şükela:  tümü | bugün
  • sayesinde veganlık hakkında çok şey öğrendiğim yazar. hep yazsın, sürekli yazsın.
  • kendimi veganlık konusunda azılı tartışmacı ve "yeterli" bilirdim ama uzun süredir ağzım açık ve büyük mutlulukla takip etmekteyim kendisini. kalemine kuvvet. bir de mesaj atılabilse keşke beraber fikir alışverişinde bulunabilsek.
  • dunyanin 21. yuzyilda veya daha sonraki yuzyillarda gelisecek ve modernlesecek olmasini, aslinda cok daha uzak gelecekler icin son derece ilkel kabul edilebilecegiyle karistirmasa iyi eder. zira gunun birinde afiyetle tukettigi bitkilerin de bilincleri olan varliklar oldugu bilim tarafindan ispat edilirse yanlis ata oynamis olacak. kendisine tavsiyem bitki, hayvan, insan diye ayirmadan sadece canlilik kavramini ele alip canlilarin bir sekilde birbirini tuketmek zorunda oldugunu aksi takdirde canliligin ortadan kalkacagini anlarsa, belki bitkilerin de hayvanlar hatta insanlar kadar kiymetli olabilecegini dusunebilir. eger bu derece psychedelic dusunme kabiliyeti varsa tabi. yoksa malesef dediklerimden hicbir sey anlamayacak.
  • "bitkilerin de canı var" gibi 0-6 yaş grubu bir argümanla yaşam tarzı eleştirilen yazar.

    sabrına hayranım, benim dayanamayıp açıklama yapmaya tenezzül etmediğim tip yazarların hakaretlerine, cahil cühela yorumlarına bile bıkmadan usanmadan, en önemlisi de seviyesinden ödün vermeden, tutarlı biçimde bilgi aktarmaya çalışıyor.
  • eger bir gun yours.org gibi bir yerde yazmaya baslarsa yazilarini bitcoin ile desteklemek istedigim kisi.
  • veganlıkla ilgili entry'lerden badilere ekledimdi. bir toplu okuyayım diye baktım, cinsiyetçi küfür kullanmış, sinirlendiği noktalarda benlerin, bizlerin bedeni üzerinden acısını çıkarmış.

    okuyunca bana saldıracağını sanmıyorum, yine de, olur ya: eşitlik taleplerini kabul ederken cinsiyetçi söyleme karşı çıkmak yanlış değildir. erkeklik üzerinden cezalandırmaya giden söylemler farklı bir eşitsizliği dolaşımda tutmaktadır.

    üzülerek badilerden çıkardım.
  • yazılarını ilgiyle takip ettiğim, bazen okumadan şukusunu verdiğim badi, hayvan özgürlüğü savunucusu. sözlükteki en anlamlı nickin sahibi. ayrıca kendisi sözlüğe geleli, hayvan hakları konusunda yazmayı neredeyse bıraktım. o zaten söylenebilecek her şeyi en güzel şekilde ifade ediyor. bana sadece okuyup fav'a atmak kalıyor.

    kendisine bir de önerim var. eğer henüz yoksa bir blog açmalı ve sözlükte yazdığı yazıları mutlaka kendi blogunda da yayınlamalı.

    ormanın ışığı'ndan bir alıntı ile bitiriyorum:

    "hepimiz hayvan sınıfıyız. fakat bazılarımız, iktidar gücünü eline geçirip kendilerini insan olarak tanımladılar ve dünyanın geri kalanını köleleştirip, egemenlik kurdular. bu sömürücü ve talancı, altın arayıcısı elitist yönetici insan sınıfı, kendi içindeki ikitidar savaşlarıyla da dünyayı felakete sürüklüyor. yalnızca insan sınıfı için yaşanılabilir bir dünya ideali ile gezegeni bir hapishaneye çevirdiler. sınıfımızı bileceğiz, safa geleceğiz. safları sıklaştıralım, sömürücü ve yılışık “insan sınıfı”nın iktidarına son verelim."
  • gerçekten kafamda yazmak isteyip de "ne anlar bu aptallar ne uğraşacağım bu kör cahillikle" dediğim şeyleri üşenmeyip yazıyor. gerçekten helal olsun kendisine.
  • (bkz: #77971494)

    selam, vegan olmayanların zekalarına çok takıldığını fark ettim, o yüzden buraya bir el atmak istedim. inanması güç olsa bile veganlar, vejetaryenler ve hepçil beslenenler arasında en düşük iq ortalamasına sahipler.

    doğrudan ıq sonuçlarının bulunduğu orijinal link, nedense, yerini başka bir çalışmaya almış. olsun, senin için üşenmedim ve ıq sonuçlarını sıralayan bir sağlık sitesi(?) buldum.

    --- spoiler ---
    for those of you playing along at home, here are the actual average ıq scores assigned to each group in the study:
    – meat eaters not in vegetarian group – 95.5% of the study – 100
    – vegetarian group without vegans – 4.3% of the study – 105
    –vegan subgroup from vegetarians – 0.1% of the study – 95
    --- spoiler ---

    yazının devamında da ''böyle bir şey nasıl olabilir yeeaa?!!'' diye şokunu anlatmasından başka bir şey değil. hayvansal gıda tüketmenin zekayı olumlu etkilediğini kendisi de itiraf ediyor zaten farkında olmasa da.

    orijinal link buydu, oradaki yazının üstünü kapatarak değiştirmişler ama araştırma aynı.

    --- spoiler ---
    when vegetarians were divided into those who were strictly vegetarian (no fish or meat) and those who consumed fish or chicken, no difference was found in ıq score. among those who had taken vegetarianism to its logical conclusion (“gone the whole hog,”, as it were) and become vegan (no animal products), mean ıq scores were lower. on average, vegans had a childhood ıq score that was nearly 10 points lower than other vegetarians: mean (sd) ıq score 95.1 (14.8) in vegans compared with 104.8 (14.1) in other vegetarians (p=0.04), although this estimate must be viewed with caution as only nine participants were vegan.
    --- spoiler ---

    yani neymiş? zekayı etkileyen asıl şey et değil, hayvansal gıda tüketmekmiş. bunu ilk cümleden anlayabilirsin.

    ama pişmiş et yemeyi de küçümseme derim, yemeseydik bugünlere gelemezdik. 1 2

    bunları gelip neden buraya yazdım? çünkü baktım ki vegan olmayan herkesi cahil, çomar, çapsız, vs diye nitelendirince, dedim ki birisinin artık gerçekleri anlatması gerekiyor.

    hep derim, yine diyorum : vicdanen vegan olan insanlar ile bir alıp veremediğim yok. adam et görünce midesi bulanıyor, olabilir. ama, çıkıp veganlık çok sağlıklıdır, çok doğrudur, inanılmaz faydaları vardır vs dersen bana da söz hakkı geçer.
  • buraya yazmayı düşünmüyordum ama nik altımı işgal eden takıntılı bir suser, yetmezmiş gibi yazdığım başlıklara kadar beni takip edip zırvalıklarını oradan da itelemeye çalıştığı için (bkz: #78050174) ve yazdıklarımı çarpıtıp hakkımda yalan dolan propagandaya kalkıştığı için birkaç açıklama yapmak farz oldu.

    vegan olmayanlara hiçbir zaman gerizekalı vs. demedim, onları potansiyel vegan olarak gördüğümü defalarca belirttim, vegan olmayanlara dair görüşlerim şurada (bkz: #77071236). anti-veganları ayrı tutuyorum elbette.

    gerçekleri anlattığın entry, beni sözlükte reklam yapmakla itham eden çomarlara ithafen yazılmıştır, ama anlaşılan manipülasyon yapmadan tek bir cümle bile kuramayacaksın. dediğim şey şuydu; eğer veganlıkla ilgili azıcık da olsa bilgi sahibi olsaydınız, benim videodaki kişi olmadığımı kolaylıkla anlardınız. sadece veganlıkla ilgili değil, herhangi bir konu hakkında bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan insanlar çomardır, çapsızdır ve cahildir. bana iftira atıp sözlükten uçurulmamı haykıran kişilere hak ettiği tonda cevap verilmiştir sadece, bunun ekran görüntüsünü alıp "aha yakaladım" pozları kesmek tipik bir ergen davranışı.

    iq konusuna gelirsek.

    orjinal araştırmanın ulaştığı sonuçla yukarıdaki iddiaların hiçbir ilgisi yok.

    bir karşılaştırma yapmak adına aynı çalışmayı haberleştiren bbc bakalım nasıl başlık atmış; high ıq link to being vegetarian

    içeriğinde veganlarla ilgili tek bir kelime bile geçmiyor, araştırmanın odağında veganlar bile yok, bununla ilgili istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar da yok, türk tipi yayıncılık anlayışına geçiş yapmakta zorlanmayan kişiler yalan söylemekten, manipülasyon yapmaktan hiç çekinmiyorlar, aslında veganların lehine görülecek bir araştırmayı "veganlar gerizekalı" diye sunacak kadar fanatikler.

    et yiyenler, veganlar, vejetaryenler vs. vs. gibi büyük grupları diğer bütün faktörlerden izole edip sadece beslenme repertuarında hayvansal ürün bulundurup bulundurmamasına göre, daha yüksek zeka tayin etmek baştan aşağı saçmadır zaten, hiç kimse böyle bir şeyi iddia edemez. nedeni de çok basit; veganların çoğu doğuştan vegan değiller, veganlar bir etnik köken vb. değildir, asyalılar ve aşkenazi yahudilerinin daha yüksek iq skoruna sahip oldukları gibi bir durumla karıştırılmamalıdır, veganlar bu seçimi hayatlarının ilerleyen dönemlerinde yapmaktadırlar; kanıksanmış gelenekleri bir sorgulama, öğrenme ve değişme süreci var. yani et yerken zeki, vegan olduğunda gerizekalıya dönüşmüyorlar. evrimsel süreci de katarak şöyle diyebiliriz; pişmiş et yiyerek beyni evrimleşen insanlar, vegan olmayı tercih edecek kadar zeki duruma gelmişlerdir. yukarıdaki araştırma da bunu doğruluyor zaten, daha zeki insanlar hayvan yememeyi tercih ediyorlar. ama bu seçim vejetaryen diyetle ilgili değildir, işin içinde diyet faktörü yok. yani vejetaryen beslenme insanı daha zeki yapıyor değil, daha açık fikirli, "et yiyen insanlar" vejetaryen olmayı tercih ediyor. işin içinde düşünsel motivasyonlar var, bir besin maddesinin beyne etkisi değil.

    orjinal çalışmanın conclusion kısmından gelsin:

    "higher scores for ıq in childhood are associated with an increased likelihood of being a vegetarian as an adult."

    yani diyor ki; çocukluğunda daha yüksek iq'ya sahip olanların, yetişkinliğinde vejetaryen olma ihtimali daha fazladır.

    böyle bir ilişki bulmuşlar. bunu alıp da "hayvansal gıda zekayı etkiler" diye sunanlara ne yazsam boş burada.

    evet, veganların iq'sü 95 bulunmuş ama sadece dokuz vegan katılımcıya bakılmış. bu uyarıyı da düşmüşler zaten;

    "although this estimate must be viewed with caution as only nine participants were vegan."

    istatistiksel olarak ne kadar anlamlı değil mi.

    çalışma vejetaryenliğin yüksek zekayla ilişkili olduğunu belirtmesine rağmen bunu "hayvansal gıda zekayı etkiler" diye sunmak nasıl bir şarlatanlıktır ya.

    büyük, saygın çoğu sağlık kuruluşu, sağlıklı yaşamak için hayvansal tüketime ihtiyaç duymadığımıza yönelik bir sürü rapor yayınlamış, hala hayvansal protein olmadan kas yapamazsın, et yemezseniz zekanız etkilenir masalları anlatıyorsunuz burada. her şeye bir kulp buluyorsunuz. (bkz: sağlık kuruluşlarının veganlıkla ilgili makaleleri)

    vejetaryenlerin daha zeki olması ise tarih boyunca gayet mantıklıydı, vejetaryenler toplumun geneline nazaran daha değişime açık, eleştirel akla sahip kişilerdir, "yaşamak için et şarttır" vs. gibi dogmalara saplanıp kalmazlar. kendisi de bir vegan olan fizikçi brian greene'in vejetaryenlerle ilgili yorumu şöyle; "kısıtlı deneyimlerimden gördüğüm kadarıyla, vejetaryenler genel olarak alışılmış olan, kabul edilmiş olan düzene meydan okumaya istekli insanlar. dahası, kendi zevklerini, doğruluğuna inandıkları şeyler uğruna feda etmeye gönüllü kişiler. bu benzer nitelikler, sanatta ve bilimde büyük devrimler yapmak için ihtiyaç duyulan nitelikler."

    zaten tarihe bakılırsa, epey bir dahinin vejetaryen olduğu görülür. pisagor, einstein, tesla vs.

    bu gibi dahilerin tarih boyunca vejetaryen olması gayet mantıklıydı, bunun veganlıkla olan alakasına gelelim. vegan teriminin icat edilmediği dönemlerde, bu insanların hayvanlara yönelik ahlaki itkileri vejetaryenliğe yönelmiştir. veganlık, hayvan sömürüsünün tümüyle reddiyesidir, dolayısıyla daha tutarlı bir fikirdir ve günümüzde hayvan haklarıyla yan yana gelen en önemli kavram veganlıktır. bunu nereden mi biliyoruz? bugün vejetaryenlik hızla popülaritesini yitirirken, veganlık büyük bir ivmeyle büyümektedir. google trends vs. gibi araçlar da bunu doğruluyor zaten, konuyla ilgili google'larsanız bir sürü makaleye denk gelebilirsiniz. yani binlerce yıldır pisagor gibi bir ton filozof, hayvan yemenin cinayet olduğunu ve bu barbarca gelenekleri terk etmemiz gerektiği konusunda hep vejetaryenliği gündem edinmiştir, ama bugün onun yerinde daha tutarlısı vardır ve bundan dolayı hayvanları önemseyen insanlar hızla veganlığı seçmektedir.

    vegan terimi ise 1940'larda ortaya çıkmıştır, bu araştırmaya katılan vejetaryenlerin, şu an içlerinden vegan olmayı seçmiş insanlar da olduğunu tahmin ediyorum, zira veganlık 2010'lu yıllarda yaygınlaşmaya başlamıştır, bir jenerasyon farklılığını da hesaba katmak gerek, şu an ki jenerasyon veganlığa daha kolay geçiş yapıyor..

    örneğin fizikçi brian greene 9 yaşında vejetaryen olmuştur, 18 yaşında veganlığın daha tutarlı bir fikir olduğunu fark edip vegan olmuştur.

    başka bir örnek ise, natalie portman 8 yaşında vejetaryen olmuştur, 2009 yılında ise eating animals kitabını okuduktan sonra vegan olma kararı almıştır, kendisi harvard mezunudur bu arada.

    --

    (ara edit: "yuval noah harari'nin sapiens kitabının başını bile okusaydın..." üzerine bir ekleme (akışa uygun olduğu için buraya yazıyorum): harari'nin bu kitabı yazdığı sırada tarım ve hayvancılık devrimine geçişte hayvanlara yapılan kötülükleri ve günümüzdeki etik dışı uygulamaları öğrenip vegan olma kararı aldığını anekdot olarak düşelim. günümüzde dünya çapında önemli entelektüeller vegan olma kararı alıyor, vegan karşıtlığı yapan kimseyi biraz zor bulursunuz, bunu da bu yazarların kitaplarını anti-tez olarak sunanlara karşı duyuralım. eğer bu yazarların kitaplarının tamamını okusaydılar kitapta hayvan sömürüsünün eleştirisine de yer verildiğini ve tarım devriminin hayvanlara daha pahalıya patladığını bilirlerdi.)

    --

    vedat milor ise, "eğer şu an 18 yaşında olsaydım büyük ihtimalle vegan olurdum," demiştir. (bkz: #74870860) 10-20 sene önce böyle bir düşüncesi olduğunu zannetmiyorum çünkü veganlık pek bilinmiyordu.

    veganlık, asıl 2010'lu yıllarda ana akıma düşmeye başlamıştır, insanlar bu konuda bilinçlenmeye başlamıştır ve asıl bu yıllarda yapılacak araştırmalar konuyla ilgili daha güvenilir veriler sunacaktır ve veganlığı tercih edenlerin, hayvan sömürüsünü tercih edenlerin ve vejetaryenliği tercih edenlerin (dediğim gibi 30-40 yıl önce vejetaryenliği tercih etmekle hatta 10 yıl bile diyebiliriz buna, şu an tercih etmek bambaşka bir şey, jenerasyon farkı önemli); ekonomik, sosyal durumu, eğitim düzeyi vs. daha net veriler sunacaktır. bir de veganların geçtiği anket çalışmalarında örneklem problemi sıklıkla yapılıyor, az et tüketiyor diye ya da sadece balık tüketip kendine vegan diyenler oluyor.
    beyanı esas almak yeterli değil, kişiye neden vegan olduğu vs. de ayrıntılı bir şekilde sorulmalı. bitkisel beslenip kürk, deri giyip kendine veganım diyenler de var.

    bilinen kesin bir şey var; dengeli bir vegan beslenmenin vücudumuzun tüm ihtiyaçlarını karşıladığını ve sağlık anlamında et yiyenlerden aşağı kalır yanları olmadıkları hatta vegan bir beslenme yüksek meyve-sebze vs. tüketimini garanti ettiği için daha sağlıklı olma potansiyeline sahip oldukları bilimsel raporlarda belirtilmektedir. dolayısıyla bu bireylerin aralarında zeka farkı varsa, tıpkı tüm bireylerin arasında olduğu gibi daha çok, genetik faktörü; kitap okumak, kendini yetiştirmek vs. gibi aktiviteler ön plana çıkmaktadır. dünya görüşü kaliteli olanlar daha zeki olacaklardır tabii ki.

    evrimsel süreç içerisinde ise pişirmenin ve etin primer rolüyle ilgili evet bazı makaleler var, özellikle etin pişirilmesiyle (ve tüm bitkilerin) birlikte biyoyararlanım artmış ve eski insanlar bundan oldukça istifade etmiştir. yani et kalori açısından eskiden avantaj sağlamıştır, bunu kimse inkar edemez ama, arkaik zamanlarda işleyen bir olayı, her türlü bitkisel gıdaya erişilen bir döneme uyarlamak saçmalıktır. günümüzde et tüketmeyen, hatta hiç hayvansal ürün tüketmeyen yığınla insan vardır ve gayette sağlıklı bir şekilde yaşamlarını sürdürüyorlar. hayvansal tüketim yoluyla bir tek b12 alınamıyor, onu da takviye aracılığıyla alırsın, bu kadar basit. b12 de zaten hayvansal kaynak değil, illa ki hayvan dokusu tüketerek alınmak zorunda değil, buradan veganlığa vurmak yanlış olur.

    evrim ve veganlık konusu da hep çarpıtılıyor, genellikle evrim ve biyoloji bilgisi sınırlı olan insanlar yapıyor bunu. richard dawkins gibi isimler bile veganlığı desteklerken veganlığın evrime aykırı olduğunu ve bilim dışı söylemek gülünç olmaktan öteye gidememektedir. (bkz: #75138130) burada yazanlarla düşüncem aynıdır.

    peki, bir de günümüzde veganlığı seçmiş insanların profillerine bakalım, yukarıda dünün vejetaryenlerinin bugünün veganları olduğuyla ilgili yazdıklarım daha iyi anlaşılacaktır.

    bir insan neden vegan olmayı seçer? en önemli sebebi hayvan haklarıdır, diğer diyet vb. gerekçelerin bununla bir ilgisi yok. günümüzde vejetaryenlik hayvan hakları için yeterli görülmüyor ve sıklıkla eleştirilere konu oluyor. dün vejetaryen bir yazar bana mesaj atıp veganlığa geçmek istediğini söyledi, bu tip çok mesajlar aldım bugüne kadar.

    dolayısıyla bu seçimde vicdan, empati, adalet duygusu ön plana çıkıyor.

    hayvan haklarıyla aktif olarak ilgilenenler vegan hareket içerisinde etkin yahudi popülasyonunun çok fazla olduğuna dikkat etmişlerdir, üstelik sadece israil'deki vegan popülasyon değil, amerika'daki vegan aktivistlerin içindeki yahudi oranı da göze çarpıyor, örneğin dünyanın en etkili ve en ünlü amerikalı vegan aktivist gary yourofsky yahudi kökenli. hayvan konusunun en önemli ismi peter singer da bir yahudi. michael greger, caldwell esselstyn vb. gibi, vegan beslenme diyince akla ilk gelen isimlerin de vegan olduğunu görüyoruz. hollywood’un 10 ünlü veganı diye listelenen bu isimlerin dördünün de yahudi olması dikkat çekici. simon amstell, darren aronofsky gibi yönetmenleri de sayabilirim, philip low, douglas hofstadter, brian greene gibi bilim insanlarını da, ciddi bir yahudi popülasyonu olduğu görülüyor. bir iki örnek verip geçtim sadece, uzun bir liste koyabilirim buraya. ve bu örnek verdiklerim büyük oranda amerika'da yaşayanlar. list of jewish atheists and agnostics wikipedia sayfasına çok benzeyebilir.

    tarihin en büyük hayvan hakları yürüyüşü de israil'de gerçekleşmiştir, zaten sürekli mezbahalarda sivil itaatsizlik eylemleri düzenleniyor, orası başka bir dünya oldu, fransa'ya ve dünyanın birçok bölgesine de sıçradı bu. kuzey ormanları sitesinde haberleştirilmişti.

    kimileri bunun bir tesadüf olmadığını, yahudilerin eğitim seviyeleriyle, bilime vs. önem vermeleriyle, veganlığı kucaklamaları arasında bir korelasyon olduğunu söylüyor.

    başka bir görüş de, yahudilerin tarih boyunca ezildiğini, bu yüzden hayvanlarla daha kolay empati yapabildiklerini söylüyor (gary yourofsky mesela) ama bunu da filistin konusuna bağlayarak eleştirenler var, konuyu siyaset zeminine çekmemek için bu kısmı es geçiyorum.

    vegan hareket içerisinde dikkat çeken bir başka en önemli grup ise, tartışmasız kadınlardır. bu da mantıklı görünüyor, et yemek maçolukla eşleştirlmiştir,etin cinsel politikası malumunuz zaten. maçoluk da günümüzde zekayla değil, aptallık ve cahillikle ilişkilendiriliyor.

    benim de gözlemlediğim, genel olarak erkeklerin veganlığa biraz daha mesafeli yaklaştığı oldu. özellikle türkiye gibi orta doğu çomarlarının bol bulunduğu yerlerde. ama burada da dikkat çekici bir ayrıntı var, veganlığa nefret dolu şekilde saldıranlar genelde "doğa çok vahşi", "köpek dişim var", "et yemezsen kafan çalışmaz" vs. vs. gibi dünyanın en aptalca argümanlarını dillendiren kişiler oldu. öte yandan, örneğin türkiye'den, vedat milor, emre kongar ve sözlükte erkek olduklarını bildiğim üç yazar, (bkz: #77071236) veganlığa yakın görünüyorlar. çomarizmden uzaklaştıkça veganlığa saldırılar azalıyor gibi.

    dünyada da bu şekilde, kadınlar daha ağırlıklı dedim ama hayvan etiği denilince ilk akla gelen isimlere bakarsak, peter singer, gary francione ve tom regan vs. gibi erkekler.

    toparlarsak, veganlığı herhangi bir gruba mal etmek (mesela veganların çoğu solcudur vb. genellemesi) hatalı olmakla birlikte -çünkü dünyanın her yerinde veganlık çok hızlı bir şekilde yayılıyor- bazı kesimler "daha öncü" durumda gibi görünmekte. bu öncü grupların farkındalık düzeyi gelişmiş, araştıran ve sorgulayan insanlar olduğu açıktır. ben mesela hiç akp'li veya trp'ci vegan görmedim ama ateist, bilime önem veren çok vegan gördüm. sözlükteki veganlara bakmak yeterli, tamamı cinsiyet eşitiğini vs. savunuyor, birçok konuda duyarlı insanlar oldukları görülüyor. veganlığa saldıranlar ise çoğunlukla trp'ci, homofobik, cinsiyetçi ve empati yoksunu kişiler oldukları görülüyor. vegan başlıklarını gezip bunları tespit etmek çok kolay.

    görünen o ki; veganlığı ve hayvan haklarını kabul etmede önemli olan paremetreler; eşitlik, adalet, empati, vicdan ve etik gibi değerleri önemsemektir ama bunların hayatımıza tutarlı bir şekilde yansıması için önyargılardan sıyrılmamız ve açık fikirli olmamız gerekmekte. boğa güreşi, kürk vahşeti, atlı fayton vs. gibi hayvan sömürülerine karşı çıkıp vegan olmayan insanlar vicdansız ya da adalete değer vermiyor değil, sadece semavi dinlerle birlikte tüm dünyayı etkisi altına alan insanmerkezciliği yeterince sorgulamamış ve türcülükten kopamamıştır. bu yüzden kedi-köpekler öldürüldüğünde ahlak abidesi kesilen kişi, akşam yemeğinde, mezbaha cehenneminde baş aşağı şekilde kanı boşaltılıp kafası kopartılan ineğin, vücut parçalarını büyük iştahla yemekte sakınca görmez.

    veganlığın bilimsel düşünceyle de ilgisi vardır, iklim değişikliği, sürdürülebilir beslenme, çevresel yıkım gibi konularda veganlıkla sıkça karşılaşabiliyoruz. bunlarla ilgilenen çoğu kişinin veganlık hakkında bilgi seviyesi ortalamaya göre yüksektir. ne bileyim, bir korumacı biyolog, bir etolog hayvanları önemser, dolayısıyla veganlığı seçme ihtimalleri genele nazaran daha fazladır. zaten böyle bir dolu örnek var, etologlar arasında mezbaha terörüne dikkat çeken ve hayvanları sevdiğini söyleyen insanların damak zevki için hayvanları katletmesini eleştiren jane goodall vejetaryen**, marc bekoff ve jonathan balcombe gibi önemli etologlar ise vegan. ayrıca şiddet, suç ve hayvanlar konusu da, hukukçuların ilgi alanlarına giren konular. hayvan hakları sonuçta bir hak, adalet ve özgürlük motifleri içeriyor, özellikle felsefecilerin, hukukçuların vs. muhakkak karşına çıkabilir. en önemli hayvan hakları savunucularının hukuk profesörleri, felsefeciler, peter singer gibi ahlak felsefecileri olmalarına şaşmamak gerek. özellikle hukukçuların oluşturduğu hayvan hakları grupları çok gördüm, felsefeciler arasında ise veganlığa meyilli çok sayıda kişi var, çok uzağa gitmeye gerek yok, 20-30 yıl önce böyle değildi bu, murray rothbard bile, hayvan haklarını ele aldığı bir kitabında, "son zamanlarda yükselişe geçen hayvan hakları modası" tabirini kullanmış. daha başka aşırı saçma cümleleri vardı, kurtlar nasıl koyunlara zarar verdiğinde suçlu değilse, biz de değiliz vs. diyordu.

    ama şu anda tam tersi bir hava var. michael huemer gibi felsefe profesörü ve liberteryenler veganlığı savunuyor. bu da hayvan haklarının epey güçlü bir konumda olmasından kaynaklanıyor. cambridge bilinç deklarasyonu'nun başyazarı, mucit ve nörobilimci dr. philip low hayvanların yaşadığı bilinç tecrübelerinden etkilenip vegan oluyorsa artık bambaşka bir noktadayız demektir. 40 yıl öncesini, jane goodall anlatır, şempanzelere isim verdiğimde beni "bilim dışı" buuyorlardı, diye. numara verilmeliymiş çünkü hayvanlar kişi değilmiş. nerden nereye. bu yüzden diyorum, 2010'lu yıllara bakmak gerek, şu anda vejetaryenlik aşağı çakılırken veganlık büyük bir tırmanışta. yurt dışında entelektüeller vegan olmasalar bile veganlığın hakkını teslim etmektedirler, richard dawkins vs. bilinen örnekler zaten.

    veganlık dindir, bilim dışıdır; veganlar faşisttir vs. söylemleriniz her zaman başarısızlığa uğramaya mahkümdur. veganlık bundan sonra da tüm dünyada hızla yayılmaya devam edecektir.

    ----------

    kapanış cümlesi de beklendiğim gibi olmuş, veganlarla bir alıp veremediği olmadığını söyleyen tiplerin bir de bu insanlarla husumeti olsa demek ki kalaşnikoflarla tarayacaklar. boş yere kasmayın, manipülatif, maksadı açık yazılarınızdan ne olduğunuzu görüyoruz.

    işin komik tarafı, veganlığı bilim dışı diye karalayan adam the red pill gibi bir garabetle ve hiçbir şekilde bilimsel destek bulamayan saçmalıklarla kafayı bozmuş, ilgili başlığa bir sürü entry yağdırmış (bkz: #77771564), şaşırdım desem yalan olur.

    ayrıca beni başlık başlık takip edip linklediğin şu zırvalığın (bkz: #73584974) hemen ardından medeniyet budalasi 2'nin bir yorumu var ki (bkz: #73585180) kahkaha attıran cinsten, başka söze gerek yok. her şeyi kafasına göre eğip bükerek yorumlamayı alışkanlık haline getirmiş, bir trp şarlatanısın.

    istediğinizi savunun umurumda değil ama insanların karşısına dikilip, hatta nik altına dadanıp geçit bekçiliğine soyunacak kadar zavallı duruma düşmeyin. sizin savunduklarınızı gerizekalıca bulsam da, yobazlarla, gericilerle seviyeli bir diyalog kurulamayacağını bildiğim için , asla gelip ne nik altınıza uğrarım ne de başlık başlık peşinizden koşturup "benim dediklerimi n'lur kabul et" diye zırlarım. çünkü zaten fikirleriniz de siz de gen havuzundan ayıklanacaksınız, saçmalıklarınız zerre kadar ciddiye alınmıyor, kendiniz çalıp kendiniz oynuyorsunuz.