şükela:  tümü | bugün
  • http://www.havhav.com/konu/33/316 adresinden cezalari ile birlikte okunabilecek olan kanundur.

    artik onlarinda haklari var
  • büyük şehirlerde yaşayanların konut tercihi bir zamanın modası dar sokaklı mahallelerdeki bitişik nizamlı apartmanlardan, geniş bahçeli sitelere yöneldiğinden beri sokak hayvanları eski bahçeli evlerin kaybolmasıyla kaybettikleri yaşam alanlarını yeniden kazanmaya başladı.

    lakin bu hayvanların korunması ve bakımı komşuluğun hassas dengeler üzerinde olduğu site yaşantısında hayvan sevenlerle onların hayvan sevmeyen olarak nitelendirdiği kişiler arasında açık veya örtük sürtüşmelere neden. arada olan zavallı, kedilere, köpeklere kuşlara hatta kirpi ve kaplumbağalara oluyor.

    ha sorun sadece sokak hayvanlarıyla mı alakalı? evde beslenen hayvanlar, hatta gün olup kafes kuşları bile komşular arasında anlaşmazlık nedeni değil mi? gün geçmiyor ki komşu şikayeti sebebiyle mahkemelerden hayvanlar için çıkan tahliye kararları gazete sütunlarına yansımasın. orada durum daha çözümsüz ve kanunlarda gerekli düzenlemeler yapılmadığı sürece kişilerin vicdanına kalmış gözüküyor.

    daha çok sayıda hayvanı ilgilendirdiği ve aynı zamanda bir toplum sağlığı konusu olduğu için sokak hayvanları sorunun ağırlıklı tarafını oluşturuyor.

    öncelikle hayvan severlerle sevmeyenleri bir noktada buluşturmak, asgari bir müşterekte birleştirmek için hayvan sevmekle sevmemeyi duygusal bağlamından çıkarmak gerekir. meseleyi ağzı var dili yok canlılara davranış biçimimiz olarak özetlersek karşılıklı ilişkilerin yumuşaması için çözüm üretmek daha kolay olur belki.

    mesele sokak hayvanları olduğunda hayvan sevmek; usulünce çöpe dökülmesi gereken yemek artıklarını ulu orta bahçelere, kedilerin, köpeklerin önüne dökmek değildir. sevmemek de onlardan korkmak uzak durmak değil.

    sokak hayvanlarının bakımına gönüllü olmak; onlar için uğraşı vermek bir tabak artık yemek, bir tas mama ile vicdanını rahatlatmaktan çok öte bir şeydir.

    hayvan sevmek; hiç kimseyi rahatsız etmeden hayvanlara temiz yemek ve su sağlamak; aşılarını yaptırmak; hastalandıkları zaman tedavi ettirmek, kısırlaştırarak kontrolsüz çoğalmalarını, dolayısıyla telef olmalarını önlemek; onlardan korkanları da suçlamak yerine anlayış göstermektir ve görüldüğü gibi öyle pek kolay bir iş değildir. taşın altına elini koymayı gerektirir.

    gerçek bir hayvan severin sokak hayvanları ile ilişkisi onlardan çekinen korkan insanlara da örnek olabilir, en azından şikayetçi olmaktan vazgeçebilirler.

    bu noktada hayvanlara yapılan yardımı lüzumsuz gören ve bu parayla şu kadar başka iş yapılır insanlarını da unutmamak lazım. yaptıkları hesabın aritmetik kısmı elbette doğru. ama, halinden şikayet etme imkanı olmayan hayvanlara harcanan parayı vicdanıyla baş başa kaldığında lüks bulmak öyle her insanın da harcı olmamalı. hele ki genel geçer ahlak kurallarının dışında her daim geçerli olan birkaç değerden birini hiçbir menfaat beklemeden iyilik yapmak olarak kabul ediyorsak…

    geçtiğimiz yaz bir kutu içinde küçücük kedi yavruları terk edilmişti, apartmanımızın bahçesine. insanımız kendi sorumluluğunu başkasının üzerine yıkıp bu yolla vicdanına hesap vermekten kurtulmayı pek seviyor. bu da ayrı bir konu ya neyse… yavrular garip bir hikaye sonunda annelerinin olduğu yere geri dönemeselerdi , o yavruları büyütürken çekeceğim sıkıntılar şöyle bir film şeridi gibi geçti gözümün önünden… halbuki hiç kimse zamanını ve gücünü bir canlıya yardım etmek için harcarken sıkıntı duymamalı, kabahat yapıyormuş gibi saklanmak ihtiyacı içinde kalmamalı…

    bilmem biliyor musunuz, ben de ayrıntılarını yeni öğrendim ve bu entry’i o nedenle yazıyorum bir kanunumuz var: 5199 nolu kanun. bu kanunla sokak hayvanları gönüllük esası ile korunuyor. valiliklerin ilgili kuruluna başvurarak hayvan gönüllüsü olmak onlara verilen hizmette bilinçli olmayı, resmi sıfatı da engellenmeyi önlüyor.

    hadi şikayet etmek yerine bir şeyler yapalım. yarın gidip hayvan gönüllüsü olsun herkes demiyorum elbette ki. önce gerçek hayvan severler için gölge olmayalım. arkasından gelir iyi bir şeyler…
  • tam metni;

    hayvanlari koruma kanunu

    kanun no. 5199

    kabul tarihi : 24.6.2004

    birinci kisim
    genel hükümler
    birinci bölüm
    amaç, kapsam, tanımlar ve ilkeler

    amaç

    madde 1. - bu kanunun amacı; hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamaktır.

    kapsam

    madde 2. - bu kanun, amaç maddesi doğrultusunda yapılacak düzenlemeleri, alınacak önlemleri, sağlanacak eşgüdümü, denetim, sınırlama ve yükümlülükler ile tâbi olunacak cezaî hükümleri kapsar.

    tanımlar

    madde 3. - bu kanunda geçen terimlerden;
    a)yaşama ortamı: bir hayvanın veya hayvan topluluğunun doğal olarak yaşadığı yeri,
    b) etoloji: bir hayvan türünün doğuştan gelen, kendine özgü davranışlarını inceleyen bilim dalını,
    c) ekosistem: canlıların kendi aralarında ve cansız çevreleriyle ilişkilerini bir düzen içinde yürüttükleri biyolojik, fiziksel ve kimyasal sistemi,
    d) tür: birbirleriyle çiftleşebilen ve üreme yeteneğine sahip verimli döller verebilen populasyonları,
    e) evcil hayvan: insan tarafından kültüre alınmış ve eğitilmiş hayvanları,
    f) sahipsiz hayvan: barınacak yeri olmayan veya sahibinin ya da koruyucusunun ev ve arazisinin sınırları dışında bulunan ve herhangi bir sahip veya koruyucunun kontrolü ya da doğrudan denetimi altında bulunmayan evcil hayvanları,
    g) güçten düşmüş hayvan: bulaşıcı ve salgın hayvan hastalıkları haricinde yaşlanma, sakatlanma, yaralanma ve hastalanma gibi çeşitli nedenlerle fizikî olarak iş yapabilme yeteneğini kaybetmiş binek ve yük hayvanlarını,
    h)yabani hayvan: doğada serbest yaşayan evcilleştirilmemiş ve kültüre alınmamış omurgalı ve omurgasız hayvanları,
    ı) ev ve süs hayvanı: insan tarafından özellikle evde, işyerlerinde ya da arazisinde özel zevk ve refakat amacıyla muhafaza edilen veya edilmesi tasarlanan bakımı ve sorumluluğu sahiplerince üstlenilen her türlü hayvanı,
    j) kontrollü hayvan: bir kişi, kuruluş, kurum ya da tüzel kişilik tarafından sahiplenilen, bakımı, aşıları, periyodik sağlık kontrolleri yapılan işaretlenmiş kayıt altındaki ev ve süs hayvanlarını,
    k) hayvan bakımevi: hayvanların rehabilite edileceği bir tesisi,
    l) deney: herhangi bir hayvanın acı, eziyet, üzüntü veya uzun süreli hasara neden olacak deneysel ya da diğer bilimsel amaçlarla kullanılmasını,
    m) deney hayvanı: deneyde kullanılan ya da kullanılacak olan hayvanı,
    n) kesim hayvanı: gıda amaçlı kesimi yapılan hayvanları,
    o) bakanlık: çevre ve orman bakanlığını,
    ifade eder.

    ilkeler

    madde 4. - hayvanların korunmasına ve rahat yaşamalarına ilişkin temel ilkeler şunlardır:
    a) bütün hayvanlar eşit doğar ve bu kanun hükümleri çerçevesinde yaşama hakkına sahiptir.
    b) evcil hayvanlar, türüne özgü hayat şartları içinde yaşama özgürlüğüne sahiptir. sahipsiz hayvanların da, sahipli hayvanlar gibi yaşamları desteklenmelidir.
    c) hayvanların korunması, gözetilmesi, bakımı ve kötü muamelelerden uzak tutulması için gerekli önlemler alınmalıdır.
    d) hiçbir maddî kazanç ve menfaat amacı gütmeksizin, sadece insanî ve vicdanî sorumluluklarla, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlara bakan veya bakmak isteyen ve bu kanunda öngörülen koşulları taşıyan gerçek ve tüzel kişilerin teşviki ve bu kapsamda eşgüdüm sağlanması esastır.
    e) nesli yok olma tehlikesi altında bulunan tür ve bunların yaşama ortamlarının korunması esastır.
    f) yabani hayvanların yaşama ortamlarından koparılmaması, doğada serbestçe yaşayan bir hayvanın yakalanıp özgürlükten yoksun bırakılmaması esastır.
    g) hayvanların korunması ve rahat yaşamalarının sağlanmasında; insanlarla diğer hayvanların hijyen, sağlık ve güvenlikleri de dikkate alınmalıdır.
    h) hayvanların türüne özgü şartlarda bakılması, beslenmesi, barındırılma ve taşınması esastır.
    ı) hayvanları taşıyan ve taşıtanlar onları türüne ve özelliğine uygun ortam ve şartlarda taşımalı, taşıma sırasında beslemeli ve bakımını yapmalıdırlar.
    j) yerel yönetimlerin, gönüllü kuruluşlarla işbirliği içerisinde, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması için hayvan bakımevleri ve hastaneler kurarak onların bakımlarını ve tedavilerini sağlamaları ve eğitim çalışmaları yapmaları esastır.
    k) kontrolsüz üremeyi önlemek amacıyla, toplu yaşanan yerlerde beslenen ve barındırılan kedi ve köpeklerin sahiplerince kısırlaştırılması esastır. bununla birlikte, söz konusu hayvanlarını yavrulatmak isteyenler, doğacak yavruları belediyece kayıt altına aldırarak bakmakla ve/veya dağıtımını yapmakla yükümlüdür.

    ikinci kisim
    koruma tedbirleri
    birinci bölüm
    hayvanların sahiplenilmesi, bakımı ve korunması
    hayvanların sahiplenilmesi ve bakımı

    madde 5. - bir hayvanı, bakımının gerektirdiği yaygın eğitim programına katılarak sahiplenen veya ona bakan kişi, hayvanı barındırmak, hayvanın türüne ve üreme yöntemine uygun olan etolojik ihtiyaçlarını temin etmek, sağlığına dikkat etmek, insan, hayvan ve çevre sağlığı açısından gerekli tüm önlemleri almakla yükümlüdür.
    hayvan sahipleri, sahip oldukları hayvanlardan kaynaklanan çevre kirliliğini ve insanlara verilebilecek zarar ve rahatsızlıkları önleyici tedbirleri almakla yükümlü olup; zamanında ve yeterli seviyede tedbir alınmamasından kaynaklanan zararları tazmin etmek zorundadırlar.
    ev ve süs hayvanı satan kişiler, bu hayvanların bakımı ve korunması ile ilgili olarak yerel yönetimler tarafından düzenlenen eğitim programlarına katılarak sertifika almakla yükümlüdürler.
    ev ve süs hayvanı ve kontrollü hayvanları bulundurma ve sahiplenme şartları, hayvan bakımı konularında verilecek eğitim ile ilgili usul ve esaslar ile sahiplenilerek bakılan hayvanların çevreye verecekleri zarar ve rahatsızlıkları önleyici tedbirler, tarım ve köyişleri bakanlığı ile eşgüdüm sağlanmak suretiyle, içişleri bakanlığı ve ilgili kuruluşların görüşü alınarak bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
    ticarî amaç güdülmeden bilhassa ev ve bahçesi içerisinde bakılan ev ve süs hayvanları sahiplerinin borcundan dolayı haczedilemezler.
    ev ve süs hayvanlarının üretimini ve ticaretini yapanlar, hayvanları sahiplenen ve onu üretmek için seçenler annenin ve yavrularının sağlığını tehlikeye atmamak için gerekli anatomik, fizyolojik ve davranış karakteristikleri ile ilgili önlemleri almakla yükümlüdür.
    ev ve süs hayvanları ile kontrollü hayvanlardan, doğal yaşama ortamlarına tekrar uyum sağlayamayacak durumda olanlar terk edilemez; beslenemeyeceği ve iklimine uyum sağlayamayacağı ortama bırakılamaz. ancak, yeniden sahiplendirme yapılabilir ya da hayvan bakımevlerine teslim edilebilir.

    sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması

    madde 6. - sahipsiz ya da güçten düşmüş hayvanların, 3285 sayılı hayvan sağlığı zabıtası kanununda öngörülen durumlar dışında öldürülmeleri yasaktır.
    güçten düşmüş hayvanlar ticarî ve gösteri amaçlı veya herhangi bir şekilde binicilik ve taşımacılık amacıyla çalıştırılamaz.
    sahipsiz hayvanların korunması, bakılması ve gözetimi için yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde, yerel yönetimler yetki ve sorumluluklarına ilişkin düzenlemeler ile çevreye olabilecek olumsuz etkilerini gidermeye yönelik tedbirler, tarım ve köyişleri bakanlığı ve içişleri bakanlığı ile eşgüdüm sağlanarak, diğer ilgili kuruluşların da görüşü alınmak suretiyle bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
    sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı şekilde yerel yönetimlerce kurulan veya izin verilen hayvan bakımevlerine götürülmesi zorunludur. bu hayvanların öncelikle söz konusu merkezlerde oluşturulacak müşahede yerlerinde tutulması sağlanır. müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle alındıkları ortama bırakılmaları esastır.
    sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların toplatılması ve hayvan bakımevlerinin çalışma usul ve esasları, ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. hayvan bakımevleri ve hastanelerin kurulması amacıyla hazineye ait araziler öncelikle tahsis edilir. amacı dışında kullanıldığı tespit edilen arazilerin tahsisi iptal edilir.
    hiçbir kazanç ve menfaat sağlamamak kaydıyla sadece insanî ve vicdanî amaçlarla sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlara bakan veya bakmak isteyen ve bu kanunda öngörülen şartları taşıyan gerçek ve tüzel kişilere; belediyeler, orman idareleri, maliye bakanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı tarafından, mülkiyeti idarelerde kalmak koşuluyla arazi ve buna ait binalar ve demirbaşlar tahsis edilebilir. tahsis edilen arazilerin üzerinde amaca uygun tesisler ilgili bakanlığın/idarenin izni ile yapılır.

    ikinci bölüm
    hayvanlara müdahaleler

    cerrahi müdahaleler

    madde 7. - hayvanlara tıbbî ve cerrahi müdahaleler sadece veteriner hekimler tarafından yapılır.
    kontrolsüz üremenin önlenmesi için, hayvanlara acı vermeden kısırlaştırma müdahaleleri yapılır.
    yasak müdahaleler

    madde 8. - bir hayvan neslini yok edecek her türlü müdahale yasaktır.
    hayvanların, yaşadıkları sürece, tıbbî amaçlar dışında organ veya dokularının tümü ya da bir bölümü çıkarılıp alınamaz veya tahrip edilemez.
    ev ve süs hayvanının dış görünüşünü değiştirmeye yönelik veya diğer tedavi edici olmayan kuyruk ve kulak kesilmesi, ses tellerinin alınması ve tırnak ve dişlerinin sökülmesine yönelik cerrahi müdahale yapılması yasaktır. ancak bu yasaklamalara; bir veteriner hekimin, veteriner hekimliği uygulamaları ile ilgili tıbbî sebepler veya özel bir hayvanın yararı için gerektiğinde tedavi edici olmayan müdahaleyi gerekli görmesi veya üremenin önlenmesi durumlarında izin verilebilir.
    bir hayvana tıbbî amaçlar dışında, onun türüne ve etolojik özelliklerine aykırı hale getirecek şekilde ve dozda hormon ve ilaç vermek, çeşitli maddelerle doping yapmak, hayvanların türlerine has davranış ve fizikî özelliklerini yapay yöntemlerle değiştirmek yasaktır.

    hayvan deneyleri

    madde 9. - hayvanlar, bilimsel olmayan teşhis, tedavi ve deneylerde kullanılamazlar.
    tıbbî ve bilimsel deneylerin uygulanması ve deneylerin hayvanları koruyacak şekilde yapılması ve deneylerde kullanılacak hayvanların uygun biçimde bakılması ve barındırılması esastır.
    başkaca bir seçenek olmaması halinde, hayvanlar bilimsel çalışmalarda deney hayvanı olarak kullanılabilir.
    hayvan deneyi yapan kurum ve kuruluşlarda bu deneylerin yapılmasına kendi bünyelerinde kurulmuş ve kurulacak etik kurullar yoluyla izin verilir.
    etik kurulların kuruluşu, çalışma usul ve esasları, tarım ve köyişleri bakanlığı ile sağlık bakanlığının ve ilgili kuruluşların görüşleri alınarak bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
    deney hayvanlarının yetiştirilmesi, beslenmesi, barındırılması, bakılması, deney hayvanı besleyen, tedarik eden ve kullanıcı işletmelerin tescil edilmesi, çalışan personelin nitelikleri, tutulacak kayıtlar, ne tür hayvanların yetiştirileceği ve deney hayvanı besleyen, tedarik eden ve kullanıcı işletmelerin uyacağı esaslar tarım ve köyişleri bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
    üçüncü bölüm
    hayvanların ticareti ve eğitilmesi

    hayvanların ticareti

    madde 10. - satılırken; hayvanların sağlıklarının iyi, barındırıldıkları yerin temiz ve sağlık şartlarına uygun olması zorunludur.
    çiftlik hayvanlarının bakımı, beslenmesi, nakliyesi ve kesimi esnasında hayvanların refahı ve güvenliğinin sağlanması hususundaki düzenlemeler tarım ve köyişleri bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
    yabani hayvanların ticaretine ilişkin düzenlemeler bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
    ev ve süs hayvanlarının üretimini ve ticaretini yapanlar, annenin ve yavrularının sağlığını tehlikeye atmamak için gerekli anatomik, fizyolojik ve davranış karakteristikleri ile ilgili önlemleri almakla yükümlüdür.
    hayvanların ticarî amaçla film çekimi ve reklam için kullanılması ile ilgili hususlar izne tâbidir. bu izne ait usul ve esaslar ilgili kuruluşların görüşü alınarak bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
    bir hayvan; acı, ıstırap ya da zarar görecek şekilde, film çekimi, gösteri, reklam ve benzeri işler için kullanılamaz.
    deney hayvanlarının ithalat ve ihracatı izne tâbidir. bu izin, bakanlığın görüşü alınarak tarım ve köyişleri bakanlığınca verilir.
    hasta, sakat ve yaşlı durumda bulunan veya iyileşemeyecek derecede ağrısı veya acısı olan bir hayvanı usulüne uygun kesmek ya da ağrısız öldürme amacından başka bir amaçla birine devretmek, satmak veya almak yasaktır.

    eğitim

    madde 11. - hayvanlar, doğal kapasitesini veya gücünü aşacak şekilde veya yaralanmasına, gereksiz acı çekmesine, kötü alışkanlıklara özendirilmesine neden olacak yöntemlerle eğitilemez.
    hayvanları başka bir canlı hayvanla dövüştürmek yasaktır. folklorik amaca yönelik, şiddet içermeyen geleneksel gösteriler, bakanlığın uygun görüşü alınarak il hayvanları koruma kurullarından izin alınmak suretiyle düzenlenebilir.

    dördüncü bölüm
    hayvanların kesimi, öldürülmesi ve yasaklar

    hayvanların kesimi

    madde 12. - hayvanların kesilmesi; dini kuralların gerektirdiği özel koşullar dikkate alınarak hayvanı korkutmadan, ürkütmeden, en az acı verecek şekilde, hijyenik kurallara uyularak ve usulüne uygun olarak bir anda yapılır. hayvanların kesiminin ehliyetli kişilerce yapılması sağlanır.
    dini amaçla kurban kesmek isteyenlerin kurbanlarını dini hükümlere, sağlık şartlarına, çevre temizliğine uygun olarak, hayvana en az acı verecek şekilde bir anda kesimi, kesim yerleri, ehliyetli kesim yapacak kişiler ve ilgili diğer hususlar bakanlık, kurum ve kuruluşların görüşü alınarak, diyanet işleri başkanlığının bağlı olduğu bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

    hayvanların öldürülmesi

    madde 13. - kanunî istisnalar ile tıbbî ve bilimsel gerekçeler ve gıda amaçlı olmayan, insan ve çevre sağlığına yönelen önlenemez tehditler bulunan acil durumlar dışında yavrulama, gebelik ve süt anneliği dönemlerinde hayvanlar öldürülemez.
    öldürme işleminden sorumlu kişi ve kuruluşlar, hayvanın kesin olarak öldüğünden emin olunduktan sonra, hayvanın ölüsünü usulüne uygun olarak bertaraf etmek veya ettirmekle yükümlüdürler. öldürme esas ve usulleri bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

    yasaklar

    madde 14. - hayvanlarla ilgili yasaklar şunlardır:
    a) hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, acımasız ve zalimce işlem yapmak, dövmek, aç ve susuz bırakmak, aşırı soğuğa ve sıcağa maruz bırakmak, bakımlarını ihmal etmek, fiziksel ve psikolojik acı çektirmek.
    b) hayvanları, gücünü aştığı açıkça görülen fiillere zorlamak.
    c) hayvan bakımı eğitimi almamış kişilerce ev ve süs hayvanı satmak.
    d) ev ve süs hayvanlarını onaltı yaşından küçüklere satmak.
    e) hayvanların kesin olarak öldüğü anlaşılmadan, vücutlarına müdahalelerde bulunmak.
    f) kesim hayvanları ve 4915 sayılı kanun çerçevesinde avlanmasına ve özel üretim çiftliklerinde kesim hayvanı olarak üretimine izin verilen av hayvanları ile ticarete konu yabani hayvanlar dışındaki hayvanları, et ihtiyacı amacıyla kesip ya da öldürüp piyasaya sürmek.
    g) kesim için yetiştirilmiş hayvanlar dışındaki hayvanları ödül, ikramiye ya da prim olarak dağıtmak.
    h) tıbbî gerekçeler hariç hayvanlara ya da onların ana karnındaki yavrularına veya havyar üretimi hariç yumurtalarına zarar verebilecek sunî müdahaleler yapmak, yabancı maddeler vermek.
    ı) hayvanları hasta, gebelik süresinin 2/3’ünü tamamlamış gebe ve yeni ana iken çalıştırmak, uygun olmayan koşullarda barındırmak.
    j) hayvanlarla cinsel ilişkide bulunmak, işkence yapmak.
    k) sağlık nedenleri ile gerekli olmadıkça bir hayvana zor kullanarak yem yedirmek, acı, ıstırap ya da zarar veren yiyecekler ile alkollü içki, sigara, uyuşturucu ve bunun gibi bağımlılık yapan yiyecek veya içecekler vermek.
    l) pitbull terrier, japanese tosa gibi tehlike arz eden hayvanları üretmek; sahiplendirilmesini, ülkemize girişini, satışını ve reklamını yapmak; takas etmek, sergilemek ve hediye etmek.

    üçüncü kisim
    hayvan koruma yönetimi
    birinci bölüm
    mahallî hayvan koruma kurulları teşkilât, görev ve sorumluluklar

    il hayvanları koruma kurulu

    madde 15. - her ilde il hayvanları koruma kurulu, valinin başkanlığında, sadece hayvanların korunması ve mevcut sorunlar ile çözümlerine yönelik olmak üzere toplanır.
    bu toplantılara;
    a) büyükşehir belediyesi olan illerde büyükşehir belediye başkanları, büyükşehire bağlı ilçe belediye başkanları, büyükşehir olmayan illerde belediye başkanları,
    b) il çevre ve orman müdürü,
    c) il tarım müdürü,
    d) il sağlık müdürü,
    e) il millî eğitim müdürü,
    f) il müftüsü,
    g) belediyelerin veteriner işleri müdürü,
    h) veteriner fakülteleri olan yerlerde fakülte temsilcisi,
    ı) münhasıran hayvanları koruma ile ilgili faaliyet gösteren gönüllü kuruluşlardan valilik takdiri ile seçilecek en çok iki temsilci,
    j) il veya bölge veteriner hekimler odasından bir temsilci,
    katılır.
    kurul başkanı gerekli gördüğü durumlarda konuyla ilgili olarak diğer kurum ve kuruluşlardan yetkili isteyebilir.
    il hayvan koruma kurulu sekretaryasını, il çevre ve orman müdürlüğü yürütür. kurul, çalışmalarının sonucunu, önemli politika, strateji, uygulama, inceleme ve görüşleri bakanlığa bildirir. illerde temsilciliği bulunmayan kuruluş var ise il hayvan koruma kurulları diğer üyelerden oluşur. kurul, kurul başkanı tarafından toplantıya çağrılır.
    il hayvan koruma kurulunun çalışma esas ve usulleri bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

    il hayvanları koruma kurulunun görevleri

    madde 16. - hayvanları koruma kurulu münhasıran hayvanların korunması, sorunların tespiti ve çözümlerini karara bağlamak üzere; av ve yaban hayvanlarının ve yaşama alanlarının korunması ve avcılığın düzenlenmesi hususlarında alınmış olan merkez av komisyonu kararlarını göz önünde bulundurarak;
    a) hayvanların korunması ve kullanılmasında onların yasal temsilciliği niteliği ile bu kanunda belirtilen görevleri yerine getirmek,
    b) il sınırları içinde hayvanların korunmasına ilişkin sorunları belirleyip, koruma sorunlarının çözüm tekliflerini içeren yıllık, beş yıllık ve on yıllık plân ve projeler yapmak, yıllık hedef raporları hazırlayıp bakanlığın uygun görüşüne sunmak, bakanlığın olumlu görüşünü alarak hayvanların korunması amacıyla her türlü önlemi almak,
    c) hazırlanan uygulama programlarının uygulanmasını sağlamak ve sonuçtan bakanlığa bilgi vermek,
    d) hayvanların korunması ile ilgili olarak çeşitli kişi, kurum ve kuruluşların il düzeyindeki faaliyetlerini izlemek, yönlendirmek ve bu konuda gerekli eşgüdümü sağlamak,
    e) ilde kurulacak olan hayvan bakımevleri ve hayvan hastanelerini desteklemek, geliştirmek ve gerekli önlemleri almak,
    f) yerel hayvan koruma gönüllülerinin müracaatlarını değerlendirmek,
    g) hayvan sevgisi, korunması ve yaşatılması ile ilgili eğitici faaliyetler düzenlemek,
    j) bu kanuna göre çıkarılacak mevzuatla verilecek görevleri yapmak,
    ile görevli ve yükümlüdür.

    ikinci bölüm
    denetim ve hayvan koruma gönüllüleri

    denetim

    madde 17. - bu kanun hükümlerine uyulup uyulmadığını denetleme yetkisi bakanlığa aittir. gerektiğinde bu yetki bakanlıkça mahallin en büyük mülkî amirine yetki devri suretiyle devredilebilir.
    denetim elemanlarının nitelikleri ve denetime ilişkin usul ve esaslar ile kayıt ve izleme sistemi kurma, bildirim yükümlülüğü ile bunları verecekler hakkındaki usul ve esaslar bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
    yerel yönetimler, ev ve süs hayvanları ile sahipsiz hayvanların kayıt altına alınması ile ilgili işlemleri yapmakla yükümlüdürler.

    yerel hayvan koruma görevlilerinin sorumlulukları

    madde 18. - özellikle kedi ve köpekler gibi sahipsiz hayvanların kendi mekânlarında, bulundukları bölge ve mahallerde yaşamaları sorumluluğunu üstlenen gönüllü kişilere yerel hayvan koruma görevlisi adı verilir. bu görevliler, hayvan koruma dernek ve vakıflarına üye ya da bu konuda faydalı hizmetler yapmış kişiler arasından il hayvan koruma kurulu tarafından her yıl için seçilir. yerel hayvan koruma görevlileri görev anında belgelerini taşımak zorundadır ve bu belgelerin her yıl yenilenmesi gerekir. olumsuz faaliyetleri tespit edilen kişilerin belgeleri iptal edilir. yerel hayvan görevlilerinin görev ve sorumluluklarına, bu kişilere verilecek belgelere, bu belgelerin iptaline ve verilecek eğitime ilişkin usul ve esaslar bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
    yerel hayvan koruma görevlileri; bölge ve mahallerindeki, öncelikle köpekler ve kediler olmak üzere, sahipsiz hayvanların bakımları, aşılarının yapılması, aşılı hayvanların markalanması ve kayıtlarının tutulmasının sağlanması, kısırlaştırılması, saldırgan olanların eğitilmesi ve sahiplendirilmelerinin yapılması için yerel yönetimler tarafından kurulan hayvan bakımevlerine gönderilmesi gibi yapılan tüm faaliyetleri yerel yönetimler ile eşgüdümlü olarak yaparlar.

    üçüncü bölüm
    hayvanların korunmasının desteklenmesi

    mali destek

    madde 19. - ev ve süs hayvanlarının korunması amacıyla bakımevleri ve hastaneler kurmak; buralarda bakım, rehabilitasyon, aşılama ve kısırlaştırma gibi faaliyetleri yürütmek için, başta yerel yönetimler olmak üzere diğer ilgili kurum ve kuruluşlara bakanlıkça uygun görülen miktarlarda mali destek sağlanır. bu amaçla bakanlık bütçesine gerekli ödenek konulur. bu ödeneğin kullanımına ilişkin esas ve usuller, maliye bakanlığının olumlu görüşü alınmak suretiyle bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

    dördüncü bölüm
    diğer hükümler

    eğitici yayınlar

    madde 20. - hayvanların korunması ve refahı amacıyla; yaygın ve örgün eğitime yönelik programların yapılması, radyo ve televizyon programlarında bu konuya yer verilmesi esastır. türkiye radyo ve televizyon kurumu ile özel televizyon kanallarına ait televizyon programlarında ayda en az iki saat, özel radyo kanallarının programlarında ise ayda en az yarım saat eğitici yayınların yapılması zorunludur. bu yayınların % 20'sinin izlenme ve dinlenme oranı en yüksek saatlerde yapılması esastır. radyo ve televizyon üst kurulu görev alanına giren hususlarda bu maddenin takibi ile yükümlüdür.

    trafik kazaları

    madde 21. - bir hayvana çarpan ve ona zarar veren sürücü, onu en yakın veteriner hekim ya da tedavi ünitesine götürmek veya götürülmesini sağlamak zorundadır.

    hayvanat bahçeleri

    madde 22. - işletme sahipleri ve belediyeler hayvanat bahçelerini, doğal yaşama ortamına en uygun şekilde tanzim etmekle ve ettirmekle yükümlüdürler. hayvanat bahçelerinin kuruluşu ile çalışma usul ve esasları tarım ve köyişleri bakanlığının görüşü alınmak suretiyle bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

    yasak ve izinler

    madde 23. - bu kanun kapsamında olan ev ve süs hayvanlarının ticaretinin yapılması, ithalatı ve ihracatı ile her ne şekilde olursa olsun, ülkeden çıkarılması ve sokulması ile ilgili her türlü izin ve işlemlerde bakanlığın görüşü alınmak kaydıyla tarım ve köyişleri bakanlığı yetkilidir. tarım ve köyişleri bakanlığının ilgili birimlerince, yıl içinde yapılan ithalat ve ihracat ile ilgili bilgiler bakanlığa bildirilir.

    koruma altına alma

    madde 24. - bu kanunun hayvanları korumaya yönelik hükümlerine aykırı hareket eden ve bu suretle bulundurduğu hayvanların bakımını ciddi şekilde ihmal eden ya da onlara ağrı, acı veya zarar veren kişilerin denetimle yetkili merci tarafından hayvan bulundurması yasaklanır ve hayvanlarına el konulur. söz konusu hayvan yeniden sahiplendirilir ya da koruma altına alınır.

    dördüncü kisim
    cezai hükümler
    birinci bölüm
    idari para cezası verme yetkisi, cezalar, ödeme süresi, tahsil ve itiraz

    idarî para cezası verme yetkisi

    madde 25. - bu kanunda öngörülen idarî para cezaları bu kanunun 17 nci maddesinde belirtilen denetime yetkili merci tarafından verilir.

    idari para cezalarına itiraz

    madde 26. - idarî para cezalarına karşı cezanın tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde idare mahkemesine dava açılabilir. davanın açılmış olması idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. bu konuda idare mahkemelerinin verdiği kararlar kesindir.

    idarî para cezalarının ödenme süresi ve tahsili

    madde 27. - idarî para cezalarının ödenme süresi cezanın tebliği tarihinden itibaren otuz gündür.
    ceza vermeye yetkili merciler tarafından, bakanlıkça bastırılan ve dağıtılan makbuz karşılığında verilen para cezaları, ilgilileri tarafından mahallin en büyük mal memurluğuna yatırılır. yatırılan paranın % 80'i ilgili belediyeye takip eden ay içinde aktarılır. bu para, tahsisi mahiyette olup amacı dışında kullanılamaz. bu kanuna göre verilecek idarî para cezalarında kullanılacak makbuzların şekli, dağıtımı ve kontrolü ile ilgili esas ve usuller yönetmelikle belirlenir.
    öngörülen süre içinde ödenmeyen para cezaları, gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanun hükümlerine göre tahsil edilir.

    cezalar

    madde 28. - bu kanun hükümlerine aykırı davrananlara aşağıdaki cezalar verilir:
    a) 4 üncü maddenin (k) bendinin ikinci cümlesi hükmüne aykırı davrananlara, hayvan başına ikiyüzellimilyon lira idarî para cezası.
    b) 5 inci maddenin birinci, ikinci, üçüncü ve altıncı fıkralarında öngörülen hayvanların sahiplenilmesi ve bakımı ile ilgili yasaklara ve yükümlülüklere uymayan ve alınması gereken önlemleri almayanlara hayvan başına ellimilyon lira, yedinci fıkrasında öngörülen yükümlülük ve yasaklara uymayanlara hayvan başına yüzellimilyon lira idarî para cezası.
    c) 6 ncı maddenin birinci fıkrasına aykırı hareket edenlere hayvan başına beşyüzmilyon lira idarî para cezası.
    d) 7 nci maddede yazılan cerrahi amaçlı müdahaleler ile ilgili hükümlere aykırı davrananlara hayvan başına yüzellimilyon lira idarî para cezası.
    e) 8 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı, bir hayvan neslini yok edecek müdahalede bulunanlara hayvan başına yedibuçukmilyar lira idarî para cezası; ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarına uymayanlara hayvan başına birmilyar lira idarî para cezası.
    f) 9 uncu maddede ve çıkarılacak yönetmeliklerinde belirtilen hususlara uymayanlara hayvan başına ikiyüzellimilyon lira; yetkisi olmadığı halde hayvan deneyi yapanlara hayvan başına birmilyar lira idarî para cezası.
    g) 10 uncu maddede belirtilen hayvan ticareti izni almayanlara ve bu konudaki yasaklara ve yönetmelik hükümlerine aykırı davrananlara ikimilyarbeşyüzmilyon lira idarî para cezası.
    h) 11 inci maddenin birinci fıkrasındaki eğitim ile ilgili yasaklara aykırı davrananlara birmilyarikiyüzellimilyon lira, ikinci fıkrasına aykırı davrananlara hayvan başına birmilyarikiyüzellimilyon lira idarî para cezası.
    ı) 12 nci maddenin birinci fıkrasına aykırı hareket edenlere hayvan başına beşyüzmilyon lira; ikinci fıkrasına aykırı hareket edenlere hayvan başına birmilyarikiyüzellimilyon lira idarî para cezası.
    j) 13 üncü madde hükümlerine aykırı davrananlara, öldürülen hayvan başına beşyüzmilyon lira idarî para cezası, aykırı davranışların işletmelerce gösterilmesi halinde öldürülen hayvan başına birmilyarikiyüzellimilyon lira idarî para cezası.
    k) 14 üncü maddenin (a), (b), (c), (d), (e), (g), (h), (ı), (j) ve (k) bentlerine aykırı davrananlara ikiyüzellimilyon lira idarî para cezası; (f) ve (l) bentlerine aykırı davrananlara hayvan başına ikimilyarbeşyüzmilyon lira idarî para cezası verilir, kesilmiş ve canlı hayvanlara el konulur.
    l) rtük’ün takibi sonucunda 20 nci maddeye aykırı hareket ettiği tespit edilen ulusal radyo ve televizyon kurum ve kuruluşlarına maddenin ihlal edildiği her ay için beşmilyar lira idarî para cezası.
    m) 21 inci maddeye aykırı hareket edenlere hayvan başına ikiyüzellimilyon lira idarî para cezası.
    n) 22 nci maddeye uymayanlara, hayvanat bahçelerinde kötü şartlarda barındırdıkları hayvan başına altıyüzmilyon lira idarî para cezası.
    o) 23 üncü maddeye aykırı hareket edenlere hayvan başına ikimilyarbeşyüzmilyon lira idarî para cezası.
    bu maddenin (b) bendinde atıfta bulunulan 5 inci maddenin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları ile (o) bendi dışında kalan fiillerin, veteriner hekim, veteriner sağlık teknisyeni, hayvan koruma gönüllüsü, hayvan koruma derneği üyeleri, hayvan koruma vakfı üyeleri, hayvan toplama, gözetim altına alma, bakma, koruma ile görevlendirilmiş olan kişilerce işlenmesi halinde verilecek ceza iki kat artırılarak uygulanır.
    bu maddede yazılı idarî para cezaları, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı vergi usul kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.

    beşinci kisim
    çeşitli, son ve geçici hükümler
    birinci bölüm
    çeşitli hükümler

    birden fazla hükmün ihlâli

    madde 29. - bu kanunda suç olarak öngörülen fiiller başka kanunlara göre de suç ise, en ağır cezayı gerektiren kanun hükümleri uygulanır.
    fiili ile bu kanunun birden fazla hükmünü ihlal edenlere daha ağır olan ceza verilir.

    fiillerin tekrarı

    madde 30. - bu kanunda, ceza hükmü altına alınmış fiillerin tekrarı halinde para cezaları bir kat, daha fazla tekrarı halinde üç kat artırılarak verilir.

    ikinci bölüm
    son ve geçici hükümler

    saklı hükümler

    madde 31. - 4915 sayılı kara avcılığı kanunu, 3285 sayılı hayvan sağlığı ve zabıtası kanunu, 4631 sayılı hayvan islahı kanunu ile 1380 sayılı su ürünleri kanunu hükümleri saklıdır.
    geçici madde 1. - bu kanunun 14 üncü maddesinin (l) bendinde belirtilen hayvanlardan, yurda bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sokulmuş olanların sahipleri; üç ay içerisinde hayvan koruma kurullarına bildirimde bulunarak bunları kayıt altına aldırmak; altı ay içerisinde kısırlaştırarak kısırlaştırıldıklarına ilişkin belgeleri il hayvan koruma kurullarına teslim etmek zorundadırlar.
    geçici madde 2. - bu kanun gereğince çıkarılması gerekli bulunan yönetmelikler, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde hazırlanır.

    yürürlük

    madde 32. - bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

    yürütme

    madde 33. - bu kanun hükümlerini bakanlar kurulu yürütür.
  • 5199 sayılı kanundur. eksiklikleri bir yana kabahatler kanunu kapsamında oluşu vahimdir. ceza kanunu kapsamına alınmalıdır.

    bugün pek çoğumuzun içini acıtan samsun'da sokak köpeğini döverek öldüren adam ve daha nicesinin para cezasıyla bu işten sıyrılmaması için lütfen;

    http://www.sessizkalmasucaortakolma.com/…asp?id=584 (kapsamın değişmesi için)
    http://www.sessizkalmasucaortakolma.com/…asp?id=795 (samsun'da yaşanan vahşetle ilgili bir şeyler yapılması için)

    imza atalım.

    5199 sayılı kanunun ve kapsamının değişmesi için ayrıntılı nedenleri merak edenler için;

    ''1- öncelikle 5199 sayılı hayvanları koruma kanunu, kabahatler kanunu olmaktan çikarilmali, ceza kanunu kapsamında ele alınmalıdır.

    5199 sayılı hayvanları koruma kanunu, kabahatler yasası kapsamındadır ve idari para cezasından başka bir yaptırımı yoktur. oysa ki, hayvanlara karşı yapılan haksız eylemler, kabahat olarak görülmemeli, suç olarak kabul edilip ona uygun şekilde cezalandırılmalı, haksız ve hukuka aykırı bu fiil, kişinin sabıka kaydına işlenmelidir. bunun için de hayvanlara yapılan her türlü kötü muamele il çevre müdürlüklerinin keseceği ceza makbuzlarına değil bilakis mahkemelerin yargı alanına girmesi gerekir. bu uygulama tüm dünyada böyledir. tüm dünyada bilimsel otoritelerce kabul edilen görüş, hayvana yapılan işkence ve kötü muamelenin bir gün çocuklara da kadınlara da, engellilere de, hatta kendinden tüm aciz canlılara da yapacağı konusunda, büyük bir karinedir. hayvanlara yapılan kötü muamele, devletin üzerinden irad kazanacağı bir idari para cezası şeklinde caydırıcı olmaktan uzak olup tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi bu ihtilaflarda, mahkemeler ve savcılıklar yetkili olmalıdır. sokakta nara atan kimseye ya da dilencilik yapan birisine, kapalı alanda sigara içene verilen ceza ya da ses kirliliği yapan birisine verilen idari para cezası ile hayvana yapılan kötü muamele, 21.yy modern hukuk sisteminde aynı kategoride değerlendirilemez ve değerlendirilmemelidir.

    2- ev ve süs hayvanlarinin, yurtdişindan çikişi ve yurda girişi kesinlikle en azindan 10 yil boyunca yasaklanmali veya sinirlandirilmalidir.

    özellikle eski doğu bloku ülkelerinden kaçak ev ve süs hayvanı girişi ve kontrolsüz üretim çiftlikleri, internet üzerinden hayvanların eşleştirme yollarının açık olması ve herhangi bir denetime tabi olmaması, son yıllarda korkunç şekilde artmıştır. her ne kadar tarım bakanlığı, bizlere vermiş olduğu resmi yazısında, türkiye’ye ithal evcil hayvan girmediğini belirtmiş ise de; türkiye’de günlük pet shoptan alınan hayvan sayısı yaklaşık 500 adet olmaktadır. satın alınan bu hayvanların, %60-70’i sokağa atılmaktadır. daha sonra bu hayvanların üremesi ile caddeler, barınaklar birkaç yıl içinde, iki üç bin hayvana kucak açmak zorunda kalmaktadır. sokak hayvanlarının sayısını, bu şekilde kaçak yolla ülkeye girişleri devam ettikçe, bu merkez ve petshoplarda denetimler artırılmadıkça ve cezalar kabahatler kanunu kapsamında bırakılarak ceza kanunu kapsamına sokulmadıkça, ayrıca yerel yönetimler de ciddi kısırlaştırma politikası takip etmediği sürece, tek çözüm olarak, zehirleyerek ya da kuduz şüphesi bahanesi itlaf ederek azaltmak, uzun vadede mümkün değildir. zaten bu çeşit çözümler bugüne kadar kullanılmış olup bu konuda hiç bir başarı sağlanamamıştır. 5199 sayılı yasa, hayvan ticaretini sıkı bir şekilde kontrol altına almalı ve ciddi yaptırımlar getirmelidir. kontrol altına alınmayan ve insan sağlığını da tehdit eder boyuta ulaşan ithalat ve ihracat hareketlerinin, tıpkı gelişmiş ülkelerde olduğu gibi bir an önce durdurulması, birçok avrupa ülkesinde olduğu gibi petshoplarda hayvan satışının kesinlikle yasaklanması, kaçak yoldan ülkeye hayvan sokan petshoplara ciddi cezalar verilmesi, hatta ruhsat iptaline kadar varacak cezalar getirilmesi gerekir. aksi takdirde, sokak hayvanı sorunu, asla uygar yollardan çözülemeyeceği gibi hiç bir alternatif şekille de çözülemeyecektir. yurtdışından ithali ve yurda girişi yasaklanmalı ve kaçak girişlere karşı da tüm sınır kapılarında etkin önlem alınarak, kaçak hayvanı yurda sokmaya çalışanlara kaçakçılık mevzuatı hükümleri uygulanmalı ve örgütlü çete faaliyeti kapsamına alınmalı

    3- toplu hayvan itlaflarının engellenmesi için 3285 sayılı hayvan sağlığı ve zabıtasının ilgili maddeleri kaldirilmalidir.

    3285 sayılı hayvan sağlığı ve zabıtası kanunu, hayvan itlafını, kanuni hale getirmektedir ve kanunun ruhu ile çelişmektedir. bir yandan hayvanları “koruma” kanunu düzenlemiş, diğer taraftan çok büyük bir istisna getirilerek, şüphe (!) halinde dahi bir bölgedeki her türlü, tüm sağlam ve hastalıksız hayvanların topluca itlafının yolunu açmıştır. 5199 sayılı kanunun hazırlanma sebebi; “hayvanları korumak” olmaktan çıkmış, 3285 sayılı kanun ile üstü kapalı şüphe uğruna acımasız bir kıyıma dönüşmüştür. devlet otoritesi kendi görevinin gereğini (aşılama, kısırlaştırma, kayıt altına alma vs) yerine getirmekte ikircikli davranmakta, ama bir şüphe durumu uydurarak tüm hayvanları bu yasaya sığınarak itlaf etmektedir. bu nedenle 3285 sayılı kanunun 18, 34 ve 36. maddeleri yeniden düzenlenmeli, ancak gerçekten kuduz ya da benzeri hastalığa tutulmuş ve kurtulması mümkün olmayan hayvanlar, 3 kişiden oluşan veteriner hekim heyet raporu ile sabit olduktan sonra itlaf edilmelidir. ya da 3285 sayılı yasa yerine yeni bir yasa çıkartılması planlanıyorsa, bu kökten yapı içinde bu maddeler modern çağdaş dünya düzenine göre ve hayvanların da hakkı korunacak şekilde yeniden kaleme alınmalıdır. kanunun hali hazır 6 maddesinde ne yapılması gerektiği düzenlenmiştir. bu maddeye bağlı çıkarılacak yönetmelikler ile de, çıkabilecek boşluk dolduracaktır. ayrıca yönetmelikle, itlafın ne olursa olsun yasak olduğu açıkça belirtilmeli, bunu yapanın kamu otoritesi olması halinde dahi cezai müeyyideleri olduğu, sokak hayvanı dahi olsa bunların idareye zimmetli ve kayıtlı olduğu, yani idare tarafından sahiplenil miş olduğu esası, kabul edilmelidir.

    4- yasa, sahipli hayvan - sahipsiz hayvan ayrimi yapmamalidir.

    mevcut hayvanları koruma yasasında; sahipli ve sahipsiz hayvan ayrımı yapılmıştır. bu husus, yasanın en büyük zaafı hatta ayıbıdır. yasa, hayvanlara “mal” olarak bakmaktadır. sahipli hayvan, kötü muameleye, işkenceye tabi olursa, “mala zarar gelmesi nedeniyle” türk ceza kanunu kapsamında md151/2 madde kapsamına yargılanmakta, o da zaten adli para cezasına çevrilmektedir. kaldıki bu madde dahi, hayvanın mal olarak sahibinin zarar görmüş olmasından dolayı kaynaklanmakta, hayvanın can olmasından, işkenceye tabi olmasından dolayı kaynaklanmamaktadır. kaynak alman medeni kanunu md 90/son fıkrasına dahi; hayvanlar eşya değildir diye fıkra eklenmiştir. hayvan, sahipsiz ise maalesef tck kapsamında bile yargılanamamaktadır. yani sahipsiz hayvanın, “eşya kadar bile” değeri yoktur. hayvana karşı haksız fiil işleyenlerin durumu, mahkemede yargılanmadıkları için, bu yasa ceza kanunu kapsamında değerlendirilmediği için sabıka kaydına dahi işlenmemektedir. olası potansiyel suçluların psikolojik tedaviye alınması asıl olmalı, suçun insana yönelme ihtimali de ortadan kaldırılabilmelidir. maalesef mevcut yasa, 21. yy türkiye’sine de bu yönüyle hitap etmemekte, kamu vicdanını rahatlatıcı sonuçlar alamamakta, topluma da zarar verecek bu kişilerin aramızda rahat bir şekilde aynı “kabahatleri” işleyerek yaşamalarına devam etmelerine yasa çerçevesinde yardımı etmektedir.

    5- yaptirimlar, ekonomik cezaya bağlanmiştir.

    türk hukuk sisteminde ceza yasaları; suçlar ve kabahatler olarak ikiye ayrılmıştır. kabahatlerin yaptırımları, hafif ya da çok düşüktür, para cezalarına bağlanmıştır. caydırıcılıktan uzaktır. hayvanları yakan, tecavüz eden, işkenceye uğratan, zehirleyen kişiye para cezası vermek, kamu vicdanına aykırı düşer. toplumsal infial yaratan bir olayda, failin “idari” para cezası ile kurtulması “paran kadar hayvana işkence et “ mantığına bizi götürür. hayvanları koruma kanunu, hayvanlara mal ya da eşya olarak bakmaktan vazgeçmeli, canlarına ve varlıklarına yapılan ihlallere karşı göz yummamalıdır. yönetmelikte özellikle para cezalarının, en azından makul seviyede tutulması ve yapılacak yasa değişikliğinde, hürriyeti bağlayıcı cezaların da müeyyideler içinde yerini alması gerekmektedir.

    6-barinaklar, bakımevi olarak faaliyet göstermeli ve acilen islah edilmelidir.

    bugün barınaklar, hayvanların üst üste istif edildiği, kanunda ve yönetmelikte belirtildiği şekilde geçici bakımevi kapsamında olmayıp sağlam hayvanların dahi yaşamları boyu hapsedildikleri, belediyenin bütçesinde yer almasına rağmen gerekli ödeneklerin yapılmadığı, gönüllülerin içeriye alınmadığı, hayvanların aç ve susuz bırakıldıkları, hatta birbirlerini parçalamalarına göz yumulan , sağlam hayvanların dahi içine koyulduğu ölüm kamplarina dönüşmüştür. çözüm olarak anadolu’nun merhametine karşı batı’nın “uyutma“ adı altındaki kapitalist sistemin yaratmış olduğu zehir pazarlayıcılarına, distribütörlerine, para kazandırmak isteyen sistem dayatılmak istenmektedir. merhamet ve şefkatten uzak, batının bu dayatmalarına karşı bakanlığımızın da bizim yanımızda olmasını beklemek en doğal hakkımızdır. buraların ıslahı için maddi kaynak ile birlikte gönüllüler ile işbirliği yolu açılmalı ve buralar barınaktan, bakımevi rehabilitasyon merkezlerine çevrilmelidir. gönüllü çalışmak isteyen dernekler, vakıflar, kişiler, rahatça buralara girmeli, denetim yapabilmeli, idari personel ve yasadaki il hayvan kurulu ile işbirliği içinde çalışmalarına izin verilmeli, bakımevindeki bu hayvanların her biri belediye üzerine kayıt edilmeli, gerektiğinde belediye veteriner işleri müdürlüklerinden sorgulanabilmelidir. aksi takdirde, önceleri sokaklarda devam eden toplu kıyımlar, bu sefer resmi ortamlarda yani barınaklarda süre gelmeye devam edecektir.

    7- hayvan haklari ve refahi ile ilgili tek yetkili bakanlik, çevre bakanliği olmalidir.

    hayvanları koruma kanunu, kapsadığı alan itibarıyla çevre bakanlığının yanı sıra tarım bakanlığını da ilgilendirmektedir. tarım bakanlığının, bugüne kadarki mevcut uygulama ve yaklaşımı, genelde insan merkezli olmuş, bakanlık, hayvan refahını veya korumasını sağlamaktan uzak bir politika izlemiştir. bu da, hayvanlar üzerinde yetki sahibi iki ayrı bakanlığın uygulama alanlarında çatışmalar yaşamasına ve yetki kargaşasının ortaya çıkmasına neden olmuştur. bu nedenlerle, bu yasanın uygulamasında, tek yetkili makam çevre bakanlığı ve eğer yasa kabahatler kanunu kapsamından da çıkarsa adalet bakanlığı olmalıdır. tarım bakanlığına yetki verilecek ise, yetkileri çok sınırlı sayıda tutulmalı ve yetki sınırları, çevre bakanlığına müdahale etmeyecek şekilde belirlenmeli, bürokratik engeller arasında iki bakanlığın özellikle taşra birimleri arasında yetki kargaşası ortadan kaldırılmalıdır. yukarıda da belirttiğimiz üzere; yasanın temel sorunları, 7 ana başlık altında toplanmıştır. bunların yanı sıra, yasanın her bir maddesi tek tek ele alınmış, yapılması gereken değişiklikler ve gerekçeleri üç önemli sivil toplum örgütü tarafından uzun bir sürede hazırlanmıştır.''
  • devletin, öldürülmüş ve işkence edilmiş hayvanların sırtından para kazanma aracı.

    hayvan "mal"dır, türk kanunlarına göre. önce buradan başlamak gerekir.
    sonra, bu kanuna göre ikiye ayrılır; sahipli ve sahipsiz diye.
    sahipli hayvanı-pardon malı- öldürürseniz, sakat bırakırsanız, gözlerini oyup, kuyruğunu keserseniz ve hatta tecavüz dahi ederseniz sadece para cezası ödersiniz. o da kesin değildir. neden? çünkü yaptığınız bu eylem, suç değil; kabahattir. evet bi kabahatçik.. gemicik gibi..

    sahipsiz hayvana kötü muamele gösterirseniz, işkence edip tiner dökerseniz ve gene tecavüz ederseniz; hiç bişey olmaz.
    zira devlet der ki;
    "sahipliye dokunursan, belki ceza yazarım.
    sen git şurdaki sahipsizlere dadan. canın istediğince kes, böl, parçala ve tecavüz et... hadi bakalım kolay gelsin.."

    hukuk sistemimiz budur.
    afiyet olsun..
  • yapılmış olsun diye bulunan kanun. yapanlardan daha fazlası beklenemezdi zaten. yine iş millete kaldı. egemenlik kayıtsız şartsız milletin zaten. bok yere seçiyoruz.
  • cumhuriyet halk partisi milletvekilleri umut oran ve melda onur'un hakkında değişiklik içeren yasa teklifi hazırladığı kanun.

    teklif kabul edilirse;

    - sertifikası olmayan ev hayvanı besleyemeyecek

    - hayvanları kumar, eğlence, gösteri amacıyla kullanmak yasaklanacak

    - sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanları öldürenlere üç, altı yıl arası hapis cezası verilecek

    - hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranan, acımasız ve zalimce işlem yapan, döven, aç ve susuz bırakanlara iki, dört yıl hapis cezası verilecek

    - hayvanlara işkence yapanlara, cinsel ilişki kuranlar üç-beş yıl arası hapis cezasına çarptırılacak

    - dini amaç ve et hayvanı olarak tüketim amacı dışında bir amaçla bir hayvanı öldürenlere üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası getirilecek
  • ayni 1982 anayasasi gibi. degistirmeniz gerekiyor, cok acik. ama degistirecek olanlar ve degisecek icerigi de yanlis. eyvahlar olsun ki sokak kopeklerini sudan sebeplerle oldurmenin onunu aciyorlar. kimin eli, kimin fikri varsa bu iste bir an once bu yasa tasarisindan cektirilmesi gerekiyor. ama hayvan haklari savunucularinin baskisiyla ama oy kaygisiyla hayvanseverlere umut veren milletvekillerinin tepkisiyle. yasa tasarisinin da akli selim sahibi, yasam hakkindan ve hayvan haklari uzerine calisan bilim insanlarindan haberdar gonullu, veteriner hekim, etik uzerine calisan bilim insanlarinin eline teslim edilmesi gerekiyor.

    "hayvan eğitimi: evinde hayvan beslemek isteyenler zorunlu eğitim alacak.

    **zorunlu egitim bu ulkede hicbir zaman dogru duzgun uygulamaya konulmadi. bu olmayacak anlamina gelmiyor. cok da istikrarli, isini bilen insanlar tarafindan duzenlenirse ve denetlenirse uygulanabilir. hayvani terk edene buyuk cezalar kesilirse daha da iyi isler. ama birilerinin akrabasi, yaka karti her zaman devreye girecektir. bir de egitim sonunda sertifika verilecekse su an hayvan sorumlulugu alan pek cok kisi egitimde gorevlendirilecek imam hatiplilere ders verecek durumda zaten.

    onlarca kedi olmayacak: kedi ve köpek başta olmak üzere evde beslenen hayvanlara sayı sınırlaması getirilecek. bir evde kaç hayvan beslenmesine izin verileceği yönetmelik ile belirlenecek.

    **hayvan sayi sinirlandirilmasinda yasam alani goz onunde bulundurulmasi gerek. burada cikacak sorun da 50 kedili insanlardan kedilerini birakmalarini istemeleriyle ortaya cikar. yasa ciktiktan sonrasi icin mi gecerli olacak bunun onlenmesi icin?

    sokak köpekleri yasaği: sahipsiz ve sokaktaki hayvanlar sadece hıfzıssıhha kapsamı yani insan sağlığına zarar verebilecek bir durum ortaya çıkmışsa öldürülebilecek.

    **bu ya iste. niyet belli oldu. hayvanin insan sagligina zarar vermesindeki kriter ne olacak? diskisiyla, tuyuyle zarar gordugunu soyleyerek sikayet edenlerin sikayetlerini degerlendirecekler yasam hakkini goz onunde bulunduracaklar mi? bir canlinin keyfi sebeplerle oldurulmesinin onunu acmak yasanin iyilestirmesi mi oluyor?

    seyyar kisirlaştirma istasyonu: hayvanların kısırlaştırılmasını gıda ve tarım bakanlığı ile belediyeler yapabilecek. belediyeler bu işi bakanlığın koordinatörlüğünde gerçekleştirecek.

    **hayvan kisirlastirma ve gida ve tarim bakanligi? kisirlastirilan hayvanlardan cikan doku ve organlari yedirsinler oldu olacak.

    tecavüz ve dayakla ölüm: yeni düzenleme bazı suçlar için 2 yıla kadar hapis cezası getiriyor. bu suçlar hayvanlara tecavüz, tehlikeli türde köpek üretmek ve ülkeye sokmak, hayvanları döverek, işkence ederek öldürmek olarak sıralanıyor.

    **2 yil az. toplumsal suc icin 2 yil az. buna sukur, demiyorum.

    pitbullar toplanacak: pitbull gibi tehlikeli hayvanlar toplanacak.

    **toplanip oldurulecek mi yoksa sosyal olup olmadigina bakilip uyumlular ailelere yeniden teslim edilecek mi?

    dayak ve işkenceye para cezasi: hayvanlara işkence, dövmek, aç-susuz bırakmak, aşırı soğuk ve sıcakta dışarıda bırakmak, psikolojik işkence yapmak yasak olacak. 300-750 lira arasında para cezası verilecek.
    çarpan veterinere: hayvana çarpan sürücü onu veterinere götürmek ve tedavi masraflarını karşılamakla yükümlü olacak. "
    haber kaynagi: http://www.sabah.com.tr/…-iskence-edene-2-yil-hapis
    ** lar benim dusuncelerim.
  • 5199 sayılı hayvanları koruma kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin
    ortak deklarasyon

    5199 sayı ile 2004 yılında yürürlüğe giren hayvanları koruma kanunu ile ilgili olarak, gerek basında gerekse hükûmet kaynaklarında birçok haber çıkmış, kanunun hayvan hakları kuruluşlarını tatmin edecek şekilde düzenleneceği, hayvanların kapsamlı bir şekilde korunacağı ve zaten sahip olunan hakların geliştirilip gözetileceği kamuoyuna duyurulmuştur.

    şu anda tbmm çevre komisyonu’nda bekletilen iki adet kanun teklifi olmakla birlikte, orman ve su işleri bakanlığı’nca hazırlanmış başka bir değişiklik tasarısının da başbakanlığa gönderildiğini ve görüşüldüğünü öğrenmiş bulunmaktayız. meclis ihtisas komisyonlarında bekleyen tekliflerden 2 / 366 sayı numaralı olan düzenleme, bugüne kadar yürürlüğe sokulan ve görüşülmek üzere bekleyen diğer teklif ve tasarılar gibi, hayvanları korumaktan, yaşam haklarını gözetmekten son derece uzak, ülkeye özgü koşullar umursanmadan ve göz ardı edilerek, pek çok hayvan ırkını toptan yok edecek felaketlerin önünü açmak maksadı ile hazırlanmıştır.

    söz konusu teklifle, hayvanların ne şekilde öldürüleceği hükme bağlanmakta, hayvanların korunması ve yaşatılması değil, hayvanlar için asgarî "lüks" standartlarından oluşan “hayvan refahı” düşüncesi şart koşularak, 5199 sayılı kanunun maddeleri değiştirilmek istenmektedir.

    orman ve su işleri bakanlığı’nca hazırlanarak başbakanlığa sunulan “hayvanlari koruma kanununda ve bazi kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapilmasina dair kanun tasarisi” da diğer kanun tekliflerinde olduğu gibi beraberinde birçok hak ihlalini getirecektir:

    şöyle ki;

    1- evlerde kaç hayvan bulundurulacağı; “tehlikeli ırk” adıyla hayvanların yaftalanması; hayvanlardan kaynaklanabilecek sorunlara dair tedbirlerin (öldürme, toplu imha, izolasyon vs.) diğer bakanlıklarla birlikte belirlenerek yönetmeliklerin çıkartılması,

    2- hayvanların imhasına olanak sağlayan 5996 sayılı veteriner hizmetleri, bitki sağlığı, gıda ve yem kanunu ile 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı umumi hıfzıssıhha kanununun yeni tasarıda da yer alması,

    3- deneylerde kullanılacak denek hayvanların etik kontrolden uzaklaştırılması, bu konuda mümkün olduğunda denetimlerin keyfiyete bağlanması,

    4- kanun tekliflerinin ve tasarının içeriği incelendiğinde, amacın hayvanları korumak ve hakları gözetmek değil, hayvanları bertaraf etmek olduğunu kanıtlanmaktadır.

    biz, aşağıda imzası bulunan stk ve oluşumlar,

    hem tbmm komisyonlarında bekletilen yasa tekliflerini hem de orman ve su işleri bakanlığı’nca hazırlanarak başbakanlığa gönderilen yasa tasarısını, aşağıdaki nedenlerle desteklemediğimizi, tüm bu felaket tasarılarına karşı çıktığımızı ve tekliflerin bu hali ile yasalaşması halinde, uluslararası resmî teşkilatlarca (dünya ticaret örgütü, dünya hayvan sağlığı teşkilatı vb.) uygulatılmak ve bizzat devletçe de uygulanmak istenen “hayvanlardan arınma” politikasının teşhiri için gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında her türlü propaganda aracını kullanacağımızı kamuoyuna ve ilgili makamlara duyururuz.

    - amacı ve adı “hayvan koruma” olan bir yasada hayvanların sorun olarak görülmesi, her canlının şahsına özgün fizikî ve karakter özellikleri, yetiştirilişi ve geçmişi, yaşadıkları incelenmeden, “tehlikeli” sıfatıyla yaftalanması asla kabul edilemez; basit, insanî mazeretlerle hayvanların öldürülmesi ve nasıl bertaraf edilecekleri de adı koruma olan bir kanunun esasini oluşturamaz. bu nedenle değiştirilmek istenen 5199 sayılı yasa, 5996 ve 1593 sayılı kanunlardan ayrı bir şekilde ele alınmalı ve bu kanunlar da 5199 sayılı yasaya göre güncellenmeli, bu yasaların içinde yer alan imha maddeleri derhal kaldırılmalıdır.

    - insanî bir seçenek, çözüm olarak sunulan, “uyutma” diye bilinen, solunumu durdurucu iğne ile öldürme yöntemi, bir hak değil, aksine yaşam hakkının sonlandırılmasıdır. bu nedenle, hayvanların refahını sağlama adı altında yürürlüğe girecek herhangi bir yasanın içinde de bu maddeye yer verilemez. bu hakkı, hiçbir kurum, kişi ve kuruluş, çok istisnai durumlar haricinde, tıbbî gerekçesiz, uygulayamaz.

    - tasarı, yasalaştığı takdirde evlerde yaşayan hayvanların sayısına ciddi kısıtlamalar getirilecek ve muhtemelen bu sayı, tek bir hayvan ile sınırlandırılacaktır. bir hayvan “sahibi”nin, evinde tek ya da birkaç hayvan bulundurma sınırlandırmasına, dayatmasına yasalar ile kesinlikle karar verilemez. bu hayvan hakları ihlali olduğu kadar, aynı zamanda da bir insan hakları ihlalidir ve anayasa’daki, mülkiyet hakkına aykırılık teşkil etmektedir. adı üzerinde, mevzuata göre “evcil” olarak tanımlanan hayvan türleri, ferdin hanesinde, kendi tasarrufundadır ve mülkiyet hakkından ayrı düşünülemez. şahsî mülkiyet edinmek de kişinin kendi tasarruf inisiyatifindedir. anayasa ile koruma altına alınmış bu hakka hiçbir şekilde dokunulamaz.

    - kısırlaştırma, yeni bir iş, istihdam, kolay para kazanma kolu olarak görülemez, bu konuda ihaleler açılamaz. “sahipsiz” hayvanlara devletçe uygulanan kısırlaştırma işlemi, günümüzde bir “soykırım” haline dönüşmüştür. zorunlu bir uygulama, şart haline getirilen bu işlemin, ciddi bir operasyon olduğu unutulmuş veya bilinçlice göz ardı edilmiştir. operasyon öncesinde, sırasında ve sonrasında asgarî önlem ve işlemler dahi uygulanmamakta, bu da ciddi hayatî riskler ve eziyetli hak ihlallerinin ölümle sonuçlanmasına neden olmakta, kısırlaştırmayı bir imha aracı haline getirmektedir. koruma, hayvanlara soykırım uygulayarak sağlanamaz.

    - hayvanların, deneylerde kullanılması da başlı başına etik bir sorundur. ancak mevzuat, etik sebeplerden dolayı oluşan bu karşıt görüşümüzü değil, devletin ve ilaç endüstrisinin çıkarları doğrultusunda hayvanların birer denek olarak kullanılmasını onaylamaktadır. bakanlığın, başbakanlığa sunmuş olduğu yasa tasarısında ise, hayvan deneylerinde veteriner hekimin bulundurulması zorunluluğu da ortadan kaldırılacaktır.

    - işkence ve kötü muamele, idarî para cezaları ile geçiştirilmektedir. yine bakanlığın başbakanlığa sunduğu tasarıda, hayvanlara işkence yapan kişi, sadece 750 tl’lik bir idarî para cezasını devlete ödeyerek bu fiilini gerçekleştirebilecektir. hak ihlallerinin yasal hükümlerle önlenmesi gayesi taşınıyorsa cezaların caydırıcı olması ve yükseltilmesi şarttır.

    - mevzuatça “tehlikeli ırk” olarak tanımlanan hayvanların, bakımevlerine teslim edilmesi zorunluluğu da türkiye’de belli hayvan ırklarına karşı yapılmak istenen haksız bir yaftalamadır. bu uygulama, insanlara yapıldığında ya da yapılacak olduğunda adı “soykırım” olurken, yasa koyucu, bu uygulamayı hayvanlar için çok rahat bir şekilde dile getirebilmekte, bunu bir çözüm olarak sunmaktadır. hukuken ve vicdanen böyle bir uygulamanın meşruiyeti mümkün değildir.

    - hayvanlar, sadece kedi, köpek gibi evcil hayvanlardan oluşmamaktadır. ancak mevcut kanun ve bu kanunun değiştirilmesi için sarfedilen çabalar, daha çok evcil hayvanları kapsamaktadır. her gün muazzam bir zulme maruz bırakılan “çiftlik hayvanları” diye anılan ya da mevzuatça “kesim hayvanı” olarak tanımlanan hayvanlar, deneylerde sömürülen ve işkence edilen hayvanlar, “yarış hayvanları”, hayvanlı sirklerde, gösteri endüstrisinde sömürülen ve hak ihlallerine maruz kalan hayvanlar, hayvanat bahçelerinde hapishane koşullarında yaşayan yaban hayvanları için hiçbir olumlu düzenleme getirilmemektedir. bu, büyük bir samimiyetsizlikten ve illüzyondan başka bir şey değildir.

    - ab müktesebatı dâhilinde hayvan refahı ile ilgili türkiye’de yürürlüğe giren tüm mevzuat, hayvanların haklarını değil insanların refahını korumaktadır; insanmerkezci ve bencil bir düşünce yapısıyla hazırlanmıştır ve hayvanların “ekonomiye katkı payı” hesabı ile yaşatılmasına veya öldürülmesine karar verme yetkisini ısrarla otoritelere vermek istemektedir. bu nedenle, maksat, yine hayvanları korumak değil “hayvan refahı” adı altında göz boyamak ve hayvanlara uygulanan zulmü, işkenceyi ve tahakkümün devamını sağlamaktır. bu yüzden mevcut olan tüm mevzuatı reddediyor ve hayvan haklarını gözetmek iddiasıyla yürürlüğe konmak istenen mevzuatın hazırlanmasında rol alan hayvan refahı derneklerini, hayvanseverleri ve bakanlık yetkililerini kınıyoruz.

    - hiçbir dernek, federasyon ya da grup, hayvanları ya da hayvan hakları savunucularını temsil tekeline sahip değildir. insanlardan çok daha fazlasını hissedebilen, duyguları ve bilinci olan, acı çekme yetileri olan hayvanlar hakkında mevzuat çıkartılırken, hayvanlar mevcut yasalar karşısında birer eşya, mal olsalar dahi, onların gerçekte insanlar gibi acı çeken, hissedebilen, canlı bireyler oldukları unutulmamalıdır.

    bu unutulduğu takdirde; insanın, doğanın önemli bir paydası olan, ekosistemde en az insanlar kadar bir yere ve doğal haklara sahip olan hayvanlar üzerindeki bencil hükümranlığının, basit ekonomik hesapların sonucundaki bilançonun iflas olacağı, bunun yaşama karşı ciddi bir suç oluşturacağı, bu suçun yasalar ile meşrulaştırılması ile de önce vicdanlarımıza, sonra da tüm canlılara karşı hiçbir şekilde hesabını veremeyeceğimiz ve telafisi olmayan ciddi zararlar doğacağı, acı gerçeğin ta kendisi olarak karşımıza çıkacaktır.

    sonuç ve talep:

    - hayvanlar aleyhinde olan, hem tbmm komisyonlarında bekletilen tekliflerin hem de bakanlıkça başbakanlığa sunulan tasarının ivedilikle geri çekilerek, hayvanlara ve yaşama karşı telafi edilemeyecek felaketlerin önlenmesini talep ediyoruz.

    - hayvan koruma ve hak savunusu iddiası ile hazırlanan yasalar, adına yaraşır bir içeriği barındırmalı, ilkeleri ve amacı ile çelişmemelidir. bu bağlamda, öncelikle hayvanı korumalı, hayvanları homojen bir toplam olarak kabul edip belli bir potada eritmemeli, hepsinin birer birey olduğunu kabul ederek ve türkiye şartları (altyapının mevcut olmayışı, kadro yetersizliği, toplumun hayvana bakış açısı vs.) göz önünde bulundurularak, hayvanların yaşam haklarini savunurken misyonunda ve vizyonunda samimi olan, amaçlarını faaliyetleri ile ispatlamış stk ve oluşumların görüşü alınarak, katılımcı ve çoğulcu bir perspektifle kaleme alınmalıdır.