şükela:  tümü | bugün
  • bu devirde zor zanaat mirim. bir kısım hayvancıklar, bir kısım "hayvanoğluhayvanlar" tarafından sürekli taciz ve işkence altındayken devamlı gördüğün sahneler yüzünden için kan ağlar ve çoğunlukla yapacak bir şey bulamazsın.
  • kedilerin artık açlıktan ölme eşiğine dayanmadığı sürece kuş ya da fare yemeyeceğini bilmektir. doğanın ebesini sikip de hala doğal dengeden bahsediliyor olması da şahane doğrusu.
  • bir hayvanı başka bir insandan satın alarak sahip olmakla ve onun efendisi olmakla sevginin pek ilgisi yoktur. ona olsa olsa tatmin denebilir.
  • illa vejeteryan olmayı gerektirmeyen olgudur. insan ki sevdiğini siken bir canlı, iki çatal atmış çok mu?
  • insanın yaşamsal faaliyetleri için değil, ikincil ihtiyacları için * hayvanların katledilmesine karşı çıkan olgudur.

    balığı tavuğu öküzü yemek sorun olmamakla beraber. bu hayvanları yemek yerine öldürürken işkence etmek hayvanseverlerin tepki göstermekte haklı olduğu eylemdir.
    bir evcil hayvana zulüm etmek kötüdür. sokaktaki hayvanlara zulüm etmek kötüdür.
    doğadaki hayvanlara zulüm etmek kötüdür.

    hayvansal gıda ile hayvanseverliği birbirinden ayıramayan mercimek beyinlilerin ileri geri konuştuğu insan olgusudur.
  • mesela bir savaş filmi izlerken atların canını gerçekten yakıyorlar mı lan diye düşünmektir. yakıyorlarmış
  • bana gore tam anlamiyla hayvanseverlik vejetarjenligi gerektirir. ben hayvanseverim diyen, kafayi bununla bozmus, sagda solda bundan bahseden insanlarin oturup kebap yiyebilmesi bana dokunuyor.
    kimse bana hem etciliz hem otcul demesin. bir insan et yemeden yasayabilir. dogasina aykiri olmasi onemli degil, zira insan, icgudu kavramini bin yillar once asmis bir tur.
    ben severim hayvanlari. ama yerim de. hayvanseverim diye yirtinmiyorum, ama halinin uzerindeki bocekle bir alip veremedigim yoktur misal.
    birkac gun sonra yurt genelinde inek ve koyun katliami yapilacak. hayvanseverler nerede merak ediyorum. pirzolayi yerken sesiniz cikmiyor ama di mi?

    buna ses etmeyen "hayvansever" tiplerin elinde iki sebep olmali,
    1- islam inanci hayvan sevgisine agir basiyor
    2- hayvan sevgisi var, ama pismis hayvan.
    ben "kopekleri cin'de yiyeceklermis uhuhu" diye yakinanlari anlamakta gucluk cekiyorum. senin inek yedigin gibi adamlar da kopek yiyor. ayrica yalnizca kopek degil baska bircok hayvan yiyorlar.
    eminim buradan solucan goturseler yine sesin cikmazdi pek sevgili hayvansever. nedir bu kedi-kopek takintisi bunlarda anlamiyorum. denizlerdeki baliklarin da kokunu kurutuyorlar, ama rakinin yaninda yerken sorun olmuyor misal.

    kurban bayrami demisken, bu kadar fazla inegin kesilmesini -et yiyen biri olsam da- normal bulmuyorum. bir inegi bes kisi niye kessin lan? uc yillik et ihtiyacini karsilar o senin. tamam yiyoruz da, gidip kasaptan da alabilirsin bunu. ihtiyacin bes kati kadar et almaya gerek yok.
    su islami kavramlari biraz daha gunumuze uyarlasak cok hos olacak. hani inege verdigimiz parayi hayir kurumuna bagislasak da kendimize o gun yetecek kadar et alsak diyorum.

    her neyse, anlatmak istedigim hayvansever oldugunu iddia edenlerin neredeyse tamaminin tutarsiz olmasi. hayvanseverlikten anladiklari tek seyin kedi-kopek sevgisi falan olmasi.
    olmuyor boyle be canlar. valla egreti duruyor. soyledigi kadar hayvansever olanin -ki ben o kadar ust duzey hayvansever oldugumu zannetmiyorum- kesinlikle ve kesinlikle vejetaryen olmasi gerekir. gidip derneklere uye olup, yuruyuslere katilip, bir de katledilmis hayvanlari yemek biraz abes kaciyor.
    ha, ben toplumda sivrilmek istiyorum, onun icin de hayvanseverligi kullaniyorum diyorsan saygi duyarim canim.
  • su anki dunyada yanlıs bir temel uzerine oturtuldugunu dusundugum durum. hayvanseverlik denilince akla ilk olarak evinde kedi kopek besleyen insanlar geliyor. fakat bu insanların cogu bu hayvanları kısıtlı bir alana (apartman dairesi veya bir oda) gibi kapatıp, belirli bir caga geldikten sonra onları kısırlastırıp sadece mamasını vererek ve arada bir gidip sevip oksayarak hayvanseverlik yaptıklarını dusunuyorlar.

    sen o hayvanın en temel haklarından biri olan uremeyi elinden alarak ona iyilik yapmıyorsun ki. boyle deyince de genellikle karsılastıgım cevap su oluyor: "ama onlar cok urerse bakamıyorlar, yavrular cabuk oluyor anne dogum esnasında veya hemen sonrasında olebiliyor, biz onlara iyilik yapıyoruz."

    fikrimce bu tarz bir yaklasım fasist bir yonetimin halkına kuralları dayayıp biz sizin yerinize dusunuruz sizin icin iyi olanı demesi gibi birseydir. zira sen o kediyi kopegi onların fikrini almadan ureme yeteneginden mahrum bırakıyorsun.

    canlılar alemi evrimsel secilim kuralları uzerinden varlıgını surdurur. sen o hayvanın genetik devamlılıgını engelledigin zaman istersen kral gibi 100 yıl yasat, onu bu dongude basarısız kılacaksın demektir. yani hayvanın dunyadaki en temel iki amacından (biri hayatta kalmak tabi ki, digeri ise uremek) birini elinden alıyorsun demektir. o noktadan sonra sen ona iyilik yaptıgını iddia edemezsin.

    yine aynı sekilde apartman dairesine kapatmayı da hayvanlara iyilik yapmak olarak goruyorlar. savunmaları da su sekilde, ya biz bıraksak da geri donuyorlar, evden cıkmıyorlar. iyi de sen onu dogdugundan beri bir kapalı alanda tutarak ve savasma stratejilerini alanda uygulamalı ogrenmesine izin vermeyerek onu dogasının aksine korkak bir hayvan kılıyorsun. hayvanın gordugu o kapalı alan, kendisi de sonra dogasına cıkmaya korkuyor tabi. cunku alısmamıs.

    ben kendi adıma bir hayvan beslemiyorum. hayvan beslemek icin ideal bir evim (bahceli, genis...) ve ekonomik durumum (yavrularına bakabilmeye yetecek kadar, ki bu noktada astronomik bir rakam gerekebileceginin farkındayım, o takdirde de cevremde yavrularının en azından bir kısmını sahiplenmeyi isteyecek aileler veya hayvan dernekleri ile oncesinde konusarak) olana kadar da besleyecegimi sanmıyorum. onun yerine dunya vahsi hayvanlar dernegi'ne kendi capımda yardım ya da ikinci el esya alacaksam bunu bir hayvan derneginden almak ya da sokak hayvanlarına bir miktar yemek ve yazın su vermek gibi sekillerde yardım etmeyi seciyorum. belki bu da ideal bir yol degildir ancak bir hayvanın kısırlastırılıp kısıtlı bir alana kapatılmasına kesinlikle karsıyım.
  • her şeyin bokunu çıkardığımız gibi bunun da bokunu çıkardık sanırım. özellikle hayvan haklarıyla ilgili tartışmalarda, hayvanseverlerin tepkilerine şaşırıyorum.

    köpek çocuğa saldırır. çocuk köpeği öldürür. hayvanseverler abuklamaya başlar. vay efendim çocuk köpeği öldürmek zorunda mıymış? ya ne yapacağdı? köpek mi onu öldürseydi? insan da bir hayvandır. ve en temel güdüsü hayatta kalmaktır. elbette kendi hayatını korumak için gereken her şeyi yapacaktır.

    uğrunda cinayet işleyebileceğinizi iddia ettiğiniz hayvanların aç kaldıklarında sizi parça parça edip yiyecekleri gerçeğini nasıl unutabiliyorsunuz?

    buradan şunu anlamayın. kürk de giyelim, ekolojinin de amına koyalım, bütün hayvanlara da eziyet edelim. çünkü biz insanız. böyle bir bakış açım yok. ama bir vahşi hayvanı, masum bir çocuğa tercih edeni de anlayamıyorum.

    bir de hayatın gerçeklerini ıskalayıp, ütopik fikirlere kapılmak da tehlikeli. elbette bazı hayvanlar ya da daha temel düşünelim canlılar ölmeli. zaten canlılarla beslenir canlılar. besin piramidi diye bir şey var. evet biz de en tepesindeki midesiz hayvanız. keyfi ya da temel ihtiyaçları karşılamayan sebeplerle öldürülen hayvanlara biz de üzülüyoruz. tepki gösteriyoruz. en azından attığın taş ürküttüğün kuşa değsin istiyoruz. ama bir kitle var. kendini hayvansever diye tanımlıyorlar. düşün bak! adam tonla kendini tanımlayabileceği sıfat arasından bunu seçmiş kendine. hümanist değil yani, hayvansever. sadece yeşillik yer. tek hayvan öldürmeden hayatının sonuna kadar yaşayabileceğini sanır.

    oysa ona bu lüksü, bu konforu sunan hayvan ve insanların kanlarıdır. dünya acı çekme-çektirme temeline kuruluyken başka türlüsü mümkün değil zaten. en basitinden okulda okuduklarını hatırla, doğal seleksiyonu hatırla.

    teknoloji olmasa, vahşi doğada yaşasan, hayvan öldürmeden kaç gün varlığını sürdürebilirsin? imkansız. dayanamazsın. bugün nasıl dayanabiliyorsun? elbette senin yerine kiralık katiller kullandığın için. birileri sen görmeden, senin yerine hayvanlara eziyet ediyor. bu sayede sen de varlığını böyle konforlu ve sağlıklı yaşayabiliyorsun.

    hülasa hayatta kalmak için insan başka insanları ve hayvanları öldürür. şartlar gerektirdiğinde hepimiz vahşi doğamıza döner ve içimizdeki katili serbest bırakırız. yoksa bu yapay dünyayı tek gerçeklik olarak kabullenip, tüm ideolojimizi ona göre şekillendirip ahkam kesmek en hafif tabiriyle naifliktir.
  • uzunca bir zaman önce bir kitapta okumuştum, inan hatırlamıyorum hangisi olduğunu.
    "herkesin bahsettiği o sihirli değnek bende olsa; hayvanları insanlardan kurtarırım." benzeri bir şey demiş adam.
    adam olduğundan eminim zira kadın yazarları okumam ben.

    hayvanları gerçekten kurtarmak isterdim insanlardan ben de.
    hayır, sanılmasın ki vejeteryan birinin sözleri bunlar. asla değil.
    severim et yemeyi. ava gitmeyi severim;(bkz: #29532494)
    yiyeceğim her hayvanı tereddüt etmeden öldürebilirim.

    e otçul olmayan her hayvan; başka bir hayvanı öldürüyor müdür.
    biz daha iyi evrimleştilk diye eleştirilmemek lazım.

    ne diyordum; vejeteryanlar.
    aptal bunlar.
    et yemedikleri için falan değil. yani o da var tabi ama biraz garipler işte.
    deli hayvan severler. öyle çok severler ki; beslenme bozukluğu yaşama ihtimaline rağmen et yemezler.
    kedi beslerler, köpek beslerler, balık beslerler. taparlar hayvanlara.

    biri de çıkıp sormaz bunlara o kedi mamasının içinde ne var diye.
    ben sorarım.
    o kedi mamasının içinde ölü balık yok mu? balık yemlerinde ölmüş diğer balıklar yok mu? kendi hayvanlarını et ile besleyip; kendini niye et ile beslemiyorsun? derim ben. dedim daha önce çok kere. sevmezler beni bu yüzden pek. ben de onları sevmem. aptal insan sevmem ben zira, aptal insan çekilmez, olmamalı insanın hayatında.

    doğal seçilim, doğal denge, besin zinciri falan gibi şeyler var.
    ve et yemeliyiz.
    balıklar da - aslanlar da - kediler de - köpekler de başka canlıları yiyiyor. biz de yemeliyiz.
    yemediğim - yemeyeceğim hiç bir hayvanı öldürmem ama ben. hiç.

    ben evimde böcek öldürmem müdür.
    son 15 yılda bir tane karıncanın bile katili değilimdir.
    yolculuklarımdan sonra arabanın camına yapışan her sineğe üzülürüm.
    beni tanıyanlar bilir; ben sivrisinek öldürmem. öldürmemek bir tarafa; kanımı emdiğini görsem kovmam bile. bakarım öyle.
    evin farklı köşelerine zaman zaman ıslatılmış şeker bırakıyorum ben sinekler falan beslensin diye.

    hayvanları insanlardan kurtarmalıyız, evet.
    zevk uğruna öldürülen kedileri,
    kürk uğruna öldürülen fokları,
    haysiyetsiz arapların uçurumdan attığı eşekleri ... hayvanları insanlardan kurtarmalıyız.

    fakat bu arada hayvanseverlik ile aptallık arasındaki o kalın çizgiyi aşmamak lazım.
    beni kuzu pirzola yerken görüp; "e hani hayvanseverdin!!1!" dememek lazım yani.
    kuzu lezzetli lan. yediğim en lezzetli şey. aslan nasıl bufalo yavrusu avlıyor; biz de kuzu yiyiyoruz işte zaman zaman.
    sen ona kızmaz, bana sinirlenirsen olmaz. kendi kedin fare öldürünce siklemez, ben ava gidip tavşan vurunca çemkirirsen olmaz.

    hayvanları insanlardan kurtaralım.
    hayvansever olalım.
    aptal olmadan.