlıga kadar goturen asiri hassasiyet de cok goze batiyor olabilir. oysa temelde hayvanların yasam hakkını savunmak yeterlidir hayvan haklarına sahip cikmak icin. bu sizin sucuk yemenize mani bir durum degildir.

    oysa mahallenizdeki sokak kopegini koruyan ona yemek ve su veren yasli bakkal amcanız da, camın onune kuşlar yesin diye ekmek kırıntısı serpen anneniz de hayvan haklarının savunucusudur. hayvanların yasam hakkını savunur ve onlara ellerinden geldigince destek olurlar cunku.
  • (bkz: peta)
  • birşeylere yardım etmeye gayret eden savunuculardır. hiç bir sosyal dayanışma kampanyasına katılmamış, ne insanlara ne de dünyada bulunan diğer unsurlara yardım etmemiş insanlar tarafından eleştirilmeyi asla haketmemişlerdir. sen ne insanlara ne de hayvanlara yardım etme, sonra hayvanlara yardım edenlerin arkasından atıp tut, olmaz olsun böyle anlayış.

    (bkz: #6252328)
    (bkz: #6375459)
  • kanımca hayvacıkların naifliğini ve doğallıklarını, hayatın ve gerçekliğin korunması olarak gören insanlardır. hayvanları seven ve haklarını koruyan insanlar yaşamı ve insanları da seviyorlardır büyük bir oranla. (en azından benim gözlemlediğim ve tecrübe ettiğim kadarıyla) evet sokaklarda insanlar öldürülüyor, tinercler beyinlerini zehirliyor veya açlıktan insanlar kırılıp gidiyor; ne yazık ki. ama bu durum bile dünyayı paylaştığımız diğer canlıların hayatlarını yaşama özgürlüğünü kısıtlamıyor. ve evet ben de hayvanlar için gözümü kırpmadan bir çok şey yaptım, yapıyorum, yapacağım. ne koca parası yiyen bir kokonayım hatta ne de bir kadınım. can sıkıntısı için vakti bile olmayan, sosyetik olmakla da uzaktan yakından alakası olmayan, hayatı ve canlıları seven bir "hayat severim".
  • bu kişileri eleştirmek isteyenler hemen "dünyada bu kadar aç çocuk varken üç beş balinanın peşinden.." diye başlayan cümleler kurarlar. o insanların böylesine haksız ve ağır bir eleştiri altında bile hala inandıkları şeyler arkasında yürümesi takdir görmez, aksine alaylı bakışlarla küçümsenir, hayatın gerçeklerine uzak olmakla suçlanır.

    bu eleştiren kitle, yani hayvan haklarının insan haklarından sonra gelmesi gerektiğini düşünen, tüyü bitmemiş yetim (insan olanı), afrika'da aç bilaç gezen hasta çocuklar ya da sokakta yaşamaya mahkum insanlar için mangalda kül bırakmayan insanlar ne yapar? onlar bir kuduz köpeğin hayatını kurtarmak isteyene o köpekten daha çok köpük salarak kızmakla birlikte, maç izlerler, kantinde takılırlar, arabayla sokakta turlarlar, starbucks'ta otururlar, tavla oynarlar, sözlükte takılırlar, porno izlerler.. yani normal yaşarlar.

    mangalda kül kalır, çocuklar aç gezmeye devam eder, kuduz köpek kurtulur. o beğenmedikleri, hayat gerçeğine uzak insanlar o köpeğin hayatını kurtarmak için gerçekten birşeyler yapar.

    "ama ülkemizin ekonomik durumu, işsizlik, zaten bize yetmiyor bik bik bik"..
  • bazen bu savunma konusunda ipin ucunu kaçırıp ''hayvanlara işkence '' durumunu ''insanlara işkence'' haline getiren insan modelidir. şöyle ki:
    - pardon çok merak ettim, siz ne yapıyorsunuz?
    - salyangozları topluyorum.
    - aaa! salyangoz koleksiyonu mu yapıyorsunuz? ne güzeeğl! ben de küçükken kelebekleri yakalardım. ehheh!
    - yağmurlu havalarda yollara dökülüyor da bu kuzucuklar, insanlar görmeyip üzerlerine basıyor. ben toplayıp ağaçlık alanlara geri bırakıyorum, yaptığım tam olarak bu! siz niye yakalardınız kelebekleri? hıı? niçin yakalardınız dedim size!
    -eöö! ben... arkadaşlarım zorla yakalatırdı. valla! ben hep ''geri bırakalım.'' derdim, çok üzülürdüm, yeminlen. böyle biraz oynar bırakırdık.
    - oynamak? kelebekler narin hayvanlardır! zaten ömürleri çok kısa, sizin gibiler yüzünden doğdukları gibi ölüyorlar!
    - ama ben... ben küçüktüm, bilmiyordum. çok özür dilerim! çok acelem var, iyi akşamlar!
    -gel buraya bitmedi daha! önüne bak, yerde salyangoz var!
  • tv'de sürekli olarak kavga ettiklerinden insanın hayvan savunucuları yerine savaş filminin karakterleri sandıkları topluluk üyeleri. kavganın belli bir süresinden sonra ne için kavga ettiğini unutma özelliği olan insanlar bütünü.

    hayvanların, belkide sorsalar haklarını savunlarını istemeyecekleri teşkilat üyeleri.