şükela:  tümü | bugün
  • benimki saldırı değil ama dilleme. evet, bildiğin yılan tarafından dil darbesine maruz kaldım.

    2018 yazı. sıcak mi sıcak. bahçedeki otları yoluyorum. bir ara yorulup bir gölgede dinlenme ihtiyacı hissettim. o arada dalıvermişim. yüzüm yere dönük yatıyorum. bir ara yanağımda bir sıcaklık, bir ıslaklık ile uyandığımı hatırlıyorum. kafamı kaldırdığım esnada kocaman bir 'karayılan' ile göz göze geldim.

    sanırım bir buçuk metre havaya zıpladim. kalbim yerinden sökülmüş gibi atıyordu.

    ilginç bir deneyim oldu benim için. keşke yılan konusunda uzman olup o yılanı oracıkta yakalasam, biraz sevip bıraksam diye çok iç geçirdim. nasip kısmet değilmiş..

    düzeltme: imla
  • köpek tarafından ısırılmak, kedi tarafından cırmıklanmak, koçtan tos yemek, horoz tarafından kafası delinmek olarak özetleyebileceğim saldırılar.
  • taksici bagaj için fazla para isteyince vermemiş dayak yemiştim.
  • kocaman bir çoban köpeği tarafından kovalanmıştım (kazların tıslayarak üzerime doğru yürümesini saymazsam en önemlisi bu), işin garip tarafı beni deli gibi kovalayan köpek, ben yere düşünce aniden durdu, gözlerine baktım ve çok tuhaf, acımış gibi bir hissiyatı vardı. köpek bile halime acıdı.sonra ağlaya ağlaya ayağa kalktım ve yanından geçerek uzaklaştım, hiçbir şey yapmadı. izi halen dizkapağımda durur.

    (bkz: köyde çocuk olmak)
  • küçükken beni inek süsmüş,bizimkiler öyle deyo.tabii küçük dediğim 3-5 yaş arası sanırım.gerçi bu konu bana biraz hürafe gibi geliyor ama süstüyse de hafifçe yana atmıştır diye tahmin ediyorum.
    bir diğerinde ise kurt köpeği sol diz üstümü ısırmıştı,şerefsiz 3-5 saniye(tabii ki bana daha uzun geldi) arası bırakmadı ve sonunda saolsun kuzen kurtardı.bundan sonra tabii ki aşı oldum.neyse ki ölmedim.(?)
    kedi tırmalaması vs gibi ufak şeyi yazmaya bile gerek duymadım.
    not: merak etmeyin köpeğe zarar vermedik.
  • çocukken saçlarımın içine dedemin arılarından girmişti 2 adet. dedem elleriyle çıkarmıştı ve nasıl kafamı sokmadan kurtulabilmiştim bilmiyorum.

    not : bu 2 arı haricinde sivrisinekler bile yaklaşmaz bana.
  • bu orospu çocuğu sivrisinekler sayılıyo mu?

    ırzını siktiklerim arazide bi huzurlu kaka yaptırmadılar götü kevgir eylediler..
  • erik miydi tam hatırlamıyorum ağaçtan ne yediğimi. yakın dallardakiler bitmişti. devam edebilmem için dikenli tellerin arkasına geçmem gerekiyordu. tellerin arkasında tel boyunca uzanan hendek gibi bir çukur vardı. zar zor ufak tefek çiziklerle geçebildim tellerin arkasına. o ara gözüm ağaca bir 50 metre falan uzaklıkta 4 kişilik öküzlü, sığırlı, danalı, inekli bir gruba takıldı. grup diyorum, kişilik diyorum çünkü ne olduklarını hala bilmiyorum. doğalarına aykırı olan bir çok şeye şahit oldum orada. iş üstündeydiler ama sanki böyle keyif yapıyorlardı. yapmamaları gereken, olağandışı şeyler yapıyorlardı. o onun üstüne çıkıyor, o onun üstüne çıkıyor falan. türlü terbiyesizlikler, ahlaksızlıklar. aşçı, bahçıvan, uşağın ete bürünmüş hali. dana eti.

    neyse. ben erik yerken bu öküzlerden bir tanesi bir başka ineğin üzerinde olan ineğin/öküzün üzerine çıkmaya çalıştı. yani altlı üstlü 3 kişi olacaklar çıkabilirse. inek mi, öküz mü de bilemiyorum işte öyle pislik şeyler yapıyorlardı ki, ineğin üzerindeki inek bile olabilirdi. bir yandan erik yiyorum bir yandan da arada bunlara bakıyorum. bu fani dünyada bu gözlerim daha ne ahlaksızlıklar görecek diye. bunlar başka ne yapacak? ne olacak? misyonere yürürler mi, yürürlerse antrikotların olduğu yerdeki kemik nasıl olur? falan diye düşünürken. o çıkmaya çalışan inek/öküz aniden durdu bana bakmaya başladı. bildiğin gözlerimin içine bakıyor. kızların efendi adam yerine tercih ettiği piçler gibi mk. bırakmıyor göz temasını. anladım bir sıkıntı olduğunu. yanıbaşımda hardcore bir sex dönüyor ve o anda, şu meşhur kel adam bir anda durup, dönüp, kitlenmiş, bana bakıyor. durum tam olarak bu.

    iki üç kere dönüp baktım, hala bana bakıyor. ben bıraktım erik yemeyi. göz temasını bırakmıyorum, elimle ona boştaki ineği gösteriyorum ona git ona git yapıyorum elimle. yavaş yavaş da tellere yaklaşmaya başladım. ulan bu bir başladı koşmaya. ayaklarını önlü arkalı vuruyor. yani iki ön, iki arka sırayla öyle koşuyor. toz duman çıkıyor altından. teller yakın ama arada hendek var. hendeğin içine girip yavaş yavaş çıkma şansım yok. bu şerefsiz o hızla hendeğe kadar girecek çünkü. ne yaptım ki ben mk böyle sinirlendin. diyemiyorum. hızlı karar vermem gerekiyor. tellerin üstüne atlayıp tutunmaktan başka çare yok. neyse. atladım tellere. g.tüm yemedi telleri avuçlamayı. tutamadım. bileklerim dikenlere takıldı. vücut ağırlığımı taşıyamayınca da iki bileğim de yırtıldı. düştüm hendeğe.

    bu o.çocuğu yukardan hala bana bakıyor. kan içindeydi bileklerim. canım da felaket yanıyordu."napıyosun ya" diye bağırdım saçma sapan. sonra sırtüstü ağacın öteki tarafına doğru süründüm. gelmedi bu.

    s.kecekti de kanı görünce midesi mi bulandı anlamadım. murdar oldum diye düşündü heralde. ayağa kalktım, gelirse ağacın bir öteki, bir öteki tarafına geçerim diye düşündüm. yine gelmedi ama bana doğru dönüp bakmaya devam etti. yavaş yavaş tırmandım tellere. geçtim diğer tarafa. giderken hala bana bakıyordu şerefsiz.

    kulağıma geliyordu o dönem. benim için, intihar eden çocuk diyorlarmış okulda. bileklerimi kesmişim. son anda kurtarmışlar hastanede. hiç bozmadım. çünkü inek tecavüzünden kurtulan çocuk demelerinden iyiydi.
  • sizinki de bir şey mi 2008 yılında akyaka'da fok bademin saldırısına uğramıştım. caws görmüş amerikalılar gibi kafama basarak kaçışmıştı millet. şerefsiz badem sağ ayak bileğimi ısırarak ve burnuyla iterek kıyıdan uzaklaştırıp adeta bir oyuncak gibi oynamıştı benimle. kaçmaya çalışınca da sinirlenip bileğimi dişleyip kanatmıştı.
  • yaşımı hatırlamıyorum ama epey küçüktüm. ardahanın sulak yurt köyünde bahçede elimde sopaylan geziyordum, kazlar birden üstüme koşmaya başladı agresif olanları ağzını açtı tam ısırıcak bir sopayla burnuna vurmuşum çaat etti ulan içim gitti geri kaçtı hayvancagız hala unutmadım görüntü gözümün önünde ses de...