1. bir türlü ısınamadığım, yaklaşamadığım canlılardır. evine kendisini eğlendirmesi (!) için alınan civcivi ezer, alır yere atar; günlerce istediği köpek alındığında dediğini yapmazsa kafasına vurur; annesi azcık okşadı diye kıskanıp tavşanın kulağını keser. hayır, böyle insanlar içi masumiyetle dolu, bildiğimiz çocuklardan değiller. yok arkadaş, ben kabullenemiyorum.
  2. kedi köpek içinde büyüdüğüm için belki, hayvanları çok severim.

    10 yaşımdaydım. her yaz 2 haftalığına teyzemde kalırdım bir sürü kedisi vardı sabahtan akşama kadar onlarla oynardım. bir gün sahile inerken 6 tane erkek çocuğu gördüm çember oluşturmuşlardı ellerinde kediye benzer bişey vardı birbirilerine atıp duruyorlardı voleybol oynar gibi. o zamana kadar böyle canice bişey görmediğim için oyuncak kedi falan sandım ama yakınlaştıkça mini minnacık yavru bi kedi olduğunu anladım. annesinden yeni ayrılmış olmalıydı.

    orada öylece çakılıp izlemeye başladım. ne yapacağımı bilemiyordum çocuklar benden yaşça büyüklerdi korkuyordum ama bir şey yapmalıydım. en sonunda içlerinden biri kediciği kıyruğundan tutup sallaya sallaya yere attığında ne yapacağımı bilemeyerek onlara doğru yürümeye başladım. aynı zamanda hıçkıra hıçkıra ağlıyordum dikkatlerini çektim tabi kediyi unuttular. annelerine söylemekle tehdit ettim. iğrenç iğrenç gülüp parmaklarını bir evin balkonuna doğru çevirdiler. ' al orada annelerimiz git söyle' dediler. resmen hepsinin annesi balkonda oturmuş çocuklarının yaptığı şeyleri izliyorlardı ki olayın en kötü tarafı da bu.

    bir yandan kediyi göz ucuyla izliyordum hazır dikkatleri dağılmışken güç toplayıp kaçması için dua ediyordum. neyse ki kaçıp bir bahçenin içine daldı. çocuklar sıkılıp tekrar kediyi aramaya başladıktan sonra çaktırmadan bahçenin önüne gittim kediyi çağırdım. inanması zor ama koşa koşa bana geldi. sanki ona zarar vermeyeceğimi biliyor gibiydi. hemen teyzeme götürdüm. makatından bağırsağı sarkıyordu. bir kaç hafta çişini kakasını tutamadı bez bağladık ama iyileşti ucuz kurtardı zavallı.

    ben böylelerine çocuk demiyorum. bence sorgusuz sualsiz aileleriyle birlikte gebertilmelerinde problem yoktur. cehennemin varlığna sırf zavallı hayvanlara böyle şiddet uygulayanlar için inanmak rahatlatıcı oluyor.
  3. bir kaç sene önce ters çevrilince top şeklini alan kirpiyi top gibi oynayıp tekmelediği için benden bir ters ve bir düz tokat yiyen çocuğun içinde bulunduğu gruptur. daha sonra babası evimin kapısına geldiğinde babasının da yumruklarımdan bir kaçışı vardı görmeliydiniz. neymiş efendim çocuğu kirpiden daha kıymetliymiş.
  4. geleceğin karısıyla kızını uykusunda öldüren, yüz bulamadığı kızı okulun kantininde bıçaklayan, komşusunun ağacının dalı bahçesine sarktı diye pompalıyla komşusunu öldüren tipleridir.

    bunlar "günah, yazık, vicdan" kelimelerini bilmezler. misal uyuyan kedinin kafasına taş atan bir piçi asla yaptığının orospu çocukluğu olduğuna ikna edemez, öğretemezsiniz. bunlar çoğunlukla ilgisiz büyüyen, bol kardeşli, aile içi şiddeti deneyimlemiş tiplerdir. ben denk geldiğimde bir ikna yöntemi olarak kafalarını duvara çarpıyorum. hiç unutmam yıllar önce alsancağın ortasında güvercinleri sapanla avlayan bir kavruğu o sapanı eline aldığı saniyeye lanet eder duruma sokmuştum. aynı yaştaydık hem de.

    en şiddetlisi de, yanındaki arkadaşına misinanın ucuna taktığı ciğeri kediye yedirdikten sonra hayvanın midesindeyken çekmesini ve hayvanın çırpınışlarını anlatan bir hilkat garibesiydi. bu kötü tohum da en azından bir daha ulu orta yerde konuşamaz o yaptıklarını, belki kedileri görünce yolunu değiştiriyor bile olabilir.

    bir de bunları yetiştiren, daha doğrusu yetiştirmeyen, üreyip ireyip sokağa salan alçak aileleri vardır ki asıl onlar en şiddetli şekilde cezalandırılmalıdır.
  5. allah ne verdiyse girişilmesi gereken çocuk türüdür. hatta bunların bazıları gider abilerini çağırır, abi dayılanır, onu da döver ve müthiş bir iç huzuruyla oradan ayrılırırsınız. bilirsiniz ki o piç, artık yeni doğurmuş olduğu her halinden belli olan ve ürkek bakışlarla yemek arama derdine düşmüş bir başka sokak köpeğini tekmelerken en az iki kere düşünecektir.
  6. ilk olarak tum suc aılenın dıye dusunuyorum cocuklarına hayvan sevgısını asılamaları lazım yok dokunma pıs mıkrop tu kaka dıyerek hayvan sevgısı olamz malesef
  7. ne yaptığını bilmeyen çocuklardır. aslında masumlar. sene 1979. evet 1979. sokaklardaki çöp kutularının yanında pek çok kedi yavruları olurdu o yıllarda. hayal meyal hatırlıyorum ama bizler de mahallenin çocukları olarak o kedi yavrularına taşlarla saldırıp öldürürdük. çünkü onlar bizim gözümüzde öldürülmesi gereken zararlı canlılardı. peki bize bu bilgiyi kim vermişti. işte bu kısmı tamamen muallak.yani cahillik kısmı. bugün bir hayvansever olarak o günleri lanetle anıyorum.
  8. onların bir suçu günahı yok. o çocuğu, vicdansız, hayvan sevgisiz büyüten anne babalarda suç var. özellikle akp döneminde, " hayvan sevmemenin " arttığını düşünüyorum. geçtiğimiz sezon, trt'de dadı diye bir program vardı. kısacası, çocukları sorunlu ailelerin, çocuklarını adam etme programıydı. mesela, alışverişte her gördüğü oyuncağı isteyen, hır çıkaran çocuğa;
    " bir tane oyuncak seçme hakkın var ! " deniyordu.
    yine öyle sorunlu bir çocuk, bir tane oyuncak seçme hakkında, peluştan dalmaçyalı bir köpek seçti. türbanlı olan annesi,
    " köpek olmaz, köpek pis " diyerek oyuncağı çocuğun elinden hışımla alıp, geri koydu .. iyi mi ?
    ben de ekran başında, donup kaldım. hatta annenin bu davranışı için, uyarı almasını bekledim. ama nerdeeee ??
    şimdi bu kadının yetiştirmesinden ne olacak ? yavrum, o anneden, o hayvansever çocuk olmuş...bahtsız yavrum benim !

hayvanlara eziyet eden çocuklar hakkında bilgi verin