şükela:  tümü | bugün
  • evde kedi ve hatta köpek besleyen "hayvansever"lerin önemli bir kısmının düştüğü çelişkidir.

    fikrimce ise bu insanların hayvansever olarak anılması yanlıştır. kedi besleyip aşkım diye kedileri minçiklayıp öpmekle hayvansever olunmuyor. hayvanın en doğal hakkı çoğalmak ve sen onun yerine karar veriyorsun ve diyorsun ki yavru sahibi olursa vücudu her seferinde yıpranıyor, komplikasyonları var ve ömrü kısalıyor hayvanların. kısırlaştırıyorsun. evinde sus eşyası gibi tutuyorsun.

    tamam bir sokak kedisi ortalama 1-2 yıl yaşıyor. sonra ya eziliyor, ya bir köpek tarafından parçalanıyor ya da başına başka birşey geliyor. senin evinde kaloriferinin üstünde beslediğin kedi ise 13-14 yıl yaşıyor. ama o kedinin seçme hakkı olsa belki kısa süre yaşayıp çok sayıda yavru sahibi olmayı 13-14 yıl rahat içinde yaşayıp yavrusuz ya da bilemedin tek yavru ile ömrünü noktalamaya tercih edecek. hayvanın doğasında çoğalma ve genlerini aktarma içgüdüsü var çünkü.

    olayın özüne bakarsak zaten bu kısırlaştırma eylemini uygulayan evcil hayvan sahiplerinin önemli bir kısmı "ne uğraşacağım onca yavru ile ben?" mantığında olduğu için, kendi rahatı için bunu yapıyor, birbirimizi kandırmayalım.

    şehrin ortasında bir apartmanda bilmem kaçıncı katında yaşıyorsan koşulların belki hayvan beslemek için uygun değildir, o zaman bir hayvanı alıp kısırlaştıracağına besleme. bu opsiyonu da bir düşün bence...
  • en doğal hakkı yerine en doğal içgüdüsü olarak düşünülmesi gereken durum. o zaman anlarsın neden hayvanların kısırlaştırıldığını.