şükela:  tümü | bugün
  • türk ceza kanununda yer almayan; ancak mutlaka düzenlenmesi gereken suç kategorisidir.

    türk hukukunda hayvanlar mal olarak görülmekte, can taşıdıkları hususu göz ardı edilerek son derece yetersiz ve yüzeysel şekilde korunmaktadır. 5199 sayılı hayvan koruma kanunu hayvanı korumak konusunda çok kısıtlı bir işleve sahiptir. mesele hayvanlar olunca her türlü idari ve adli süreç daha da zorlaşmakta, konuya uzak ve yaşama değer verme bilinci gelişmemiş yetkililer mevcut az sayıdaki hükmü de uygulamamak için adeta direnmektedir.

    yıllar içerisinde gide gele yorulduğumuz tbmm ve komisyonların, bakanların ve bilimum diğer yetkilinin işe yarar bir yasa çıkaracağına inancımız olmadığından, mevcut mevzuatı ite kaka hayvanlara karşı işlenen suçların cezasız kalmaması için çırpınıyoruz. aşağıda takribi on yıllık hukuk mücadelesinin özeti niteliğinde, hangi durumda hangi türk ceza kanunu hükmü uygulanabilir konusunu yazmaya çalıştım.

    burada ele aldığım düzenlemeler, hayvanı öldürme, hayvana eziyet ve tecavüzün ceza kanunu kapsamında cezalandırılamaması nedeniyle, aslında başka amaçlarla konulmuş ceza hükümlerinin hayvanlara karşı suç işlenmesi halinde uygulama alanı bulabilecek düzenlemelerdir. bu hükümler yıllar içinde davasını açıp sonuç aldığımız deneyimlerimizle derlenmiş olup yeni davalar ve kararlar gündeme geldikçe güncellenecektir.

    1. sahipli hayvanın öldürülmesi/yaralanması:

    “mala zarar verme
    madde 151- (1) başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
    (2) haklı bir neden olmaksızın, sahipli hayvanı öldüren, işe yaramayacak hale getiren veya değerinin azalmasına neden olan kişi hakkında yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.”

    bu maddenin uygulanabilmesi için;

    a) öldürülen/yaralanan hayvanın sahipli olması gerekir.
    b) hayvanın ille evde ya da bahçede bakılan hayvan olması gerekmez, sokakta bakılan bir hayvan da olabilir.
    c) hayvanın sahibi şikayetçi olmalıdır.
    d) şikayet yapılırken hayvanın karnesinin fotokopisi de karakol ya da savcılığa teslim edilmelidir.
    e) hayvanın karnesi sahipli olduğunu gösterir. şikayetçi olacak kişi ile karnede ismi yazan kişinin aynı kişi olması şarttır.

    hayvanın karnesinin olması yeterli olup ayrıca aşılarının yapılıp yapılmadığı gibi hususlar araştırılmamaktadır.

    bu madde kapsamında dava açılıp kanıtlandığı takdirde faile, 4 aydan 3 yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir.

    2. hayvanların zehirlenmesi:

    “çevrenin kasten kirletilmesi
    madde 181- (1) ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı olarak ve çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkları toprağa, suya veya havaya kasten veren kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    (2) ...
    (3) ...
    (4) bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan fiillerin, insan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip olan atık veya artıklarla ilgili olarak işlenmesi halinde, beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına ve bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
    (5) ...”

    “çevrenin taksirle kirletilmesi
    madde 182- (1) çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkların toprağa, suya veya havaya verilmesine taksirle neden olan kişi, adlî para cezası ile cezalandırılır. bu atık veya artıkların, toprakta, suda veya havada kalıcı etki bırakması halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
    (2) insan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip olan atık veya artıkların toprağa, suya veya havaya taksirle verilmesine neden olan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

    yukarıdaki madde metinlerinden anlaşılacağı üzere, hayvanların zehirlenmesi halinde bu iki ceza kanunu maddesi uygulanabilecektir. hayvanları zehirlemek üzere etrafa bırakılan toksik maddelerin kolaylıkla çocuklar tarafından da yenebileceği, insan sağlığını tehdit edici olduğu hususuna vurgu yapılarak hazırlanacak şikayet dilekçeleri zehirleme yapan şahısların yukarıdaki iki madde kapsamında cezalandırılması gündeme gelebilecektir.

    3. hayvanların ateşli silahla vurulması

    “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
    madde 170- (1) kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda;
    a) yangın çıkaran,
    b) bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olan,
    c) silahla ateş eden veya patlayıcı madde kullanan,
    kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    (2) ...”

    maalesef çokça yaşanan olaylardan biri de özellikle sokak hayvanlarının ateşli silahlarla vurularak öldürülmesidir. yukarıdaki ceza kanunu maddesi, insan yerleşiminin olduğu alanlarda, yani meskun mahalde, ateşli silah kullanımını yasaklamaktadır. hayvanların ateşli silahla öldürülmesi olayı insan yerleşiminin olduğu bir yerde öldürülmesi ya da yaralanması halinde yukarıdaki maddeye göre cezalandırılması gündeme gelecektir. burada önemli olan, ateş edilen yerin meskun mahal olmasıdır. meskun mahal; il, ilçe, kasaba, köy, mezra gibi insanların sürekli veya geçici olarak bulundukları; yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma gibi kamu hizmetlerinden istifade ettikleri yaşam alanlarını ve bu alanların bitiminde itibaren 500 metrelik mesafedir. ormanlık, dağlık alandaki ateşli silah kullanımı bu suçu teşkil etmeyecektir. hayvanların ateşli silahla öldürülmesi durumlarında yaşanan olayın insan hayatını da tehlikeye attığı, olayın olduğu yer sakinlerinin huzurunu kaçırdığı gibi hususlara vurgu yapılarak yazılacak dilekçeler ile hayvanları ateşli silah kullanarak öldüren ya da yaralayan şahısların bu maddeye göre hapis ve adli para cezası alması sağlanabilecektir.

    4. hayvana cinsel saldırı/tecavüz:

    “hayasızca hareketler
    madde 225- (1) alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

    bu maddede yer alan düzenlemede, cinsel ilişkinin ille iki insan arasında olması aranmamıştır. bu nedenle hayvanlara yönelen cinsel şiddet eylemleri bu madde uyarınca cezalandırılabilmektedir.

    bu maddenin iki ayrı şekli vardır:
    a) cinsel ilişkide bulunma: cinsel arzuların tatminine yönelik her türlü harekettir. suçun oluşabilmesi için tam bir cinsel birleşme olması gerekmez.
    b) teşhircilik: cinsel amaçlarla cinsel organın ya da başka vücut bölümlerinin sergilenmesi teşhircilik olarak tanımlanır.

    hayvana tecavüzün bu madde kapsamında cezalandırılabilmesi için;
    • hayvanın sahipli ya da sahipsiz olması fark etmez.
    • suçun alenen işlenmesi gerekir.

    aleniyet nedir?
    aleniyetin ne olduğu konusunda birçok görüş olmakla beraber bizim kabul ettiğimiz görüş şudur: genel bir yerde işlenen suçun görülebilme imkânı bulunup bulunmadığına ve fiilin gece ya da gündüz işlendiğine bakılmadan aleniyetin gerçekleştiği kabul edilmelidir. öte yandan özel yerde işlenen fiiller, üçüncü kişilerce fark edilebiliyorsa (örneğin komşunuz evinin içinde köpeğine tecavüz ediyor ve siz bu durumu görebiliyor ya da duyabiliyorsanız) aleniyet gerçekleşmiş kabul edilmelidir.

    5. hayvanların dövüştürülmesi:

    “kumar oynanması için yer ve imkân sağlama
    madde 228- (1) kumar oynanması için yer ve imkân sağlayan kişi, bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
    (2)...
    (3)...
    (4) ceza kanununun uygulanmasında kumar, kazanç amacıyla icra edilen ve kar ve zararın talihe bağlı olduğu oyunlardır.”

    ülkemizde çok yaygın olan hayvan dövüşleri, maalesef açıkça ve ayrıca cezai yaptırıma kavuşturulmuş değildir. bu vahşi ve korkunç suç, sadece yukarıda yazılı madde kapsamında kovuşturulabilmektedir. türk ceza kanunu yukarıda görüldüğü gibi kumar tanımını son derece geniş tutmuş olup hayvan dövüştüren kişiler bu madde kapsamında cezalandırılabilmektedir. bu maddenin caydırıcılıktan son derece uzak olduğu açıktır.

    6. kamu görevlilerinin hayvanlara zarar vermesi

    “görevi kötüye kullanma
    madde 257- (1) kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    (2) kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

    “kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma
    madde 266- (1) görevi gereği olarak elinde bulundurduğu araç ve gereçleri bir suçun işlenmesi sırasında kullanan kamu görevlisi hakkında, ilgili suçun tanımında kamu görevlisi sıfatı esasen göz önünde bulundurulmamış ise, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.”

    kamu görevlisi sıfatı taşıyan kimselerin hayvanlara zarar vermesi, barınaklardaki hak ihlalleri, 5199 sayılı kanunun uygulama yönetmeliğinde belirtilen şartlara aykırı olarak hayvanların toplanması hallerinde görevi kötüye kullanma suçunun oluşacağı kanaatindeyiz; ancak şu ana kadar bu maddeye dayanarak açılan davalardan çıkmış olumlu bir karar yoktur.

    davalar kişilerin mağduriyeti ya da kamunun zararı doğmadığı gerekçesi ile reddedilmektedir. öte yandan mağduriyet ya da kamu zararı kavramları son derece geniş ve belirsiz kavramlardır. barınaklarda ya da toplu hayvan öldürmelerde yaşadığımız manevi acının kişi mağduriyeti kavramına dâhil olduğunu, kamu zararının kamu görevlisinin görevinin gereğine aykırı her davranışından devlete olan güveni sarsmak suretiyle zaten doğduğunu kabul ettirene kadar her türlü olayda bu maddeden yola çıkarak başvuru yapmaya devam edeceğiz.
  • buyuk olcekte ele alindigi takdirde ciftlik hayvanlarinin kolelestirilmesi ile baslayan surectir.
  • hayvanlara karşı işlendiği için değil, çevreyi kirlettiği için, birine ait olduğu için veya vicdan yoluyla insanları rahatsız ettiği için suç olan suçlardır. doğası gereği hiçbir tür canlı kendi türü haricindekileri önemsemez. hatta bu durum ırkçılığın da temelini oluşturur.

    tabii ki şu an hayvanlara karşı işlenen suçları destekliyor veya önemsemiyor değilim. zaten medeniyet de doğaya uygun değil doğaya rağmen* hareket etmektir.
  • https://www.instagram.com/…?hl=tr&taken-by=patihbar

    tüm hayvanseverler destek versin.