şükela:  tümü | bugün
  • dünyanın en kirli, en pis, en çevreye zararlı, en fazla insanlık dışı görüntüler barındıran, en kanlı ve en kötü kokan endüstrisi olan pislik bir şeydir.

    söylediklerim mesnetsiz değil, ilerleyen entry'lerde bunu görüntülerle ve istatistiklerle kanıtlayacağım.

    bu başlığı kimse doldurmamış koskoca sözlükte nitekim ülkemizde bu endüstrinin ne halde olduğundan pek haberdar insan yok.
  • hayvancılık endüstrisinin çevreye olan etkisini daha önce sözlüğe yazmıştım, oradan aynen kopyalıyorum.

    --- spoiler ---

    dünya'da insan nüfusundan çok daha fazla çiftlik hayvanı nüfusu var, sistematik olarak bu hayvanları üretip, tarım ürünleriyle besleyip, içilebilir su kaynaklarını kullanıp sonra da kesip yiyoruz. sadece inek, koyun ve domuz toplam sayısı 10 milyarın üzerinde. buna kültür balıkçılığı ve tavukçuluk da eklenince rakam 20 milyar adetlere varıyor.

    bu hayvanlar o kadar kalabalık ki ürettikleri sera gazı şu an herhangi bir endüstri dalından daha az değil. genel sera gazı üretiminin %14'ü livestock dediğimiz çiftlik hayranlarından geliyor. ufak bir bilgi; metan, karbondioksitten çok daha etkili bir sera gazı ve metan emisyonu en yüksek endüstri şu an hayvancılık.
    https://image.slidesharecdn.com/….jpg?cb=1400545491

    şimdi bu işin sadece sera gazı salınımı kısmı.

    burada 400 gram et için(1lb) ne kadar su gerektiği gösteriliyor. mesela 400 gram dana eti üretmek için 7 ton su gerekiyor.
    https://s3.amazonaws.com/…3aa3e5ae/7040000961_d.jpg

    1 kilo dana eti elde etmek için tam 25 kilo tahıl gerekiyor.
    https://cdn.theconversation.com/…-13895-15hj37l.jpg

    hayvancılığın sürdürülebilir olması için ormanlık araziler her yıl daha fazla tarım alanına çevriliyor. bu da istatistiklere yansımayan bir başka sera gazı etkisi.

    bu hayvanların ürettiği aşırı kirlilik deniz ve okyanuslarda son buluyor. malesef sıçtığımız bok uzaya gönderilmediği için doğal dengeyi bozuyor ve fitoplanktonların ölmesine neden oluyor. dünyada oksijen üretiminin(fotosentez) en büyük kaynağı okyanus bitkisel mikroskobik canlılarıdır(fitoplankton). bu da karbondioksitin atmosferden organik emilimini azaltıp küresel ısınma hanesine bir artı daha katıyor. şu sıcak yaz aylarında neden 20 sene önce klimasız otururken artık klimasız yaşanmadığını sorun kendinize. konformist olmak bile bundan kaçmaya yetmiyor.

    --- spoiler ---
  • hayvancılık endüstrisinin içinden görüntüler, ileri sara sara eğer 5 dakika izlerseniz anlarsınız neler döndüğünü.

    https://youtu.be/gihwqoglzlq
  • antibiyotiklerin yarısı hayvancılıkta kullanılıyor.

    greenpeace'e göre dünyada tüketilen antibiyotiklerin yarısı hayvancılık endüstrisinde kullanılıyor. aşırı antibiyotik kullanımının yarattığı "antibiyotik direnci" geleceğin en önemli sağlık tehdidi olarak görülüyor.

    tavukçuluk endüstrisi’nin mevcut uygulamaları ile halk sağlığını riske attığı ve doğaya zarar verdiğini iddia eden küresel çevre örgütü greenpeace'e göre, dünyada tüketilen antibiyotiklerin yarısı hayvancılık endüstrisi tarafından kullanılıyor.

    endüstrinin "daha az yem ile daha çok et" üretimini amaçladığını savunan greenpeace, tavukların hastalık önleyici ilaçlar yani içinde antibiyotiklerin de bulunduğu profilaktiklerle beslediğini savunuyor.

    greenpeace'e göre, dünya sağlık örgütü, aşırı antibiyotik tüketimini, yarattığı "antibiyotik direnci" nedeniyle insanlığın önündeki en büyük sağlık tehdidi olarak tanımlıyor.

    konuyla ilgili değerlendirmesinde başta gdo olmak üzere tavukçuluk endüstrisinde kullanılan katkıların ithalatının ekonomiye olan etkisini vurgulayan greenpeace akdeniz tarım ve gıda kampanya sorumlusu tarık nejat dinç, "genetiği değiştirilmiş soyalar sağlığımızla birlikte yıllık 1 milyar dolarlık ithalat hacmi ile cebimizi de zora sokuyor. türkiye’nin ithal ettiği soyaların neredeyse tamamı gdo; ve bu gdo’ların neredeyse yarısından fazlası tek başına tavukçuluk endüstrisi tarafından kullanılıyor. oysa türkiye uygun iklim koşulları ve 3 milyon hektarın üzerinde atıl duran ekilebilir arazisiyle, tavukçuluk endüstrisinin ihtiyaç duyduğu soyayı veya alternatif protein kaynaklarını -üstelik de gdo’suz- kendi başına yetiştirebilecek kapasitede. ancak kurdukları düzeni bozmak istemeyen tavuk şirketleri, yerli kaynaklarımızı harekete geçirmek yerine, bizleri gdo’lara boğmak pahasına her sene yüz milyonlarca dolar dövizimizi heba ediyor" diye konuştu.
  • balıkçılık endüstrisi ile ilgili gelen bir mesaja cevabım:

    soru: balıkçılık da bu hayvancılık endüstrisinin içine dahil mi?

    kısmen dahil kısmen değil. randımanlı bir intansif işletmede 1 kilo yemden 1,1 kilo kadar balık canlı ağırlığı alabilmek dahi mümkün. fakat sorun şu ki balıklara tarım ürünü veremeyiz, selüloz toksiktir çoğu balık için. balığa ancak balık unu yedirebiliriz intansif yoğun üretimde. bu balık unu da %99 hamsidir. hamsinin bu kadar fazla avlanması ise sürdürülebilir değildir. ille yenilecek ise av balığı tüketmeniz onu da türüne göre standartların aslında bir miktar üzerinde bir boyda olması gerekiyor. sürdürülebilir avcılığın mantığı her hayvanın avlanmadan önce en az 1 defa çiftleşmiş olması koşulu doğuruyor.

    bu arada hamsi avcılığı genellikle upwelling bölgelerinde trol çekmek sureti ile yapılır. en büyük hamsi üretim noktası bu nedenle peru açıklarıdır.

    trol balıkçılığı dip yaşamını tamamen bitiren, hamsi ile beraber onlarca yüzlerce tür avlanmayacak hayvanın bile ağa takılarak öldüğü korkunç bir av malzemesidir. yunuslar, kaplumbağalar, koruma altında olan balıklar vs hepsi bu ağa takılır ve ölür.
  • hormonlar mevzusunda avrupa birligi tarafindan * belirli standartlar getirilmis olan endustri.

    tabi insan ulkemizde bu kriterlere gore mi hayvancilik yapiliyor, emin olamiyor. sahsen sanmiyorum. yasal duzenleme sart.
  • hayvan besleyerek para kazanmak.
  • protein için et yemeliyiz, protein mükemmel bir şey herkes bol bol protein almalı, demir için et yemeliyiz, kalsiyum için süt ve süt ürünleri tüketmeliyiz gibi bir çok yalanı uzmanlar tarafından finanse eden kuruluşların içinde bulunduğu yozlaşmış sistemdir aynı zamanda.

    adam 8-5 masa başı çalışıyor, spor desen yok, göbek olmuş 1 metre ama hala benim protein almam lazım zannediyor.

    teyzeler her gün sütün, yumurtanın, peynirin gözüne vuruyor(buna annem de dahil) hala bende kemik erimesi var, kalsiyum eksikliği var diye söyleniyorlar. madem kalsiyum eksikliği sütle giderilen bir şey, neden amerika'da avrupa'da bütün eczane reyonları kalsiyum hapları ile dolup taşıyor? bu insanlar yeterince süt mü içmiyor? yoksa süt ve süt ürünleri tüketip kalsiyum alıp kemikleri güçlendirmek mantığı yalan mı?
  • insanoğlunu diğer canlılardan ayıran en kötü özelliğin sonucu olan endüstridir: ihtiyaçtan fazlasını tüketmek.

    akıllara ajan smith'i getirmiştir.
    özleyenlere gelsin
  • hayatinda adam akilli sut hayvanciligi yapilan bir ciftlik gormemis, omru boyunca isin bilimine kafa yormamis, orada burada okuduklarini insanlara yazan bos gezer birinin sozluk kurallarini hice sayip bir baslik altina art arda yazilar yazdigi; hayatini ciftcilikten kazanan, hayvanlarini evlatlari gibi goren bir cok emekcinin, patronun hepsinin hakkinin yendigi baslik. bir ciftlik sahibi olarak, urettigim suttende, hayvanlarimin rahatindan da ve insanligimdan da eminim. veganlarin ne yazik ki kendileri haric hic bir yasam sekline olmayan saygisizliklarini da bu baslikta goruyorum.